Ahmet Günaydın

Ahmet Günaydın

Pasaklı ihanet

Her öğretim yılı sonunda dersine girdiğim sınıflarda öğrencilere; ‘Bu ders size ne kazandırdı, ne kaybettirdi yazın’ derim. Geçen yıl bir öğrencim şöyle yazmıştı: “Yere çöp atacak olduğum zaman sizi hatırlıyorum ve atmıyorum” dün girdiğim bir sınıfı tertemiz bulunca sordum: ‘diğer derslerden önce de temizliyor musunuz?’ Çocuklar, sadece benim dersimden önce temizlediklerini söylediler. Sonra onlarla vicdan üzerine epey bir konuştuk. Oturduğum ...

Devamını Oku »

Sakallı Köpek ve Domuzlar

“Kutsal olanı köpeklere vermeyin. İncilerinizi domuzların önüne atmayın. Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler.” der Hz. İsa… (Matta: 7/6)     İnci sözlükten paylaşmış Sedat Kaya: “…Kızılderililerin inancında Tanrılar sakallıydı ve denizden gelmişlerdi. Sakallı istilacıları görünce onları doğaüstü sandılar. Yüzerek selamladılar. Mısır, patates ikram ettiler. Atları, iş hayvanları, demir silahları yoktu. Ama kulaklarına ince altın süsler takıyorlardı. İşte ...

Devamını Oku »

Babaannem ‘Abdestli Kapitalist’ idi!

Babaannem her gün mutlaka Kur’an okurdu. Yazları işten güçten dolayı iki günde bir cüz’, kışları her gün bir cüz’ okurdu. Yılda en az 10 hatim indirirdi. Bazen bir yandan ezberinden okur, bir yandan da etrafı kolaçan ederdi. Namaz kılarken de sesini yükselterek bizi ya da kediyi azarlar, nizamat verirdi. Gerek aksatmadığı namazı, gerekse sürekli Kur’an okumasından dolayı, bizi Allah ile ...

Devamını Oku »

Camide ‘Dünya Kelamı’ konuşulur

Çocukluğumuzda izlediğimiz yabancı bir dizi vardı. ‘Küçük Ev’ Sonraki yıllarda sanırım Milli Gazetede o dizi hakkında ‘Hristiyanlık Propagandası yapılıyor’ diye bir yazı çıkmıştı. Sonradan Kanal-7’de de yayınlanmıştı da yeniden izlemiştik. Diziden benim aklımda kalan çok şey var. Bunlardan biri de kasabadaki kilisenin işlevselliğiydi. Kilise kasabadaki diğer binalardan daha konforlu değildi. Kasabalıların evleri kadar konforluydu en fazla. Kilise her türlü faaliyetin ...

Devamını Oku »

İmam-hatip tepesi…

6. Sınıfa kadar köyümde öğrenim gördükten sonra 7. Sınıfta ilçede öğrenimime devam ettim. İlçedeki Süleymancı yurdunda / Kur’an kursunda kalıyordum. Orada bir yıldan fazla kaldım. Kur’an okumayı Arapçayı klasik yöntemle epey ilerlettim. Hatta ‘Rabıta’ (Vazife) bile aldım. (ola ki ileride Fetöcü terör örgütü gibi bir de Sülocu terör örgütü peydah olursa beni de alsınlar diye ifşa ediyorum) Kursta bir yılı ...

Devamını Oku »

Zor zamanda susmak

“Hiçbir konuda görüş beyan etmeyen, şark kurnazlığıyla zor zamanda konuşmamayı ‘akademik ağırbaşlılık/olgunluk’ olarak yutturmaya çalışan, gerçek anlamda hayatında hiçbir uluslararası toplantıya katılmayan, risk almayı göze alamayan, otantik bir ‘Öteki’ ile yüzleşmeye cesaret edemeyen, yazdıklarını kendisi dahil hiç kimsenin görmek istemediği bir akademisyen tipi en makbul ve eşeğini en sağlam kazığa bağlamış akademisyendir. Böyle bir akademisyen ve onun yetiştireceği öğrencler her ...

Devamını Oku »

Pamuk İradeler Hakk’a

Bugün ana sayfamda karamsar paylaşımlar görüyorum. Yok Almanya, yok İngiltere, yok Ankara sefiri, yok Artvin’e gitmiş… vs Onlara: “Gerçek Müminler, İnsanlar kendilerine: “İnsanlar size karşı birleştiler. Onlardan korkmalısınız’ dediklerinde, bu onların ‘İman’larını (özgüvenlerini) arttıran ve ‘Hasbünallah ve ni’me-l-vekil’ (Allah bize yeter. O ne güzel bir vekildir) diyebilenlerdir” ayetini hatırlatıyorum. Siz Allah’a doğru seçimleriniz ve adımlarınızla yardım ettikçe O da sünnetini ...

Devamını Oku »

Hojam, sınıfta Ateist var!

Sanal alemde adı ‘Ateist’, ‘Deist’ ya da ‘Agnostik’ olan sayfalar var. Bazıları on binlerce takipçiye ulaşan bu sayfaların aslında isimlerinden başka bir farkı yok birbirlerinden. Bu sayfaların tek konuları Kur’an, Hadisler, İslam, Hz. Muhammed ve Müslümanlardır. Bir arkadaşım bunların aslında ‘Turan Dursun tipi Ateist’ olduklarını, başka başka bir arkadaşım ise bunların hiçbirinin ateist olmadığını, hepsinin aslında ‘Antiteist’ olduğunu söylemişti. Antiteizm ...

Devamını Oku »

İslamoğlu’nun ‘Papuç’u !

20-25 yıl önce yazdığı bir yazıda ‘Atatürk’ü Koruma Kanunu’na göre suç sayılan bir söz söylediğinden dolayı mahkum edilen Mustafa İslamoğlu, hatırladığım kadarıyla mahkumiyetinden sonra ve yine yanılmıyorsam ‘Selam’ gazetesinde yazdığı bir köşe yazısında şunları (yakın şeyler) söylemişti: “Hapiste yatmaktan daha fazla zoruma giden şey, hakkımda dava açan savcının Nur telebesi/ Fethullahi olduğunu öğrenmem idi” İslamoğlu hoca ile ilgili daha sonraki ...

Devamını Oku »

‘Ölüm Güzellemesi’

Geçen hafta bugün 50. doğum günümü idrak etmiştim. Rahmetli babamın yaşadığının iki katı kadar yaşamışım demektir. Çocukluğumdan beri babamın 25 civarı yaşlarda vefat etmiş olmasını dert ederdim. Evlenmiş, çoluk çocuk sahibi olmuş bir insanın daha uzun yaşaması gerekirmiş gibi düşünürdüm. Sonunda da ’25 yaşında da ölünebiliyormuş, öyle de oluyormuş’ der, geçerdim. Babamın babasının ve amcasının çok genç yaşta ölmüş olmasından ...

Devamını Oku »