Son Haberler

Mısır’da Bir Attar Dükkânı ve Mısır’a Has Rayihalar

-Hatice Asaroğlu

Seyir tepesinde son kez bu muhteşem yapıları seyrettikten sonra esans/parfüm atölyesine doğru yola çıktık. Gözlerimizi yoracak denli azametli binaların ardından hep “o” zamanla “bu” zamanı kıyaslamadan edememenin verdiği yorgunlukla yarı sarhoş olmuş bir şekilde rehberimizin tavsiye ettiği görülmeye değer bulduğu esans atölyesine geldik. Turistik bir yer, güzel bir ortam, mükemmel bir satış tekniği ile gerek sağlık açısından gerekse güzel koku için satışa sunulan tüm Mısır kokularını derin derin teneffüs etme imkanı bulduk. Kokuların insanda bıraktığı hafıza, iz görülenlerden daha derindir. Bu geziyi Mısır kokularıyla usumuza nakşetmek için aldığımız bir kaç şişe parfümle sarhoş olmamış diğer yanımızı da sarhoş ederek günümüzü nihayete erdirdik.

İnsan Seline Kapılıp Kahire’nin Otantik Alışveriş Çarşısı El Halilî’de Alın Size Ortaçağ

Tur rehberimiz Dalia ile vedalaştık ve diğer günlerimizi kendi imkanlarımızla değerlendirme kararı aldık. Yaptığımız araştırmalar ve Dalia’nın tavsiyeleri neticesinde ilk gideceğimiz yer El Halilî Çarşısı oldu. Taksi tutarak El Halilî’ye  epey ucuz bir şekilde vardık. Çarşıyı gezmeye başlamadan önce döviz bozdurabileceğimiz, karnımızı doyurabileceğimiz bir yer aradık. O fellah fellah kaçtığımız Hasan Şaşçılar burada da peşimizi bırakmadı. Yardımsever(!) bir Mısırlı döviz bozdurmada bize yardımcı oldu. Yüz doların kaç Cüneyn/Mısır Pound’u ettiğini bilmeseydik Mısır’daki ilk kazığımızı yemiş olacaktık. Paramızı aldıktan sonra peşimizi bırakmayan yardımsever kardeşimiz bizi karnımızı doyuracak bir yere götürsün, o da doysun biz de doyalım da peşimizi bıraksın dedik. Gittiğimiz restoranda Mahmut ile karşılaşmasaydık sanırım o ısrarcı Mısırlı kardeşimizin elinden paçamızı kurtarabilmek için epey uğraşmamız gerekecekti. Restoranda malum sahne: yine yemek siparişi verme derdi! Sipariş vermemize imkan sağlayacak ortak bir lisan ya da işimizi kolaylaştıracak bir menü arayışı içinde debelenirken bizim konuşmalarımıza daha doğrusu anlaşamama karmaşamıza şahit olan -restoran sahibinin yeğeniymiş- genç bir delikanlı yanımıza gelip “konuş konuş ben Türkçe biliyorum” dedi. Mahmut’la böyle tanışmış olduk. Mahmut, Yunus Emre Kültür Merkezi’nde Türkçe eğitimi alıyormuş, Türkiye’ye de bir kaç haftalığına gelmiş, ülkemizi gezme fırsatı bulmuş, Türkleri Türkiye’yi çok seven bir Mısırlı kardeşimiz. Öyle ki bize rehberlik yap beraber gezelim ne istersin dediğimizde ben size seve seve yardımcı olurum dedi.

Mısır’ın en büyük çarşısı

Tüm gezi boyunca  yerli halkla sohbet etmemizde, kandırılmadan, dolandırılmadan güvenle seyahat etmemizde, kazıklanmadan alışveriş yapmamızda Mahmut’un bu gönülden gelen yardımseverliğini hiç unutmayacağız. O güzel simasıyla, pırıl pırıl gözleriyle, içtenlikle yaptığı sohbetiyle, muhabbetiyle bir dost daha kazanarak Han El-Halilî gezimize başladık.  El Halili Çarşısı, Mısır’ın en eski mahallelerinden biri olan el Hüseyin’de; öncesinde Fatımî hanedanlığına mezarlık işlevi gören bir yer iken, Memlüklüler zamanında yıkılarak, Memlük sultanı Berkuk tarafından Carkas El Halilî’ye yaptırılmış, İstanbul kapalı çarşısına benzeyen hediyelik eşya satan, yeme içme dinlenme mekanlarıyla dolu, Mısır’ın en büyük çarşısıdır. Ezher Üniversitesinin ve Hüseyin Camii’nin yanında bulunan bu çarşıyı Mahmutla beraber gezdik. İlk durağımız İmam Hüseyin Camii oldu. Satıcısından, yerli yabancı turistine yüzlerce insan arasında kadınların ayrı erkeklerin ayrı yerlerden içeri alındığı camii ziyaretini zorlukla tamamlayabildim. İnsan seline tutulmuş, sıkış tıkış, doğru dürüst yürüyüp dengede kalmanın bile zor olduğu bu ortamda etrafı temaşa etmek hiç de kolay olmadı. Malesef mekânların temiz olmayışı, havasız oluşu da ziyareti kısa tutmamın bir başka sebebiydi. Ortaçağ’ın Kahire’sini müşahede ettiğimiz bu ortamda Muiz Caddesini boylu boyunca arşınladık, gezilecek görülecek ne var ne yoksa hepsinden nasibimizi aldık. Han El Halilî’de gezilecek yerler arasında Hz. Hüseyin Camii, El AQmar Camii, El Hakem Camii, Sultan El Nasr Muhammed İbnu Qalawun kompleksi, Nobel ödüllü Necip Mahfouz’un romanlarını yazdığı kafe, Qaytbay Han, Bab El Badistan ve Bab El Ghuri…

The Citadel, Selahaddin Kalesi

Selahaddin Kalesi’nden müthiş bir Mısır panaromik manzarası yakalama şansı buluyorsunuz. Puslu bir havada silik soluk Kahire görüntüsünü kaleden ilk göze çarpan Sultan Hassan Medresesi, El Rıfai Camii gölgeliyor. Devasa yapılar, tüm haşyetiyle ziyaretçilerini bekliyor. Kaleden yapılan bu seyre doymak bilmiyor insan. Sanki bir şeyin kıyısından devasa bir pencereden bir cumbadan tarihe, ortaçağa şahitlik ediyorsunuz. Eskiye, kadim olana merak duygumuzu çoğalta çoğalta gezimize devam ediyoruz.

 

Bilinen En Eski Piramit Saqqara Piramidi

Yine Mahmutla beraberiz. Taksi tutarak Saqqara piramidini görmeye gittik. Mahmut, taksiye binmeden önce “durun ben bir sorayım” deyip taksiciyle yapmış olduğu uzun konuşmanın ardından tamam gidebiliriz dedi. Daha önce şehirde kaybolmuşluğa kendimizi adayıp, yoğun trafik ve insan seli içinde kendimizi panoramik bir Mısır olağan gününe ram etmişken yağmurun bastırması üzerinde hemen yetiş ey taksici imdade demiştik ancak anlaşamadığımız için taksi tutma işinde pek başarılı olamamıştık. Şimdi Mahmut’un bile taksiciyle verdiği mücadeleyi görünce bunun basit bir dil problemi olmadığının ayırımına vardık. Taksiciler öyle her yere götürmüyormuş, binmeden önce muhakkak sormak anlaşılabilindiği takdirde binmek gerekiyormuş. Taksici problemini çözdükten sonra geriye pek bir şey kalmıyor. Yarım saati geçen bu şehir içi ulaşım için elli Türk Lirasına bile tekabül etmeyen gülünç bir rakam çıkıyor karşınıza. Eh ne de olsa petrolun ucuz olduğu topraklardayız, uzun uzun seyahatlerin tadını çıkarıyoruz. Taksici demişken yolda “tuk tuk” denen motor-taksilere de çokça rastladık. Çok iptidai gözükmelerine rağmen taksilerden daha pahalı olduğunu, onlarla ulaşımın pek tekin olmadığını da genç rehberimiz Mahmut’tan öğreniyoruz.  Kral Zoser zamanında yaptırılmış olan  Saqqara piramit bölgesini gezmeye Palmiye sütunlu geçitten geçerek başladık. Mısır bize en sıcak yüzünü burada Saqqara’da çöl sıcağıyla nihayet gösterebilmişti. Bu sıcak havaya rağmen bu geçitteki palmiye şeklindeki sütunlar buz gibi soğuktu. Aynı şekilde piramitlerin içi de epey soğuktu. Saqqara bölgesinde altı yedi katlı bir apartmanın doldurabileceği büyüklükte bir boşluk dikkatimizi çekti. Bu da sırrı çözülemeyenler listesini kabartan bir figür olarak hafızamızda yerini aldı. Saqqara gezisi şehirden uzak olmanın avantajı ile yerli turist pek fazla göremediğimiz, üç beş yabancı turistle Giza’dakinden daha derunî bir temaşa imkanı bulabildiğimiz bir yerdi. İnsan kalabalıkları arasında kaybolmadan, rahat rahat, doya doya gezilecek bir yerdi doğrusu. Giza piramitlerini gördük başka piramit görmeye gerek yok diye düşünmeyin muhakkak gezmenizi tavsiye ederim.

 

KOPTİK KAHİRE

Mısır’a gelmeden önce “şecaat arz ederken merd-i Kıptî sirkatin söyler” Koca Ragıp Paşa’nın bu sözü çerçevesinde Kıpti dendiğinde eski Mısır’ın bizdeki romanlara tekabül eden bir kesimi kastediliyor sanıyordum. Ancak buraya geldikten sonra anladım ki bu kelime önceleri Mısır’ın gerçek sahibi eski Mısırlılar için kullanılan bir kelimeyken Koptlar ya da Kıptîler, günümüzde Mısırlı Hıristiyanlar anlamında kullanılmaktadır. İskender’in Mısır’ı almasıyla Helen kültürüyle etkileşime geçen Kıptîler, daha sonra Hıristiyanlıkla tanışıp Hıristiyan oluyorlar. Normal Kahire görüntüsünden çok uzak tertemiz ve düzenli yapılarıyla Koptik bölge ziyaretçilerini mistik bir havada karşılıyor. Kahire’nin güneyinde konuşlanan, çok kültürlü bir yapıya sahip olan bu bölge UNESCO dünya tarih mirası listesindedir. Bu bölgede gezilecek yerler arasında Kıptî Müzesi, Aziz Barbara Kilisesi, Ben-Azra Sinagogu, Rum Ortodoks Kilisesi, Roma Babil Kulesi, Amr Ibn el As Camii, Ebu Serga Kilisesi, Meryem Ana Kıpti Ortodoks Kilisesi, Aziz George Rum Ortodoks Kilisesi bulunmaktadır.

İskenderiye

 

 

 

İlginizi Çekebilir

ASELSAN’dan büyük hamle!

Medikal cihaz alanında yüzde 85’lik dışa bağımlılığı azaltarak 2 milyar dolar olan ithalatı hacmini düşürmeyi ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir