“Kırmızı çizginiz dürüstlük olsun”

Hayali doktor olmaktı. Doktor olarak bir çok hayata dokunacak, yeni hayatların yol almasına vesile olacaktı. Fakat kader ona farklı bir yol çizdi. Türkiye’nin en önemli kurumlarından birisi olan hava kuvvetlerinde F16 savaş uçaklarının bakımını projesinde yer alarak uçakların hayatına dokundu.

Balkan ve Rumeli Sanayici ve İş Adamları Derneği (BALKANTÜRKSİAD) Yönetim Kurulu üyesi, BALKANTÜRKSİAD Otomotiv Çalışma Grubu Başkanı ve başarılı girişimci Rabia Kuru’nun kariyeriTürk Hava Kuvvetlerine, F5 savaş uçaklarının yanma odaları projesiyle başladı. Başarılı çalışmalarıyla kısa sürede yükselen Kuru, F16 savaş uçak motor proje Mühendisi olarak tüm savaş uçaklarının motor fabrikasında askeri kadro içerisinde 90’lı yıllarda Türkiye’nin ilk kadın sistem mühendislerinden birisi oldu. Kuru, çalışma hayatındaki başarılarına dair, “Kendinize doğru ve gerçekçi hedef koyun.  Koyduğunuz hedeften şaşmayın. Hayat çizginizi hedefler doğrultusunda şekillendirirseniz, başarı kaçınılmaz olur. İş dünyasında başarıyı yakalamak için, kırmızı çizginiz, dürüstlük olsun.” dedi.Sabiha Gökçen’den sonra havacılık tarihine adını altın harflerle yazdırarak sayısız ödüle layık görülen Rabia Kuru öyküsünü Şehir Gazetesi’ne anlattı.

Canan GÜLEÇ

 Öncelikle sizi tanıyalım, Rabia Kuru’yu bize anlatır mısınız?

1966 yılında Eskişehir’de dünyaya geldim. Tıp fakültesi hayalim varken, kendimi Ankara hukuk fakültesinde buldum.  Hukuk fakültesi basketbol takımında basketbol oynadım. Hukuk öğrenimim devam ederken, sınava girip Mühendislik Fakültesini yazdım. Sonrasında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Mimarlık Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği bölümü bitirdim.  Tabiî ki okulu bitirmiş olmak eğitimin bittiği anlamına gelmiyordu.  Yine sarıldım, kaleme kağıda, daha iyisi olmalıydı. Ülkeme nasıl faydalı olabilirim diye düşünüyordum. Sonrasında Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Makine Mühendisliği Ana bilim Dalında tez konusu olarak, Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan F5 savaş uçaklarının yanma veriminin artırılmasını seçerek yüksek lisans yaptım. Yüksek lisans tezim bana yıldızlara uzanan yolda rehber oldu. Uzun yıllar Hava Kuvvetleri Komutanlığında Sivil Grup Amiri olarak görev yaptıktan sonra, evlilik nedeniyle görevimden istifa ederek Bursa’ya yerleştim. Bursa’da ilk önce Demirtaş Organize Sanayii Bölgesinde ve sonrasında Hasanağa Organize Sanayii Bölgesinde otomotiv, makine ve kalıp üretimi yapan firmalarda üst düzey yöneticilik yaptım.

İş hayatına ne zaman ve nasıl başladınız?

İş hayatına 1988-1989 yıllarında hâlâ mühendislik fakültesi öğrencisiyken başladım. 1991 Yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı 1. H-Hava İkmal Merkezi F16 uçak motor proje mühendisi olarak başladım. Sadece proje yapmış olmak yetmiyordu. Donanımlı olmak gerekiyordu. Türk Hava Kuvvetleri beni anlamda çok donattı. Göreve başladıktan sonra bir dizi eğitim aldım.

Genç yaşta henüz mezun olmadan iş hayatına atılmak sizde korku oluşturmadı mı? Tabii ki, korktum. Çünkü karşımda sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı kurumları arasında yer alan bir kurum vardı. Sadece sayılı olması yetmiyordu. Askeri bir kurum ve savunma sanayiinin kalbini oluşturuyordu. Çok çalışmam ve bana sunulan imkanın hakkını aynı sorumlulukla vermem gerekiyordu.  Babam Eskişehir Şeker Fabrikaları Besi Bölge Şefliğinde çalışıyordu. Fabrika ortamına aşinaydım. Onun verdiği özgüven vardı.

Üniversitede akademik süreci tamamladıktan sonra başka hangi alanlarda eğitim aldınız?

Çalışma esnasında TUSAŞ / TEI DE Hava kuvvetleri çalışmalarını koordine ettim. Motor test çalışmalarını yönettim ve 7 ay TUSAŞ’ta General Electric (GE) / TUSAŞ eğitmenlerinden eğitim aldım. 1995 Yılında Hava Kuvvetleri tarafından ABD’ye gönderilerek Sistem Mühendisliği Eğitimi aldım. Ayrıca QFD (QUALİTY FUNCTION DEPLOYMENT) eğitimlerini yönetici seviyesinde aldım. En önemlisi de General Electric (GE) firmasının Dayton, Strother, Cincinnati’deki tüm fabrikalarında Hava Kuvvetleri adına incelemelerde bulundum. Bunlar çok çok değerli gözlemlerdi. Çünkü ülkenin savunma sanayisiyle, güvenliği ile ilgili tesisiler de, tüm tesisi, teçhizat ve yüksek teknoloji imkanlarını inceliyordum.  Şahsım, hava kuvvetlerimiz ve ülkem adına çok çok önemli bir görevdi. En üst seviyede yeterlilik ve sorumluluk gerektiriyordu. Ve ben bununla gurur duydum.  Hava Kuvvetlerinde ilk sivil grup amiri ve mühendis en önemlisi kadın olmanın gururunu şımarmadan yaşadım.

“FORMÜLÜ DOĞRU ÇÖZERSENİZ, YAŞAM SİZİ DEĞİL, SİZ YAŞAMI ESİR ALIRSINIZ”

Mühendisliğin sizin için meslekten öte bir anlamı var mı?

Mühendislik yaşam biçimidir. Uzun vadeli planlama yapmak, yaşamı sistematik bir şekilde yönetmek, yaşamın size hakim olması yerine sizin yaşamın kendisine hakim olmanız. Aslında hayat da matematiksel işlemdir, eğer formülü doğru çözerseniz, yaşam sizi değil, siz yaşamı esir alırsınız. Bu sayede önce bulunduğunuz alana, başarabiliyorsanız sonrasında dünyaya yön verirsiniz. Mühendislik yön vermektir.

Bunca eğitim ve birikimin saklı kalmaması, yaygınlaştırılıp paylaşılması adına yaptıklarınızdan bahseder misiniz?

ABD’de aldığım eğitimler sonrasında Türk Hava Kuvvetlerinde o güne kadar hep üst rütbeli subayların yönettiği fabrikalara sivil grup amiri olarak atanan ilk kadın ve yine ilk sivil mühendis oldum. ABD’de aldığım eğitimler arasında F16 motor söküm montaj tamir test ve bakım faaliyetlerini kapsayan seri eğitimler ve QFD kalite sistem fonksiyonlarının yazılımı ve gelişimi eğitimleriyle birlikte sorumluluklarım artarak devam etti. Aldığım eğitimleri bir kitapta toplayarak girişimcilere sundum.  Ayrıca tüm askeri üslere eğitim dokümanlarını ve teorik ve pratik eğitimler vererek aldığım eğitimleri yaygınlaştırdım.

Hava Kuvvetlerindeki savaş uçaklarındaki arızalarda uçakların uçuştan alınan süresini çok çok kısaltan ve motorları uçaktan indirmeden arıza tespiti yapılmasına karar verebileceğimiz “Borescope”  denilen bir cihaz’ın devreye alınması, eğitimlerinin verilmesi, kullanım manuellerinin hazırlanması, kitap haline getirilmesi, Troublesootıng arıza arama giderme el kitaplarının hazırlanması ve eğitiminin verilmesi eğitimlerini tüm askeri üslerde bizzat tamamladım. Bunu aslında Tıp alanında kullanılan endoskopi cihazına benzetebiliriz.

Dünden bugüne hava kuvvetleri neredeydi, nereye geldi?

Hava kuvvetleri Türkiye’nin incisi, düne nazaran köklü değişiklikler mevcut. Mesela savunma sanayii her geçen gün millileşiyor ve yerlileşiyor. En önemlisi dışa bağımlılık gittikçe azalıyor. Teknoloji etkin bir biçimde kullanılıyor. Artık gerek teknoloji ne gerekse teknik alt yapı donamımla dünyaya kafa tutacak güçteyiz.

Savunma sanayisinin kalbinden otomotivin kalbine olan süreci değerlendirir misiniz? Otomotivde neler yaptınız?

Bursa’da Uluslarasası Kalıp Üreticileri Birliği (UKUB) bünyesinde 2000’li yıllarda ilk uluslararası kalıp laboratuvarının kurulması çalışmasını yönettim. Yine Bursa’da prototip olarak telefon ön yüzü, ayakkabı tabanı, elektrik elektronik parçaları, gibi yurt dışından alınan ve laboratuaar şartlarında yapılabilecek pek çok ürünün ilk prototip üretimini çalışma arkadaşlarımızla ve yönetim kurulumla yaptık. Ayrıca Uluslararası Kalıp Üreticileri Birliği (UKUB ) kuruluşunda çalışan ve bu birliğin ilk genel sekreteriyim. Hatta o yıllarda Dünya Gazetesi beni ülke genelinde bir yarışmaya aday gösterdi. Bursa’nın otomotiv sektöründe çalışan ilk genel müdür olarak aday gösterildim. Onur duydum. Bursa otomotiv sektöründe çok çok önemli bir şehir. Bursa’da ilk ve tek kalıp fabrikası Kadın Genel Müdürüyüm sanıyorum.

Yakın gelecekte uçak ve makine sanayiini nerede görüyorsunuz?

Çok daha üst noktalarda görüyorum. Çünkü teknoloji çok yakından takip ediliyor. Araştırma geliştirme faaliyetleri devlet tarafından çok destekleniyor. Hibeler veriliyor. Firmalar teknolojilerini ve yapabilirlik yeteneklerini çok geliştirebiliyorlar. Eğitimler de aynı şekilde çok önemseniyor ve destekleniyor. Yani hem teknoloji hem de insan kaynakları paralel olarak geliştiriliyor.

Makine mühendisliği genel olarak erkeklerin seçtiği ve fiziksel efor gerektiren bir bölüm, mesleğinizi icra ederken zorlandınız mı?

Tamamı olmasa da mühendisliğin bazı dalları fiziksel efor ve güç gerektiriyor. Ancak ben fazla zorlanmadım. Çok şanslıydım ki, bir zorlanma ile karşılaşmadım. Çok şanslıydım. Ekip arkadaşlarım hem mesleki yeterlilikleriyle hem de kaliteli üst seviyedeki kişilikleriyle sürekli destekçim oldu, beni ve ekip arkadaşlarımı pozitif yönde motive ettiler.

İş hayatında ve özellikle otomotiv sektöründe kadın olmanın zorlukları nelerdir? 

Aslında ben sektör ya da meslek seçimini kadın erkek olarak ayırmıyorum. Sadece kas ve beden gücü gerektiren işlerde tabiî ki erkek olmak büyük avantaj ve gereklilik olabiliyor. Bunun dışında her meslek kadın ve erkekte olsa sevildiği takdirde yapılabilir. Ben zorlukla karşılaşmadım. Sadece duygusal ve anaç bir kişiliğim olduğu için canım oğlum Alp’e belki biraz zaman zaman yorgun bir anne olmuşumdur. Ama bunu da iyi organize ettiğimi düşünüyorum. Oğlumun her anında yanında oldum.

Özellikle kız çocuklarına mühendislik mesleğini seçmelerini tavsiye eder misiniz?

Kesinlikle evet. Seviyor ve istiyorlarsa hiç tereddüt etmeden mühendislik mesleğini seçebilirler.

Kız çocuklarını havacılık ve otomotiv sektörüne yönlendirme amaçlı her hangi bir projenin içerisinde yer aldınız mı?

Kız çocuklarının havacılık sektörü ve bu alanda Mühendisliği seçmeleri için gönüllü çalışmalar yapıyorum. Kanada Dünya Havacı kadınlar enstitüsünün Bursa’daki temas noktası olarak 2016 yılında bir grup kız öğrenciyle ‘havacılık mesleği hakkında farkındalık yaratmak ve bu mesleği severek seçim yapabilmeleri için bilgilendirme semineri düzenleyip onlara tüm tecrübelerimi aktarmaya çalıştım. Yenişehir hava alanında o güne kadar hiç uçağa binmemiş ve dokunmamış öğrencilerimiz pilotlarımızla sohbet edip kokpite bile girdiler, model uçak yapıp uçurdular. Kuleden uçak kalkışını yönettiler. Onun dışında yine lise öğrencilerine sanayide fabrikaları gezmelerini ve mühendislik mesleğini yakından tanımaları için çalışmalar yaptık.

“PLANLI, DÜZENLİ, ÖZVERİLİ VE DÜRÜST ÇALIŞMAK BAŞARIYI GETİRİR”

Başarıyı sağlamanızdaki en büyük etken neydi?

İş hayatında başarıya giden birçok yol var. Ama bu yolların başında aitlik duygusu ve işini sevmek gerekiyor. Eğer işinizi seviyor ve bu işte kendinize hedef koyabiliyorsanız bu hedefler doğrultusunda planlı ve düzenli isteyerek, öz veriyle çalışıyorsanız bu sizi başarıya götürür. Gençlere her platformda işinizi sevin tavsiyesinde bulunuyorum.  Çünkü sevmek başarının ta kendisidir. İşinizi dürüst ve yalansız icra ederseniz başarırsınız. Benim kırmızı çizgimdoğruluk ve dürüstlüktür. Planlı ve kasıtlı doğru söylemeyen, dürüst olmayan, hiçbir davranış ya da sözü kabul edemiyorum. Yollarımı anında ayırırım.

En çok hangi alanda çalışmak size keyif verdi? Havacılık mı otomotiv mi?

Ben her iki işimi de çok sevdim. Her iki işimde de mutlu oldum. Aslında siz bu soruyu sorduğunuzda ilk göz ağrım havacılık olarak cevap vermek geldi içimden. Ama birkaç saniye sonra her ikisini de ayırt edemedim.  Her iki sektörde de severek ve mutlu çalıştım. Tabiî ki bunda çalışma arkadaşlarımın ve işyeri yönetim kurulu başkanlarımın da çok büyük rolü var. Hepsine sonsuz sevgilerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Havacılık ve otomotivde unutamadığınız anılarınız olmuştur muhakkak, bizimle paylaşır mısınız?

Kış mevsiminde 90 lı yıllarda Diyarbakır F16 hava üssünde sınır ötesi harekatlarda arızalı ve uçamayan uçakların arızalarının tespiti ve arızanın giderilmesi ve uçuşuna karar vermek üzere hava kuvvetleri tarafından acil olarak görevlendirildiğim bilgisi komutanımız tarafından bana tebliğ edilmişti. Sanıyorum 4 uçaktı yerde bekleyen. uzun zaman oldu sayısını hatırlayamıyorum. Acil aynı gün özel bir uçakla teknik ekip arkadaşım ile Diyarbakır’a uçuyorduk. Tabiî ki uçakta pilotlar ve teknik arkadaşlarla sadece ben ve ekip arkadaşım vardı. O anda pilota bir uyarı geldi. Van’da yolcu uçağı düştüğü ve kuyruk kısmı kara saplandığı için kurtulan yolcular olabileceği ve acil bizi indirdikten sonra Van’a geçmesi söylenmişti. Hem çok üzüldüm hem de çok endişelendim. Çünkü bizim uçağımızda da motorda buzlanma olabilirdi. Neyse ki sağ salim Diyarbakır’a indik.  Bu anı unutamıyorum.

“KEŞKELERİME KEŞKELER EKLENDİ”

Hava Kuvvetleri birçok kişinin hayallerini süsleyen bir kurum. Hava Kuvvetlerinden ayrıldığınıza dair pişmanlık duydunuz mu?

Hava kuvvetleri gerçekten Türkiye’nin en önemli kurumlarından bir tanesi. Zaten öğrenciyken seçilmiş, ekibimle birlikte çok özel projelere imza atmıştım. Hava kuvvetleri bünyesinde sivil ve kadın grup amiri olarak çalışan ilk sistem mühendisiydim. Bu ayrıca gurur veriyordu. Başarılarımın, hepsi ödül olarak bana geri dönüşü olmuştu. Fakat bazı şeyler sizin iradeniz dışında gerçekleşiyor. Bu değişiklikte benim iradem dışımda gerçekleşti. Kader sanıyorum. Babam rahmetli evlenmeme, şehir ve iş değişikliğine de onay vermemişti. Keşke dinleseydim dediğim çok anlarım oldu. Zaman içinde keşkelerimekeşkeler eklendi.  öncelikle bu çok özel işimi, arkadaşlarımı, o yaşa kadar yaşadığım şehrimi, ailemi, kariyerimi bırakıp  evlenerek Bursa’ya gelmiştim. Ancak iş hayatında hep mutlu çalıştım. Otomotiv sektöründe de ciddi çalışmalar yaptım. Sektörel hizmetim, ekip arkadaşlarımla birlikte katma değeri yüksek pek çok çalışmalarımızla devam etti. Onlar benim hep çok yakınımda oldular.

Mühendislik mesleği seçecek olan gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Mesleklerini sevmeleri, yılmadan özverili bir biçimde çalışmaları, planlı ve düzenli, araştırmacı, öğrenmeyi severek, en önemlisi de doğruluk ve dürüstlükten taviz vermeden yollarına devam etmeleri. Hızla gelişen teknolojinin iyi yönlerinden faydalanarak, mesleklerinde çok çalışarak, araştırarak fark yaratmak üzerine, doğruluk ve dürüstlük ten hiç ama hiç şaşmadan bir meslek etiği oluşturmalarını tavsiye edebilirim.

 

İlginizi Çekebilir

Sadakatin ağır bedeli (2)

  ‘Rabia’ adıyla bir hesaplaşma Rabia Kuru, başarılı bir iş hayatının yanında mutlu bir evliliği ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir