Anasayfa / Alt Manşet / LÖSEV’e yakın, kansere uzak!

LÖSEV’e yakın, kansere uzak!

Lösemi hastası bir çocuğun hastane odasına televizyon isteğini yerine getirmek için kurulan LÖSEV, yetişkin hastalara da destek vererek devam ettiği yolculuğunda 20’nci yılına girdi. LÖSEV Bursa Koordinatörü Füsun Emecan Özcan, kansere dair tüm bilgi ve tedavi desteği sağladıklarını belirterek, “LÖSEV’e yakın, kansere uzak durun.” dedi.

 

Canan GÜLEÇ

 

Yıllardır çalışmalarını takip edip desteklediğim LÖSEV’in Bursa’da birim oluşturması ile yollarımız daha da birleşti; son 6 yıldır da hem LÖSEV Bursa Koordinatörü Füsun Emecan Özcan ve ekibini, hem de onlar sayesinde vakfın genel çalışmaları ile Kurucu-Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Üstün Ezer’i yakından takip ediyorum. Bu satırlarda okuyacağınız söyleşi ise, LÖSEV Bursa Koordinatörü Füsun Emecan Özcan’ın “kanser hastası olan yakınlarınızı bize bildirin” içerikli sosyal medya paylaşımı üzerine şekillendi. Özcan, LÖSEV ailesi bireylerinin, vakfın kuruluşunun 20’nci yılında hem yetişkin hastalara da destek verdiğini duyurmak hem de kentimizdeki 102 bin kanser hastasına ulaşmak için çabalayacaklarını anlattı. “2018 yılı farklı olacak” diyen Özcan, kanserin tedavisi dışında teşhis ve korunma süreçlerine dair de bilgiler paylaştı.

 

 

“2018 yılı farklı olacak” diyorsunuz, nelerdir bu yıl yapmaya çalışacaklarınız?

Kanser vakalarının giderek arttığını görüyoruz ve buna “DUR!” diyebilmek için, kurum kuruluşlarımızın LÖSEV ile daha fazla entegre olması gerekiyor, kanseri birlikte durdurabilmeliyiz. Hepimiz elimizi taşın altına daha fazla koymalıyız. KETEM’in açıkladığı rakamlara bakıldığında Bursa’da Eylül 2017’de 102 bin kanserli vatandaş tespit edildi. Bursa bu anlamda hasta çekim merkezlerinden biri çünkü kanser tedavisinin yapıldığı hastaneler var Bursa’da.   Uzun süren tedavi süreçleri nedeniyle de Bursa’ya gelenler yerleşiyor ve bu da rakamları yükseltiyor. Amacımız sağlıklı halkımızı bilinçlendirip kansere karşı korumak ve kanser teşhisi almış vatandaşımıza da maddi-manevi tüm destekleri sağlamak. Tedavisi ağır maddi tablo içeren, aileyi maddi ve manevi, derinden sarsan bu hastalıkta hastanın yanında durmak, ihtiyaçlarını tespit edip tedavi süresince ona sunmak. LÖSEV olarak hastalarımız bize tek telefonla ulaşabilirler ancak biz beklemiyoruz yıllardır hastaların olduğu yerlere biz gidiyoruz. Hastanelere, sağlık ocaklarına, sağlıkla ilgili diğer birimlere, yerel yönetimlere, firmalara tek tek gidip çalışmalarımızı anlatarak, hastaların LÖSEV’e yönlendirilmesi ve desteklerimize ulaşması için çalışmalar yürütüyoruz. Valilik, kaymakamlık, belediyeler, muhtarlıklara dek giderek kendilerine yardım için başvuran kanser hastalarını LÖSEV’e  ve LÖSEV in desteklerine yönlendirmeleri konusunda işbirliği istiyoruz. LÖSEV Bursa şubesi olarak Balıkesir, Bilecik, Çanakkale, Yalova’daki hastalarımıza da ve oradaki halkımıza da bilinçlendirme çalışmalarını sürdürüyoruz. 2018’de bu çalışmalarımızı daha da tabana yayarak Bursa’da LÖSEV’i bilmeyen vatandaşımızın kalmamasını hedefliyoruz.

LÖSEV’i anlatmak adına nerelere gidiyorsunuz?

Hastaların gelmesini bekleyen bir kurum değiliz, 1998’de kurulduğumuzdan beri biz hastalarımızı bulup, onlara destekler götürüyoruz. Hastanelerimizin onkoloji ve hematoloji bölümlerine düzenli ziyaretler yapıyoruz. Hastalarımıza vakfımızı anlatıyoruz. Bu yardımların tüm Türk halkı tarafından sağlandığını anlatıyoruz. Bu desteklerden yararlanıp tedavide birkaç adım öne geçebileceklerini anlatıyoruz. Hatta bunları LÖSEV’den destek alarak iyileşmiş hastalar bizzat kendileri anlatıyor. Anlatarak, göstererek yerinde hastayı olduğu yerde bulmaya, destek olmaya çalışıyoruz.

LÖSEV yetişkin hastalarla ne zamandır bir arada?

Yetişkinlere 7 yıldır destek veriyoruz, biraz da onların talebiyle oluştu, onların lösemi hastası çocuklar için yapılanları gördükten sonra “Neden bize de bu desteklerle yardımcı olmuyorsunuz?” çağrıları ve talebi üzerine LÖSEV olarak desteklerimizi yeniden yapılandırdık. Uzun yıllardır yetişkin kanser hastalarımıza da destek veriyoruz.

Bursa’daki hasta sayısının Sağlık Bakanlığı Verilerine Göre 102 bin olduğunu söylediniz, bu oldukça yüksek bir rakam…

Kanser çok hızlı artıyor ülkemiz genelinde. Dünya sağlık örgütü verilerine göre kanser kuşağı ülkelerden biriyiz. Yılda 200 bin vatandaşımız kansere yakalanıyor, kanserli hastalardan da 180 binini kaybediyoruz. Dağınık bir coğrafyada küçük ama bir arada bakıldığı zaman orta ölçekli bir şehir nüfusunu her yıl kaybediyoruz. Bursa’da 102 bin kanser hastası var ve bizim evinden çıkmayan kanser hastasına ulaşmamız destekleri sunmamız gerek. Onları bu zor süreçte yalnız bırakmamak için biz de mücadele ediyoruz.

Kanser hastalığına dair paylaşabileceğiniz daha genişletilmiş istatistik var mıdır? Ne ile mücadele etmekteyiz?

Dünyada her yıl 14 milyon kişinin kansere yakalandığı ve 8 milyon 200 bin kişinin de hayatını kaybettiği biliniyor. Hastalığa yakalananların sayısının 2030 yılında 22 milyona çıkabileceği öngörülüyor. Ülkemizdeki en son resmi rakamlar değerlendirildiğinde bir  yıl  içerisinde yaklaşık  96 bin 200 erkek ve 67 bin 200  kadının kanser teşhisi aldığı tahmin edilmektedir. Türkiye’de yılda 163 bin 500 civarında yeni kanser vakası teşhis edilmektedir. Ülkemizde bir günde yaklaşık 450 kişinin kanser teşhisi aldığı söylenebilir.

Erkeklerde tütün ve tütün ürünlerine bağlı olarak gelişen 27 bin 700 civarında vaka olduğu tahmin edilmekte. Kadınlarda en sık görülen meme kanseri, her 4 kadın kanserinden birisi olmaya devam ediyor. Ölüm nedeni istatistikleri incelendiğinde; kanser tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 20 civarını oluşturmakta. Kanser, 2016 yılı içerisinde 49 bin 946 erkek, 27 bin 22 kadının ölümüne neden oldu.

Kanserin tedavi süreci oldukça uzun ve yıpratıcı, ancak erken teşhis her zaman tedavide büyük önem taşıyor. Kişinin düzenli kontroller ve teşhis için neler yapması gerekir?

Kanser çok sinsi bir hastalık. Çok yavaş ve derinden ilerleyip daha sonra belirti veriyor, 200’den fazla çeşidi var ancak ülkemizde kadınlarda ve erkeklerde yaygın bazı türleri görülüyor. Eğer hiçbir şikâyetiniz yoksa rutin yaptırmanız gereken bazı kontroller var. KETEM’ler kadınlarda kanserlerle ilgili teşhis aşamasında taramalar yapıyor, hastanelerde belli ön taramalarla ve programlı yapılan kanser tarama tetkik günleriyle yol kat edilebilir. Erken tanı çok önemli. Kanser hastalığının, grip gibi başlangıcı sonu vücuttan çıkışı şeklinde bir seyri söz konusu değil. Başta yakalamak tamamen ortadan kaldırılması için büyük avantaj. Bu konuda vatandaşların kanser taramalarını yaptırmaları gerek. Yakalanma sıklığına göre Erkeklerde akciğer prostat, kadınlarda meme- rahim, çocuklarda lösemi ön sıralarda seyrediyor. Yüzlerce çeşidi ne yazık ki, düzenli kontroller kaçınılmaz.

Kanser teşhisi konulmuş birinin tedavi gördüğü yaşam yolculuğunda LÖSEV neler yapabilir?

Hastanın ihtiyaçlarına bakarak adım adım konuşalım dilerseniz; teşhis konulduktan sonra Ankara’da hastanemiz LÖSANTE’de tamamen ücretsiz tedavi görebilir. Hastamız çeşitli nedenlerle Bursa’da kaldı ve burada tedavi oluyorsa ihtiyaçlarına bakıp maddi sıkıntısı mı var yoksa manevi olarak mı destek lazım değerlendiriyoruz; LÖSEV her şeyiyle yanlarında olmaya hazır. Hasta asgari ücretle yaşayan bir ailedeyse sağlıkla ilgili nakdi yardımlarımız var, hastanın buna ihtiyacı yoksa kuru gıda, et ürünü, yakacak, giysi, mobilya, evdeki diğer halkın zorunlu ihtiyaçları nelerse onları karşılayacak destek oluyoruz. Diyelim ki hastamızın maddi hiç sıkıntısı yok ama bu hastanın moral ve desteğe ihtiyacı var, hastalık sürecine dair bilgilendirilmeye, kendisi gibi olan hastalarla bir araya gelmeye, moral ve motivasyona ihtiyacı var. LÖSEV her yaş grubundan her kanser hastasına destek olmak için var. LÖSEV; 1998 yılında lösemili çocuklar için yola çıkmıştı, ancak artık yetişkinlere verdiği desteklerde var, bu yeterince bilinmiyor, bunu anlatalım istiyoruz. Türk vatandaşı her yaş ve kanser grubundan hastamıza destekler sunuyoruz.

LÖSANTE’de tedaviden bahsetmişken netleştirelim istiyorum; buradaki tedavi tamamen ücretsiz mi yoksa tedavinin bir kısmı belli aşaması mı ücretsiz?

LÖSANTE kurulurken, “Bir tuğla da sen koy” denilerek yola çıkan, tamamen desteklerle hayata geçen, ülkemizin en büyük, Avrupa’nın ikinci büyük onkoloji hastanesidir. Çok branşlı bir hastanedir, kanser tedavisi de bunu gerektirir. TC Vatandaşı kanser hizmetlerimizden ücretsiz olarak faydalanabilir. Bunun için LÖSEV’e ve hastanemize başvurmaları gerekmektedir. Açık ve net ifade etmek gerekirse; “Bir aşamaya kadar hastane karşılayacak, sonra hasta karşılayacak” diye bir durum değil. Başından sonuna dek tüm tedaviyi LÖSEV karşılıyor. Bursa’da kanser teşhisi konulmuş bir vatandaşımız da LÖSANTE’ye başvurabilir ve tüm hizmetlerden ücretsiz faydalanabilir.

Bazı özel hastanelerde de ücretsiz kemoterapi uygulanıyor ancak kullanılan portların farklı olduğu gibi iddialar söz konusu. LÖSANTE’de kullanılan tedavi yöntemleri hakkında neler söylersiniz?

LÖSEV, 20. yılında ve kendini tamamen insan hayatına adamış bir sivil toplum kuruluşudur, 20 yılda ulusal ve uluslararası birçok ödül aldı. LÖSEV Kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı Doktor Üstün Ezer bu sene sağlık alanında Çocuk Hakları Nobeli’ni aldı. Kendini insan sağlığına adamış bir vakfın yaptığı tedavide böyle hatalar ve ayrımlar söz konusu dahi olamaz. Her vatandaş eşit tedavi hakkına sahip olsun diye LÖSEV var.

Hasta Bursa’da ya da LÖSANTE’de tedavi oldu, iyileşti, sonra neler oluyor…

Bizim binlerce hastamızın LÖSEV’le organik bağı devam ediyor, ailemizde gönüllü çalışıyorlar, vaktiyle çocukken yakalandıkları lösemiyi yenmişler ve genç olarak eğitim desteği alıyorlar, LÖSEV’le bağların kesilmesi söz konusu değil. Kanser nedeniyle girdikleri büyük bir ailenin parçası oluyorlar. Mezun oldular, meslek hayatlarına atıldılar şimdi LÖSEV in gönüllüsü, bağışçısı, destekçisi olarak güzel işleri birlikte yapıyoruz. LÖSEV bu gün 30 Bine yakın kayıtlı hastası ve onların aileleri ile çok büyük bir ailedir.

Bursa’da yaşayan ve tedavi için gelerek bu kente yerleşen çok hasta var. Teşhis konulunca onların hayatı nasıl devam ediyor?

Halkımız yardımlaşma konusunda çok iyi ama sorunlarla mücadele noktasında sorunun içine düşmeden yüzleşmekten yana değil; ailesinde kanser vakası yoksa çok araştırma taraftarı değil kimse. Ancak kanser ile burun buruna gelinince araştırılıyor. LÖSEV’i duymuş ama ne yaptığını bilmiyor. Ancak içine düşünce tanıyor. Biz de bu yüzden halka anlatmaya çalışıyoruz, şimdiden tanıyın bilin korunma önlemlerini alın. Kanserden uzak kalmak için LÖSEV’e yakınlaşmak zorunda herkes. Kanser hastaları gördükleri tedavi nedeniyle de halkın arasına karışamıyorlar. Daha hijyenik ortamda kalmaları gerekli, az kişiyle görüşüp bir başına istirahatte kalmayı seçmek zorunda oluyorlar ama bunu yapmaya başlayınca da hasta çok yalnızlaşıyor. Sosyal hayattan uzaklaşıyor. Tam bu noktada, onun yalnızlığını giderip moralini yükseltecek, kendisi gibi bu hastalıkla mücadele eden olanlarla, iyileşmiş kişilerle bir araya gelmesi gerek. Moral ve motivasyon bu hastalıkların giderilmesinde çok güçlü bir silah. LÖSEV işte kayıtlı hastasının hayatında tüm bu iyi farkları yaratan ve onun iyileşmesi için var gücüyle çabalayan, hayata bağlayan bir sivil toplum kuruluşudur.

Teşhis ve tedavi kadar korunmak da önemli, kanserden uzak durmak için neler yapmak gerek?

Kanserden korunmak adına sağlıklı toplumu bilinçlendirmeye çalışıyoruz, neler yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Beslenme alışkanlıklarının kazanıldığı çocukluk çağında sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmeye çalışıyoruz. Modern hayat mı yoksa ailelerin rahatı için seçimi mi desek fastfood, hızlı yaşam kanseri tetikliyor. Sanayiye uzak yerlerden ürün almalıyız. Manav vitrinleri tablo gibi, renkleri şekli çok cazip, ama tamamı kimyasalllarla dolu. Bu sebeple doğal yetişen ürünleri tercih etmeliyiz. Gelişen teknolojiler yiyeceklerin içine hormonlar, kimyasallar koydu. Bu koşullarda yetiştirilen bir elmayı yetişkine verdiğinizde zararlı değil belki ama küçücük bir bebeğe rendeleyip verirseniz şifreleri bozmaya başlarsınız. Seralarda yetiştirilmiş ürünlerden uzak kalmaya, kimyasaldan korunmaya, dağlara çıkıp doğayı solumaya ihtiyacımız var. Bir de artık çöp diye tanımladığımız abur cuburlardan herkesin uzak durması gerek, paketlenmiş gıdalar, cipsler kekler şekerler tamamen kanserojen. Anne babanın çocuklarının ev yemeğine alışmasını sağlaması gerekiyor. Anne babanın da yaşamını ona göre düzenlemesi lazım. Kanserden uzak durmak için LÖSEV’e yakın durmak gerek.

Anlattığınız bu sağlıklı yaşam koşullarının örnek bir modelini siz LÖSEV olarak Ankara’da uyguluyorsunuz…

Ankara’da lösemili çocukların ve ailelerinin tedavi sürecinde konaklamasını sağlayacak tesisler,  LÖSEV Köyü içerisinde organik tarım ve hayvancılık yapılan alanlarımız var. Bu köy içinde annelerimizin meslek edindiği ve sağlıklı el işi ve oyuncak yaptığı, organik mutfakta ürünler ürettiği atölyelerimiz var. Orada konaklayan, LÖSANTE hastanemizde tedavi gören çocuklara ve ailelerine bu imkanların tamamı sunuluyor. Lösemili Çocuklar Köyü tüm dünyada eşi benzeri olmayan, çok eşsiz bir eser ve çocuklar orada yaşamayı seviyor. Orası çocukların nefes alabileceği, oyun ve okuma alanları olan bir tesis, hatta çocuklar iyileştikten sonra dahi oradan ayrılmak istemiyorlar.

 

 

İlginizi Çekebilir

Dünyanın en kıymetli parçalarından biri Bursa’da sergileniyor

En kıymetli mendil “destimâl-i şerîf”, Bursa Vakıf Kültürü Müzesi’nde sergileniyor.  Peygamber Efendimizin hırka-i saadetine dokundurulduğu ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir