Anasayfa / Ahmet Günaydın

Ahmet Günaydın

Ahmet Günaydın

Zavayid…

Bu kelime ‘Zaid’ kelimesinin çoğulu ‘Zevaid’ kelimesinden bozma bir kelime olduğunu düşünüyorum. Zavayid kelimesi son 15-20 gündür aile literatürümüze girmiş bir kelimedir. Arz edeyim. 2.5 senedir evimizde bizimle birlikte yaşayan kedimiz ‘Ponti’ evimize geldiğinden beri kendisini desturla sevdiren, tüm aile üyelerini tırmalayan, sebepsiz yere saldıran bir kediydi. Kendisinden korunmak için elimizin altında her zaman kolonya bulundurmak zorundaydık. Zira kolonya kokusundan ...

Devamını Oku »

Bursa Şehir’de Yazmak…

8-10 sene önce Bursa’da bir ‘Müzik Market’in sahibi arkadaşıma ‘Bağlama Dersi’ almak istediğimi söylemiştim. Bana, ‘Hocam, bağlama çalacaksın da ne olacak? Ustalar çalıp duruyor. Onları dinle, yorma kendini’ demişti. Onu dinlememiştim. Ve inatla öğrenmeye çalışmıştım. Hala da çalışıyorum. Çalabildiğim çok az parçayı çalmak bana büyük bir mutluluk veriyor. –Sadece çalacağım zaman çevremde usta olup olmadığına dikkat ediyorum– Kendim için çalıyorum. ...

Devamını Oku »

Öğretmen’in eğitilebiliritesi…

  “İyi bir öğretmen tatmin edici bir açıklama sunar; Büyük bir öğretmen ise huzursuzluk yaratır, rahatsızlık verir ve tartışmaya davet eder.” (Richard Sennett) “Muallim, gençlere bilmediklerini öğreten bir nakledici değildir. Bu iş, kitabın işidir, bilmediklerimiz kütüphanelerde bulunmaktadır. Muallim, genç ruhları bir örs üzerinde döverek işleyen bir demircidir. İlk tahsil çağlarından başlayarak, bilhassa edebiyat, felsefe, tarih gibi kültür derslerinin genci kâinat karşısında kendine mahsus görüşlere sahip, ...

Devamını Oku »

Sınav, Seviye Sınıfı ve Öğretmen Seçimi…

Geçen hafta sonu, sendikada Sevgili hocam Tahir Ak’ın çağrısı ile 4-5 saat süren bir çalıştay yaptık. TEOG sonrası sistem ile ilgili görüş alışverişinde bulunduk. Gerçi bize soran yok gibiydi, ama bu işin içinde olan uygulayıcılar olarak bizim de söyleyecek sözümüz vardı. ‘Nihat Doğan’ın TEOG’u konuştuğu bir ortamda bize söz düşer mi?’ diye sordu bir katılımcımız. Ama bi yine de belki ...

Devamını Oku »

Meal mi, Tahrif mi?

Geçen gün sosyal medyada George Orwell’in bir sözünü birçok arkadaşımın paylaştığını gördüm. Söz çok çarpıcıydı. Hele ki özgürlüğe vurgu yapan sözler daha çok paylaşılır hale gelmiştir. Şunu söylüyordu Orwell: “Bağlılık, düşünmemek demektir, düşünmeye gerek duymamak demektir. Bağlılık bilinçsizliktir.” George Orwell’in 1984 ve hayvan çiftliği kitaplarını okumuştum. Evet, bu kitaplarında körü körüne bağlılığı, kesin inançlıları, bağnazlığı işliyordu. Ama ‘salt (mücerred) bağlılığı’ ...

Devamını Oku »

Diyanetin Bütçesi Artırılsın!

Diyanetin bütçesi bir kesim tarafından her zaman sorun edilmiştir. O kesim ödedikleri vergilerin ‘Diyanete/ imamlara maaş olarak ödenmesini her zaman başa kakmıştır. Zaten ne yapıyorlar ki? demişlerdir. Günde sadece toplam 2 saat çalışıyorlarmış… Ne gerek var bu kadar para vermeye… İmam ve müezzinlerin maaşları öğretmenlerden ve birçok kamu görevlilerinin maaşından fazlaymış ve bir sürü palavere (gülücük) Geçenlerde çoğu yüksek tahsilli ...

Devamını Oku »

Teograsi…

  Dershaneler kapatıldıktan ve Teog sınav sistemi yürürlüğe girdikten sonra, dersine girdiğim 8. sınıflarda, ‘Test kitabı alacak mıyız’ diyen öğrencilere ve velilere şunu söylüyordum: benim dersimde gerek yok. ‘Bu sistem bilginizi değil, anlama ve yorumlama kabiliyetinizi ölçüyor. Test çözmek yerine kitap okumanız daha faydalı’ diyordum. Gerçekten sistem, öğrencinin okul dışında, dershanelere ve diğer para tuzaklarına için yem olmaması, vatandaşa ilave ...

Devamını Oku »

Cemaatlerarası Üst Kurul Oluşturulsun.

Geçenlerde mütedeyyin bir hemşerimiz kurban bayramından önce kendisinden bir islami cemaatten gelen insanların bir yurt adına kurban istediklerindeki verdiği tepkiyi anlatmıştı. Sert bir şekilde “Bana yurt deme” demiş. Bu tavrını ‘dinden ve dindi şeylerden korkar oldum’ diye yorumlamıştı. Birçok ailede olduğu gibi onun aile çevresinde de Fettöye bulaşmış, halen hapiste ve işini kaybetmiş insanlar vardı. Onlarca yıldır iman kurtarma mücadelesi/ ...

Devamını Oku »

Nasıl Müslümanlık Bu?(II)

Geçen haftaki yazımda MAK Danışmanlık’ın ‘Türkiye’de Toplumun Dine ve Dini Değerlere Bakışı’ araştırması üzerinde bazı değerlendirmeler yapmıştım. Araştırmanın tüm sorularına yerim kalmamıştı. Ayrıca bu araştırmada başka hangi soruların sorulabileceğine dair görüşlerimi söylememiştim. *Misal: Namaz ve Oruç ile ilgili soru sorulmasına rağmen, Zekât konusu ile ilgili hiçbir soru sorulmamıştı. Türkiye Dindarlığında Zekât ya da genel anlamda ‘İnfak’ Namaz veya Oruç kadar ...

Devamını Oku »

Nasıl Müslümanlık Bu?

  MAK Danişmanlık’ın haziran ayında yaptığı ‘Türkiye’de Toplumun Dine ve Dini Değerlere Bakışı’ araştırması geçen günlerde yayınlandı. 53 il, 154 ilçe ve 5400 kişi ile yüzyüze görüşmelerle yapılan bu araştırma hakkında yazmak istiyorum.   ‘Allah’ın varlığına, birliğine ve bizi yaratıp yaşattığına inanıyor musunuz?’ sorusuna ‘Allah’ın varlığına, birliğine, bizi yaratıp yaşattığına inanıyorum’ cevabı verenlerin oranı yüzde 86. Yani ‘Teist’ bir Allah ...

Devamını Oku »