LGS’ye hazırlanan öğrencilere uzmanından tavsiyeler

Doğa Koleji Akademik Direktörü Dr. Sanem Hüner LGS’ye (Liseye geçiş sınavı) girecek öğrencilere ders çalışma yöntemleri ile ilgili önemli tavsiyelerde bulundu.

Doğa Koleji Akademik Direktörü Dr. Sanem Hüner, öğrencilere yeni sınav sisteminde farkı stratejiler kullanmaları gerektiğinin altını çizerek, ders çalışma sistemlerinin içine kitap okumayı da dahil etmeleri gerektiğini söyledi. Zaman planlamasının doğru yapılması gerektiği hatırlatan Hüner, zaman yönetimine dikkat edilmesi gerektiğini de söyledi.  Öğrencileri yakından ilgilendiren LGS sınavı için binlerce öğrenci şu günlerde yoğun bir sınav hazırlığı içerisinde. Ders çalışma sistemleri ve metotlarının nasıl olması gerektiğini düşünen öğrenciler için Doğa Koleji Akademik Direktörü Dr. Sanem Hüner, önemli tavsiyelerde bulundu.

“Yeni Sınav Sisteminde Farklı Stratejiler Kullanılmalı”

Sınav sisteminin de değişmesiyle öğrencilerin tedirgin olmaması gerektiğini söyleyen Hüner yeni sınav sistemi ile ilgili şunları söyledi:  “Yeni sınav sistemi ile birlikte değişen soru tipleri öğrencilerin, sınava hazırlanmada farklı stratejiler kullanmasını gerekli kılmaktadır. Çünkü yeni sınav sistemi geçmiş yıllarda uygulanan sınavlar gibi salt öğrencilerin öğrendiği bilgi birimlerini ne kadar bildiğini ölçen bir sınav değildir. Bilgiyi bilmesinden öte bilgiyi yorumlayarak günlük hayatla ilişkilendirme becerilerine sahip öğrencileri seçen bir sınavdır.  Bu nedenle öğrencilerin doğru yanıtı bulabilmek için çeldiriciler arasından önceden ezberlediği soru kalıplarına uymayan seçeneği bulması yeterli olmayacaktır. Bu sınavda başarılı olmak için akıl yürütme, çıkarım ve sentez yapabilme gibi daha üst düzey bilişsel becerilerini kullanarak soruyu doğru anlayarak doğru yanıtı bulması gerekmektedir. Öncelikle öğrenciler işlenen her bir konuyu derinlemesine anlayarak öğrenmelidirler. Konuyu tüm detayları ile öğrendiklerine kanaat getirine kadar konuya ilişkin tüm kavramları ve terimleri günlük hayatla ve diğer derslerle ilişkilendirerek çalışmalıdırlar. Terimler sözlüğü, kavram haritaları, zihin haritaları gibi öğrenme teknikleri öğrencilerin konuyu bütüncül bir şekilde görmelerini sağlayarak akılda kalıcılığı artıracaktır.”

“Sınav Anlama ve Yorumlamaya Dayalı”

Yeni sınav sisteminin en belirgin özelliklerinden biri; hem sözel hem de sayısal bölüm sorularının anlamaya ve yorumlamaya dayalı paragraflardan oluşmasıdır. Hüner bu hususta öğrencilere, soruları doğru çözebilmeleri için öncelikle soruda verilen bilgileri kullanarak soruyu anlaması, yorumlaması ve gerekli sentez ya da analizi yapmaları gerektiğini aktardı. gerekmektedir. Tüm bunları yapabilmek için de Hüner, öğrencilerin çok kitap okumaları gerektiğini dile getirdi.

“Sadece Test çözmek yeterli değil kitap okunmalı”

Sınav hazırlık sürecinde sadece test çözmek yeterli olmayabilir, doğru okuma, anlama ve yorumlama için kitap okunmalı” diyen Hüner şöyle devam etti: Sınav hazırlığı içerisinde kitap okuma önemli bir rituel olarak çalışma programının içerisinde yer almalıdır. Her gün en az kırk dakika kitap okunmalıdır. Ancak okumak için seçilen kitapların ya da okunacak yazıların türü okumaya zaman ayırmak kadar önemlidir. Seçilecek kitaplar ve yazılar olabildiğince çeşitlilik göstermelidir. Bu yazılar öykü, roman, şiir, gezi yazısı olabildiği gibi makale, köşe yazısı, bir değerlendirme raporu da olabilir. Böylece farklı alanlara ilişkin farklı yazılar öğrencilerin kelime dağarcığını geliştirerek anlama hızını, derinliğini daha üst düzeye çıkartacaktır. Ayrıca tüm bu okumalar sırasında öğrenci, kendine bir sözlük hazırlayarak anlamını bilmediği kelimeleri bu sözlüğe yazabilir. Zaman zaman bu sözlükten kelimeleri seçerek serbest yazma çalışmaları yapabilir. Yazma anlamayı geliştirici ve kalıcılığı artırıcı önemli bir eylemdir.

“Ders Çalışmada Zaman Yönetimi Önemli”

Sınavda zamanın iyi yönetilebilmesi ve doğru kullanabilmesi için öğrencilerin şimdiden buna göre çalışmaları gerektiğini söyleyen Hüner, öğrencilerin LGS ile benzerlik gösteren PISA ve ALES uygulamalarındaki soruları inceleyerek soru tipleri konusunda daha çok fikir sahibi olabileceklerini kaydetti.  Hüner zaman yönetimi ile ilgili görüşlerini ise şu şekilde sıraladı:
• Öğrencilerin sözel bölümde 50 soruda her bir soru için yaklaşık 1,5 dakikaya, sayısal bölümde 40 soruda her bir soru için yaklaşık 2 dakikaya ihtiyaç vardır.

• Zamanı verimli kullanma alışkanlığı kazanılması gerekir. O nedenle test çözerken zaman yönetimi de geliştirilmeli, süreli soru çözüm çalışmaları yapılmalıdır.

• Özellikle sayısal bölümünün içerisindeki görsel okuma, tablo grafik yorumlama, deney düzenekleri gibi üst düzey soruların varlığı, Fen Bilimleri branşı için deneylerin, Matematik branşı için müfredat içerisinde de bulunan veri yorumlama konusunun önemini arttırmaktadır.

• Yayımlanan örnek soruların içerisinde bulunan akıl oyunları sorularının varlığı, Sudoku benzeri akıl oyunları üzerinde çalışma yapmanın da önemli olduğunu göstermektedir. (Bülten)

İlginizi Çekebilir

“BAL” gibi duyarlılık takdir topladı

Bursa’nın köklü eğitim kurumlarından Bursa Anadolu Lisesi (BAL) öğrencileri Lösemili Çocuklar için farkındalık oluşturmak amacıyla ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir