En iyisi bu AK Partiyi kapatalım

Şimdilerde herkes; yani yazanlar, çizenler, konuşanlar her türlü gidişattan memnuniyetsizliklerini ifade ediyorlar. Seksenli ve doksanlı yıllarda ne denli yiğitlikler yaptıklarını nostalji olarak dile getirerek, şikayet etmedikleri hiçbir gelişme olmadığından ya da gidişatın nedenli kötü ve tehlikeli olduğundan dem vuruyorlar.  Ama hiç kimse de şu çöpü buradan kaldırıp atalım diye bir zahmete katlanma niyetinde değiller. Geçmişin yorgunluğunu hala atamamışlar. Yıllar yılı yapılan mücadeleler sonucu elde ettiğimiz tüm müktesebatımızın, makam mansıp, tutku ve ihtiraslarımıza kurban edildiğini anlatıyorlar. El hak, bunlar yanlış sözler değil. Ama bu, içinde bulunduğumuz sorunları çözme konusunda bize hiçbir şey söylemediği de bir gerçek.

70’li yıllardan 80’e kadar elde ettiğimiz müktesebatımız, 80 darbesiyle, NATO’cu generaller tarafından sıfırlandı. Müslümanlar durmadı, yılmadı tekrar çalışmaya koyuldu. Sonra doksanlı yıların sonuna doğru tamam bu iş oluyor galiba dedik. Bu sefer yine generaller, yani askeri ve sivil vesayet ortaya çıktı. Bütün yerli ve yabancı ortaklarıyla, bir tırpanlama daha yaptılar. Müslümanlar yine durmadılar, bu sefer yeni bir stratejiyle çalışmaya koyuldular. Siyasal örgütlenmelerinde yeni bir yapılanmayla tekrar ipi göğüslediler. Ne var ki; Ak Parti ile bütün işlerin rayına gireceğini düşündüler. Artık içimizden bir iktidar çıktı, bütün işler yoluna girecek ve uğrunda mücadele verilen her ideal, pratiğe yansıtılmış olacaktı.

Şimdi artık nemalanma zamanıydı. Çalışma tamamlanmış, hedefe ulaşılmıştı. Bundan sonra çalışmamıza gerek yoktu. Çünkü artık içimizden çıkmış ve daha dün beraber omuz omuza mücadele ettiğimiz insanlar, iktidarda oldukları için şimdi birazda oturup dinlenme, nemalanma ve siyasetin havasını atma sırası bizde olduğunu düşünmeye başladık. Artık bizim adımıza Ak Parti her türlü faaliyeti yapacaktı ya, böylece oturup kahvemizi içecektik.

Siyasi parti din tebliğ cemaati değildi. Siyasal iktidarın böyle bir görevi de yoktu. Onun Görevi sadece; yıllarca özgürlükleri kısıtlanmış toplum kesimlerinin hareket sahasını genişletmekti. Bunu da sonuna kadar zaten yaptı. Oysa mütedeyyin insanlar; kendi görevlerini siyasi kadrolara ihale ettiler. Sonuçta ne oldu: Aile çözüldü, dini cemaatler müteahhitliğe başladı. İdealist insanlar, oturdukları koltuklara gömülüp kaldılar. Geçmişin tüm müktesebatını, oturdukları koltuğa feda ettiler. Sanki bütün adamlıklarını oturdukları koltuğa borçlu oldukları zehabına kapıldılar. Bizim yıllarca yaptığımız mücadeleleri şimdi hükümet yapsın diye düşünmeye başladılar. Genç kızlarımız kontrolsüz kaldı. Kafeteryalarda, çay bahçelerinde aç kurtların kucağına atıldı. Uğrunda mücadele ettiğimiz başörtüsü, işlevsiz bir bez parçasına dönüştü.  Gençlerimiz, kalabalıklar arasında yalnız bırakıldı, sosyal medyanın, reklamların, dizilerin ve kirli odakların eline terk edildi. Mahkeme salonları, mütedeyyin ailelerle her gün dolup taşıyor. Genç kız ve delikanlılarımıza; ailenin ne olduğunu, evlenmenin sorumluluk üslenmek olduğunu, anneliğin ve babalığın görevlerinin ne olduğunu anlatacak; dernek, vakıf, teşkilat artık daha ciddi (!) işlerle uğraşmaya başladılar. Şimdi sadece şikayet ediyoruz.

Devlet, hiçbir ayrım gözetmeksizin, vatandaşlarının her türlü haklarını korumak zorundadır. Hükümetlerin görevi de budur. Mevcut hükümetin, istihdam edeceği insanları dini testlerden geçirerek memuriyete alma imkânı var mı?  Eğer sen; hümanistler kadar cesur, LGBT’ler kadar davana sahip çıkmaz, yapmak istediklerini, usulüne göre yapmazsan, lezbiyenler kadar yasamaya müdahale etme cesareti gösteremiyorsan o zaman oturup ağlamaktan başka bir şey gelmez elinden.

Hadi o zaman harekete geçelim. Önce Ak Parti’yi kapatalım (!) sonra işe bıraktığımız yerden başlayalım. Ancak o zaman, dini kimlik ve kişiliğimize yaraşır bir şekilde, bu topluma karşı görevlerimizi yapmış olacağız ve kaybettiğimiz müktesebatımızı tekrar elde etme fırsatı bulacağız.

 

İlginizi Çekebilir

BURSA- Haber alamadılar, evinde ölü bulundu!

Bursa’da saatlerce haber alamadıkları komşularının evine giden mahalleli, yaşlı adamı evde ölü buldu.  Olay, merkez ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir