Aydın Kılıç

Aydın Kılıç

Batının sömürü sopası: Siyasal Hristiyanlık

Dinler tarihçileri, bu günkü İncil’in, Hz. İsa’dan yarım asır sonra yazıldığını söylerler. Bu sıradan cümlenin anlamı şudur. Hristiyanlığın kutsal kitabı olarak kabul edilen İncil’in dikte ettiği Hristiyanlığın, Hristiyan azizleri tarafından sonradan uydurulduğu, İncil’in içeriği ile Hz. İsa’nın getirdiği gerçek dinin temel iddiaları arasında ciddi çelişkilerin olduğu anlamına gelir. Buradaki amacım gerçek Hristiyanlığı ya da bu günkü uydurma Hristiyanlığın doğruları ya ...

Devamını Oku »

Cinsel sapkınlık bir hak mıdır?

Kadına karşı şiddet tartışmalarının boyutları, mevcut olguların da sınırlarını aşarak, farklı yönlere evirilmeye başladı. Toplumsal bir sorun, kendi mecrasından çıkartılarak, ‘toplumsal cinsiyet’ düzlemine oturtulmaya başlandı. Konu; sosyolojik bir sorun olmaktan ziyade, cinsel sapkınlıkların da içinde yer aldığı, bir hak arayışının, küresel dava olarak tanımlanmaya başladığına tanık oluyoruz. Son yıllarda önce kadın çalışmaları ve arkasından da toplumsal cinsiyet konuları gündeme oturdu. ...

Devamını Oku »

İlk savaş kelimelerle başladı

Kelimeler, kimlik ve kişiliğin göstergesi. Eğer kimlik ve kişiliği bozmak istiyorsanız, kelimelerle işe başlayabilirsiniz. Kelimeler deyip geçmemek gerekir. Sevgiler, dostluklar, kinler, nefretler, tasalar kaygılar, hep kelimelerle dile getirilir. Fikirler, bilimsel çalışmalar, ekonomiler, siyaset, sanat ve ideolojiler, din, dinin inanç ve ibadet esasları da yine kelimelerle dile getirilir. Sözü şuraya getirmek istiyorum. Tarihi ve tarihi olanı, tarihi figürleri, tarihi olayları; istediğiniz ...

Devamını Oku »

Bu kafa sanatçı kafası değil…

Sanatçı; içinde yaşadığı toplumun sahip olduğu güzellikleri; sanatı, estetiği, hakikati ortaya çıkarmak gibi bir sorumluluğu vardır. Kendi ülkesinin kutsallarıyla, kendi insanının inanç, kültür ve medeniyet değerleriyle çatışan sanatçılar, olsa olsa hokkabaz ya da militan olabilirler. Kendi ülkesinin, insanı ve değerleriyle barışık olanlar, öldükten sonra da sanatlarıyla yaşarlar. Arkalarından hayırla anılırlar.  Böyle tiplerin kaç tanesini hatırlıyor ya da anıyoruz, bugün. Tiyatrocusundan ...

Devamını Oku »

Aynı kötü tecrübeyi yaşamayalım…

31 Mart yerel seçimleri yaklaşmaya başlayınca, AK Partiye akıl verenlerin sayılarında kayda değer artışlar olduğu gözden kaçmıyor, tıpkı önceki seçimlerde olduğu gibi. Realiteyi okumak yerine, görmek istediklerini vakıa gibi gösteriyorlar, bu akıl hocaları. Sözün gelimi, Ankara için yapılan bir anketten, bu anketin sonucundan ve sonuçların, Başkan Erdoğan’a yanlış aktarıldığından söz eden haberler, köşe yazıları ve gazete sayfalarında yer alıyor. Daha ...

Devamını Oku »

Bu ülkeye dair ne varsa…

Hem geçmişte hem de şimdilerde; tarihi, sosyal, siyasal, dini, kültürel, bilimsel, uluslar arası ilişkiler olmak üzere, bütün bu alanlarda ne kazandıysak, hepsine hayır dediler. Sadece hayır demekle kalmadılar, her seferinde Batı ile ve batıcılarla iş tutmayı yeğlediler. Ülke ve ülke insanı, neyi kaybederse kaybetsin ama kendileri kazanmalıydılar. Bu fosil kafa, hala devam etmektedir. Ana Muhalefet Partisi’nin; bu ülke insanının geleceğine ...

Devamını Oku »

Ahlak ve din ne, hukuk ne işe yarar?

07.12.2018 Klasik eğitim sistemimizde, çocuklara belletilen ilk cümle, dinim İslam, kitabım Kur’an, peygamberim Hz. Muhammed (sas), milletim Hz. İbrahim milleti, şeklindeki özlü cümleydi. Bunu öğretmekle kalmazlar aynı zamanda gündelik hayatlarımızda, öğretilen bu bilgilerin pratiğe nasıl yansıtılacağını da öğretiyorlardı. Sözün gelimi; bir esnafsan asla ihtikar yapmayacaksın, fahiş fiyatla mal satmayacaksın, hakkın olan kârın fazlasına tevessül etmeyeceksin, konuştuğunda yalan söylemeyeceksin, komşunun malını ...

Devamını Oku »

Kadına şiddet mi, ailenin çöküşü mü?

Seküler toplumun buhranlarını ‘kadına şiddet’ mottosu üzerinden okumaya çalışmak sonuç getirir mi, bu konuda pek emin değilim. Aslında; seküler kapitalist toplumlarda, hayatın tüm alanlarında ucuz iş gücü ve sermaye olarak kullanılan kadının statüsüne itiraz ederek işe başlanabilir. Kadına yapılan şiddet ile eşlerin aile içindeki görev ve sorumlulukları arasında bir ilişkinin olduğunu görmek gerekir. Aslına bakacak olursanız; daha işin başında, problemin ...

Devamını Oku »

24 Kasımlar ve öğretmen sorunu

Ülke insanının tamamına dokunan bir alan varsa, hiç kuşkusuz o da eğitim-öğretim alanıdır. Bu alanın en önemli sorununun birincisi öğretmen unsuru ise ikincisi, eğitim- öğretim programlarının içeriği olduğunu söylemek mümkün. Bu alanların her birisinin üzerinde ayrı ayrı durmak gerekir. Ancak biz işin biraz da güncel yönüne vurgu yapmakla yetineceğiz. 24 Kasımlarda, içi boş, tarihsel ve düşünsel temelden tamamen kopuk ve ...

Devamını Oku »

Şimdi toplumu yeniden inşa zamanı…

Oldum olası topu taça atarak, suçu hep başkalarında aramayı, neredeyse bir düşünce biçimi haline getirdik. Çünkü; suçu başka yerde aramak ve eleştirmek, en kolay en pespaye yoldur. Karşılaşılan problemlerin çözümünün nasıl olacağı konusunda; tarihi ve dini kaynaklarda yığınlarca örnek bulabiliriz. Şimdilerde bir araya gelen dostların en fazla konuştukları konular var. Toplumdaki ahlaki tefessühten tutunuz da siyasetin kokuşmuşluğuna, yeni neslin ahlaksızlığından, ...

Devamını Oku »