Ahmet Alpan

Ahmet Alpan

Karar günü…

Yarın karar günü. Milletimiz güçlü, kıskanılan (Bu yüzden de tüm dış düşmanları ve onların içerideki iş birlikçileri tarafından durdurulmaya, geriletilmeye çalışılan) bir Türkiye’nin devamını mı? Yoksa adı öyle olmasa bile hafifletilmiş mandayla yönetilen ve belli sermaye sahiplerinin nemalandığı, ileri gidermiş gibi görünüp de ölmeyecek kadar beslenen ve sürekli kandırılan halkının acı çektiği, basit çıkarlar uğruna onun bunun oyuncağı olmaya aday ...

Devamını Oku »

Bu komedi değil gülünçlük

Seçimlerde Ak Parti’nin kazanacağını anlayan muhalefet ne yapacağını şaşırdığından komik duruma düşmeye başlamıştı ama oy vermeye birkaç gün kala bu tablo değişti. Artık komik falan değil resmen gülünç olmaya başladılar zavallılar. Devlet Bahçeli çıkıp da diyebiliyor ki, “Bizim içimizden o kadar AK Parti-MHP koalisyonu kurulmasından yana olanlar var ki şaşırıp kalıyorsunuz.” Haydi, bunda bir parça da, “Aman birader, bu sefer ...

Devamını Oku »

Medet Ey İngiliz!

  Elde avuçta ne varsa döktüler. Açılabilecek kirli tezgâhların neredeyse tamamı açıldı. Gerçi vardır bir iki tane daha zulalarında elbet. Denizde kum bunlarda kara çal çal bitmez. Hiç olmadı izi kalır diyerek atıyorlar ha bire. Çamur atsalar neyse bazıları vatanı da satıyor sırf Ak Partiden kurtulma, “Tayyip ”ten kurtulma adına. İşin fenası o… Bizim hanım gösterdi. Sosyal medya da İngilizler ...

Devamını Oku »

Yeni bir gizli örgüt mü?

Seçimler yaklaşırken Ak Parti’nin tek başına iktidara geleceğini gören tüm düşmanlarını bir telaş aldı. Korku dağları sardı, etekler tutuştu. Ellerinden gelen her türlü pisliği yapmaya hazır Ak Parti ve “Tayyip” düşmanları “her ne pahasına olursa olsun” hiç olmazsa bir koalisyon durumu oluşması için var güçleriyle çalışıyorlar. Vatana kasteden teröristler, uyuyan polisleri öldürmek bir yana,  hastanelerin yeni doğan servisini bile havaya ...

Devamını Oku »

Zanaatkar…

PKK’nın alçakça saldırısından sonra verdiğimiz şehit haberlerini duyunca kıçını rakı sofrasından kaldırıp, Ak Partiyi sorumlu tutan ve de bendeniz yapılan icraatları (Bu güne kadar gelmiş geçmiş iktidarların yapamadığını yaparak, halka en büyük hizmetleri veren bir partiyi) desteklediğim için ölmüş anama Sin Kaf eden iki sokak ötedeki Mehmet efendiyi düşündüm. Halkın oylarıyla seçilmiş ve görevini noter kâtibi olarak değil de gerektiği ...

Devamını Oku »

Bitmeyen senfoni

Başlığa bakıp da yanılmayın. Her ne kadar yazarınız konservatuarın üflemeli çalgılar yetenek sınavını başarıyla vermiş olsa da konumuz müzik değil. (Bu yaştan sonra obua çalmayı öğreneceğiz. Allah sonumuzu hayretsin bakalım.) Başlığı halkın dilinde yerleşmiş anlamıyla, “Sonu gelmeyen” anlamında kullandım. Seçimler yaklaşıyor ya bizimkiler hep yaslandıkları uydurmalara yaslanmaya başladı bile. İstanbul çakalları gazete diye adlandırdıkları paçavralarda ipe sapa gelmez iftiralara ve ...

Devamını Oku »

Böyle olur…

Aklımdan kelimeler geçiyor… Atasözleri… Arada bir olur, akıp gider yerli yersiz anlamlar silsilesi. Bir kelime takılıyor kafama; “Küstah!” Farsça kökenli. Saygısız, terbiyesiz anlamında kullanılıyor. Daha sonra bir atasözü geliyor aklıma ama devamını bulamıyorum bir türlü… “Böyle olur, öyle kışın nevruzu, böyle olur, öyle ……… yavrusu.” Nokta nokta olan yeri bir türlü hatırlayamıyorum. Yok… İnternette de yok. Bir bilen olsa da ...

Devamını Oku »

Zavallılar… 

Adamına açtığı bir telefonla, “hallet şunu” dediği işinin anında hallolmasına alışmış İstanbul sermayesi tosladığı duvarı yıkamayacağını anladığından bu yana önüne gelen her fırsata sarılıveriyor. Bunların etikle falan hiç işleri olmadığından, adını “etik” koydukları toplantılarda, “Tayyip” den ve Ak Parti’den nasıl kurtulabilecekleri konusunda fikir teatisinde bulunup bir yandan da tatillerini yapıyor. Yemleneceklere de yematılıyor bu toplantılarda tabii. Güçlenen ve bu haliyle ...

Devamını Oku »

Bilgisayar krizi!

    Sabah sabah moralim bozuldu. Asabiyet had safhada. Hanımın acil olarak yapıp getirdiği kahve bile sinirlerimi yatıştıramadı. Yok haberlerde Gürsel Tekin’in zırvalarını okuduğum için değil. Kabineye giren ilk başörtülü hanımefendiye yapılan rezilce saldırılara da değil. Milletvekili’nin başörtülüsüne saldıran özgürlük düşmanı, sığ beyinler başörtülü bir bakana hiç tahammül edemiyorlar elbet. Oysa kendileri gidip taşlara heykellere yüz surer, medet umarlar o ...

Devamını Oku »

Avucunu yaladı… 

Kurduğu hayaller buhar oldu uçtu. Hep hatalı saçimlerin adamı olarak kalacağını bir kere daha ispat etti. Şimdi artık bol bol rüyasında görür hükümeti kurma görevini aldığını. Yazık “kaçak, ben oraya adım atmam”dediği Beştepe Külliyesi’ne de gideceğini ima edip tükürdüğünü de yalamıştı oysa… Artık buna kim ne diyor, nasıl akıllar veriyorsa bu kez umutluydu da üstelik; “Sen görevi al, MHP ile ...

Devamını Oku »