Anasayfa / Aktüel / KÜLTÜR & SANAT / “Halk müziğine üvey evlat muamelesi yapılıyor”

“Halk müziğine üvey evlat muamelesi yapılıyor”

Türk halk müziğinin usta sesleri İzzet Altınmeşe ile Belkıs Akkale,  “Türkülerle Geldi Bahar” konseriyle Bursalı türkü severlerle buluştu.  Konser öncesi gerçekleştirdiğimiz söyleşide Türk Halk Müziği’nin popüler müzik karşısında gerekliği ilgiyi görmediği konusunda sitemlerde bulunan iki usta; öz müziğe sahip çıkılması gerektiğini söyledi.

Fatma BAŞARAN

Bursalı sevenlerinizle buluşacaksınız, duygularınızı alabilir miyiz?

Belkıs Akkale: Bursa bizim için, her zaman önemli bir şehir olmuştur. Çünkü Bursa gerçek sanatçıların “Ben kendimi o kategoriye koyuyorum,  bu konuda mütevazı olamayacağım çok emek verdik çünkü popülist düşünmemek lazım”  yükseğe çıkarıldığı bir şehir.

İzzet Altınmeşe: Ulu şehir Bursa’yı çok seviyorum. Bursa’nın bizde her zaman özel bir yeri vardır. Kalp kalbe karşıdır sözü bu durumu en iyi şekilde açıklar sanırım çünkü Bursa’nın da bizi çok sevdiğini hissediyoruz. Böyle konserler aracılığıyla da Bursalılarla buluşmak bizi çok mutlu ediyor.

“VARSA POP YOKSA POP…”

Türk Halk Müziği’nin günümüzde gerekli ilgiyi gördüğünü düşünüyor musunuz?

Belkıs Akkale: Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir yozlaşma var. Kültürünün peşinden gidemeyen ve öz benliğini unutmaya yüz tutmuş bir gençlik var. Bu durumu tabi ki eleştiriyorum ama gençliğe de bir şey diyemiyorum.  Gençliğe ne verirsen onu alıyor.  Türk Halk Müziği bizim öz müziğimiz buna sahip çıkmak gerekirken, gençliğe bu duygu aşılanmamış. Bu birazda televizyondaki haksız rekabet ortamından kaynaklanıyor. Bir sürü ulusal kanallarımızda sayısız yarışma programlarına ve dizilere yer veriliyor. Fakat Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği TRT Müzik dışında hiçbir kanalda yer bulamıyor. Bu programların yapılması birazda devlet politikası olmalı. Yarışma programları ve dizilerde olacak tabi ki ben tamamen olmayacak demiyorum. Bu çalışmaların arasına kendi kültürümüzü unutmamak için programlarında yapılması gerekiyor ama yapılmıyor ne yazık ki.

İzzet Altınmeşe: Hayır, türkülere hak edilen değer verilmiyor. Halk müziği maalesef ve maalesef hak ettiği değeri görmüyor. Varsa pop yoksa pop… Bizi tamamen yozlaşmış müziklerle oyalıyorlar. Müziğin her türlü çeşidi güzel ama önce can sonra canan, önce öz müziğimize sahip çıkmak zorundayız. Sonra bütün müzikleri sevelim. Halk müziğine üvey evlat muamelesi yapılması hak edilecek bir tutum değil. Biraz gönlümüz kırık bu konuda.

“KONSERVATUAR MEZUNU GENÇLERİMİZ HARCANIYOR”

Peki, bunun sebebi sizce nedir?

Belkıs Akkale: Haksız rekabet ortamında ne devlet ne de ulusal kanallarımız her hangi bir program yapmadığı ya da proje geliştirmediği için bu boşluğu biz doldurmaya çalışıyoruz. Bizim jenerasyona bakacak olursak emekli olmuş ve emekliliklerinin tadını çıkaran insanları görürüz ancak biz emekli olamıyoruz ve sürekli çalışmak zorundayız. Yoksa Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği unutulacak. Bu kapsamda projeler üretip Kültür Bakanlığı’na götürdük. Devlet desteksiz altından kalkamayacağımız büyük projelerdi,  ama bir icraat yapılmadı. Biz yine de kendimiz bir şeyler üretmeye mecburuz çünkü arkamızdan gelen gençlerimize yol açmalıyız. Çok donanımlı konservatuar mezunu sanatçı arkadaşlarımız var, onlara herhangi bir fırsat verilmediği için gençlerimiz az ücretlerle küçük yerlerde çalışıyorlar. Saatlerce türkü söylemek zorunda kalıp seslerini mahvediyorlar, yazık oluyor harcanıp gidiyorlar.

 

Cumhurbaşkanımız  ‘Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni’nde öz kültürümüze önem vermemiz gerekir şeklinde açıklama yaptı…

İzzet Altınmeşe: Bu açıklamalar güzel ama yeteri kadar biz bunlardan istifade edemedik. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bizde tam olarak bu durum üzerinde duruyoruz. Milli ve yerli değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği bizim milli ve yerli değerlerimizdir.  Verilen sözler önemli ama sözde kalmayıp uygulanması gerekiyor. Ne yazık ki Türk Halk Müziği konusunda hala bir çalışma yapılmıyor. Biz kendi çabalarımızla bu kadar yapabiliyoruz. Devletimizin söylemleri güzel ama sadece sözde kalmamalı uygulamaya geçilmeli. Kültürümüze sahip çıkmak için, Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği’ne gönül verenler olarak bize bu anlamda görev verilse bir şeyler yapmaya her zaman hazırız. Yeter ki meydan verilsin.

Belkıs Akkale: Hep sözler veriliyor bir şeylerle ilgili. Önemli olan sözlerin verilmesi değil uygulanması. Temennimiz o yönde umarım uygulanır. Bizimde en büyük arzumuz bu.

Son zamanlarda türkülerin yeni versiyonlarla seslendirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Belkıs Akkale: Türküleri formatı dışında söyleyerek çok zarar veriyorlar, yıpratıyorlar. Türküler bir kültür mirası. Nasıl ki birçok şeyi asırlar boyu kasalarda saklayıp geçmişle ilgili ipuçları elde edilerek bilgilere ulaşıyorsak, türküler de öyle olmalı. Biz kazılardan çıkartarak ulaştığımız bilgileri özel camekânlı bölmelerde saklıyoruz peki türküleri? Türkülere de aynı özen gösterilmeli türküler bizim yaşam biçimlerimizi yansıtıyor. Yabancı ülkeler kendi folklorlarına sahip çıkıyor, koruyor. Biz yapamadık formatını değiştirdik, gerekli değeri vermedik, sahip çıkmadık. Bizim amacımız herkes türkü söylesin, çünkü türküler hepimizin. Türküleri söylerken incitmeden, yıpratmadan, değerini kaybetmeden söyleyelim. Onlar bir çıkar için asıl benliğinden uzaklaştırılıp söylenirse bir zaman sonra onu söyleyen yorumcunun kitlesi onu öyle kabul edecek.  Yeni yorumunu kabul eden kitle bir zaman sonra türkünün orijinal halini yanlış bulacak. Ben bu duruma için çok üzülüyorum. 50 yıldır müzikle uğraşıyorum emeklerime yazık olacak diye korkuyorum. Bu ülkenin mirası kültürü kaybolacak diye çok endişeleniyorum. Hala devlet el uzatmıyor. Şu zaman içerisinde türkü seven gençliği takdir ediyorum. Onları yüreğimin içine sokasım geliyor çünkü türkü söyleyen de dinleyen de çok değerlidir benim için.

İzzet Altınmeşe: Türkülerin batı normundan icra edilmesi doğru değildir. Hiç edilemezde demiyorum. Edilebilir ama aslını da kaybetmemeli. Yeni versiyonlarıyla söyleseler de, neticede ne olursa olsun insan aslına nükseder.  Gençlerimiz dönüyor dolaşıyor yine aslında, kendi müziğinde buluyor benliğini.  Bizim şimdi ilk okuyacağımız bir türkü var “Türküler Bizi Anlatır” adında. Bu türkü bizi yansıtır mesela.  Türküler bir toplumun yaşantısını anlatır. Bizim geçmişimiz, geleceğimiz,  kültürümüz var onlarda. Çanakkale, Yemen, Sarıkamış var. Türküler bizi anlatır dememizin amacı bütün halkımıza hitap etmesidir.

“GÜNÜMÜZDE TÜRKÜ ÜRETİLMİYOR”

Belkıs Akkale: Eskiden türkü yakıcılarımız vardı. Bunlardan ikisi de benim hocalarım Sadri Yaver Ataman ve Muzaffer Sarısözen’di. Onların anısının önünde her zaman saygıyla eğilirim. At sırtında, bir teyple kilometrelerce yol kat edip, köy köy türküler toplayıp, yurttan sesleri kurmuşlardır. Biz hala onların üstünde oturuyoruz, günümüzde türkü üretilmiyor. Beş on tane çok değerli türkü yakıcılarımız vardı onlarda vefat etti.  Biz onların değerini bilememdik.

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Gelenekten geleceğe hat sanatı     

Hattat Sabriye Selçuk ve öğrencilerinin “Gelenekten geleceğe hat” adıyla düzenlediği hat sanatı sergisi bugün sona ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir