Ahmet Günaydın

Ahmet Günaydın

Hayat Ne Kadar Uzun ?/!

“Yaşamak istemiyorum. Hayat uzun ve sıkıcı. Yoruldum” Bu sözler 12 yaşındaki 6. Sınıf öğrencim, Suriyeli Mahmud’a aittir. Bir ay kadar önce sınıfa girdiğimde, çocuklar: “Hocam, Mahmut ölmek istiyormuş” demişlerdi. Nedenini sorduğumda Mahmud yukarıdaki cümleleri söyledi. Ayrıca, yakınlarını/ sevdiklerini kaybetmeyi görmektense ölmeyi tercih ettiğini ekledi. Bir de namaz kıldığını, dua ettiğini, kötülük yapmadığını, şimdi ölürse cennete gidebileceğini düşündüğünü… söyledi. Biraz sohbet ...

Devamını Oku »

Seviyorsan Git Konuş Etyen!

  “Bugün birçok kişi Türkiye’nin büyük bir jeopolitik ‘oyunla’ karşı karşıya olduğuna, ülkenin Batı tarafından bölünmek istendiğine, Gülen darbesinin gerçekte bir ‘işgal’ girişimi olduğuna, çarenin ise ‘oyunu bozacak hamleden’ yani Batı’dan kopmaktan geçtiğine inanıyor. Her olaya Türkiye merkezli bakılıyor, ya birilerinin bize diz çöktürmeye çalıştığı, ya da bizim önümüzde diz çöktükleri şeklinde yorumlanıyor. Bu bir görüş veya düşünce değil inanç… ...

Devamını Oku »

Erdoğan olmasaydı…

  2008-2010’larda Fetocuların iyice gemi azıya aldıkları dönemlerdi. Sanal aleme yeni yeni alışıyorduk. Fetoya ve zihniyetine karşı beslediğim kadim ve derin husumet ile sanal medyada paylaşımlar yapıyordum. Şimdilerde youtube’tan  bir günah gibi kaldırdıkları vaaz videolarını paylaşıp tiye alıyordum. Şu anda kayıp/firari olduğunu bildiğim bir bürokrat abiden sürekli dostça uyarı ve temkin tavsiyesi alıyordum. ‘Seni karakollardan toplamak istemiyorum’ derdi. O abimiz ...

Devamını Oku »

Süleymancıların ateşi…

Yangın merdiveninin kapısının kilitli olması Süleymancı cemaatinin/ örgütünün kamplarına özgü bir defo değildir. Yangın merdivenleri bu ülkede sadece denetimde sorun çıkmasın diye yapılır. Emniyet kemerinin zımbırtısı ötmesin diye yuvasına aparat takan halkımın gözünde, yangın merdiveni gibi şeylerin ‘ya yangın çıkarsa’ ihtimaline karşı değil,  ‘nasılsa yangın çıkacağı yok, prosedür yerine gelsin’ kabilinden yapılan bir şey olarak gördüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu gibi ...

Devamını Oku »

Mataramdaki Kedi Yemi…

Bugün yazılabilecek birçok konu var idi: Avrupa parlamentosunun müzakereleri dondurma kararı. Yok hükmünde ve hayırlı bir karar saydığımdan yazmadım. Darısı diğer kulüplere… ‘Tecavüzcüleri affediyorlar’ yaygarası ile bilginin/haberin etiğine tecavüz eden epistemolojik ahlaksızlığa dair de yazabilirdim. ‘Ne yani sen tecavüzcüleri mi savunuyorsun’ der birisi de ağzımı bozdurur diye yazmadım. Bursa’nın tüm umumi helalarına varıncaya kadar afiş asan, şehrin nüfusunun 10 katı ...

Devamını Oku »

Biz vicdansız mıyız?

Bir iki hafta önce HDP’li elebaşların tutuklanmasını protesto etmek amacıyla Bursa-Arabayatağı, pazaryerinde il eş başkanının da katıldığı bir gösteri yapılmış idi. Gösteriye 10- 15 kişi katılmıştı. Ben de bunu sayfamda ‘Kitlesel gösteri’ olarak paylaşmış ve tiye almış idim. Bir buçuk yıl önceki seçimlerde milletvekili bile çıkarabilen bir örgütün Bursa’da böyle bir günde, en çok oy aldıkları bölgede dımdızlak kalmaları tabii ...

Devamını Oku »

Kaymakamın borcu var mıydı?

Ocak ayında, oğlu Sur’da şehid edilen Orhan Dilekçi’nin şehadet haberini ileten komutanın;  ‘Bir emriniz var mı’ sorusuna babasının verdiği cevabı okumuştuk: “Sur esnafına sorar mısınız, oğlumun herhangi birine borcu kaldıysa ödeyelim” Bu vakur insanın asil cevabı hepimizin yüreğini dağlamıştı. O gün şunu söylemiştim: “Böylesine asil bir insanın evladını öldürmenin bir bedeli olacak ve bunu yapanlar asla iflah olamayacaklar” İflah olamadılar ...

Devamını Oku »

Demokrasi Helvası…

‘Demokrasi batılıların acıktıklarında yedikleri helvadan bir puttur’ demiştim Mısır’da darbe yaptıklarında… Acıktıklarında yedikleri put sadece demokrasi değil aslında. ‘Batılı değerler’diye lanse edilen çoğulculuk, insan hakları, hümanizm… vs ne varsa tıkınıyorlar. Kendileri dünyanın geri kalan halklarına dayattıkları bu değerlere uymak için en ufak bir sorumluluk hissetmemektedirler. Çiftestandartçılığı/ iki yüzlülüğü/ münafıklığı (Mutaffifin) karakter olarak içselleştirdikleri için vicdan sesi duyacak durumda değillerdir. Çoğulculuğu ...

Devamını Oku »

Pasaklı ihanet

Her öğretim yılı sonunda dersine girdiğim sınıflarda öğrencilere; ‘Bu ders size ne kazandırdı, ne kaybettirdi yazın’ derim. Geçen yıl bir öğrencim şöyle yazmıştı: “Yere çöp atacak olduğum zaman sizi hatırlıyorum ve atmıyorum” dün girdiğim bir sınıfı tertemiz bulunca sordum: ‘diğer derslerden önce de temizliyor musunuz?’ Çocuklar, sadece benim dersimden önce temizlediklerini söylediler. Sonra onlarla vicdan üzerine epey bir konuştuk. Oturduğum ...

Devamını Oku »

Sakallı Köpek ve Domuzlar

“Kutsal olanı köpeklere vermeyin. İncilerinizi domuzların önüne atmayın. Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler.” der Hz. İsa… (Matta: 7/6)     İnci sözlükten paylaşmış Sedat Kaya: “…Kızılderililerin inancında Tanrılar sakallıydı ve denizden gelmişlerdi. Sakallı istilacıları görünce onları doğaüstü sandılar. Yüzerek selamladılar. Mısır, patates ikram ettiler. Atları, iş hayvanları, demir silahları yoktu. Ama kulaklarına ince altın süsler takıyorlardı. İşte ...

Devamını Oku »