Aydın Kılıç

Aydın Kılıç

Ahlak ve din ne, hukuk ne işe yarar?

07.12.2018 Klasik eğitim sistemimizde, çocuklara belletilen ilk cümle, dinim İslam, kitabım Kur’an, peygamberim Hz. Muhammed (sas), milletim Hz. İbrahim milleti, şeklindeki özlü cümleydi. Bunu öğretmekle kalmazlar aynı zamanda gündelik hayatlarımızda, öğretilen bu bilgilerin pratiğe nasıl yansıtılacağını da öğretiyorlardı. Sözün gelimi; bir esnafsan asla ihtikar yapmayacaksın, fahiş fiyatla mal satmayacaksın, hakkın olan kârın fazlasına tevessül etmeyeceksin, konuştuğunda yalan söylemeyeceksin, komşunun malını ...

Devamını Oku »

Kadına şiddet mi, ailenin çöküşü mü?

Seküler toplumun buhranlarını ‘kadına şiddet’ mottosu üzerinden okumaya çalışmak sonuç getirir mi, bu konuda pek emin değilim. Aslında; seküler kapitalist toplumlarda, hayatın tüm alanlarında ucuz iş gücü ve sermaye olarak kullanılan kadının statüsüne itiraz ederek işe başlanabilir. Kadına yapılan şiddet ile eşlerin aile içindeki görev ve sorumlulukları arasında bir ilişkinin olduğunu görmek gerekir. Aslına bakacak olursanız; daha işin başında, problemin ...

Devamını Oku »

24 Kasımlar ve öğretmen sorunu

Ülke insanının tamamına dokunan bir alan varsa, hiç kuşkusuz o da eğitim-öğretim alanıdır. Bu alanın en önemli sorununun birincisi öğretmen unsuru ise ikincisi, eğitim- öğretim programlarının içeriği olduğunu söylemek mümkün. Bu alanların her birisinin üzerinde ayrı ayrı durmak gerekir. Ancak biz işin biraz da güncel yönüne vurgu yapmakla yetineceğiz. 24 Kasımlarda, içi boş, tarihsel ve düşünsel temelden tamamen kopuk ve ...

Devamını Oku »

Şimdi toplumu yeniden inşa zamanı…

Oldum olası topu taça atarak, suçu hep başkalarında aramayı, neredeyse bir düşünce biçimi haline getirdik. Çünkü; suçu başka yerde aramak ve eleştirmek, en kolay en pespaye yoldur. Karşılaşılan problemlerin çözümünün nasıl olacağı konusunda; tarihi ve dini kaynaklarda yığınlarca örnek bulabiliriz. Şimdilerde bir araya gelen dostların en fazla konuştukları konular var. Toplumdaki ahlaki tefessühten tutunuz da siyasetin kokuşmuşluğuna, yeni neslin ahlaksızlığından, ...

Devamını Oku »

Cumhuriyet kutlamalarının iki yüzü

İkibinli yılların başına kadar, Cumhuriyet’in ilanının yıl dönümleri için yapılan kutlamaları izlerken, içimiz acırdı. Cumhuriyetin faziletlerini övmek için söylenen her söz, ruh dünyamıza indirilen bir darbe gibiydi. Söz gelimi; kadının özgürlüğü deyince, Müslüman kadının çarşafını yırtmak olarak sembolize ediyorlardı. M.Kemal’i övmek için; tarihe ve tarihi şahsiyetlere hakareti, cumhuriyet bayramını kutlama olarak kabul ediyorlardı. Dahası; kendilerini Cumhuriyetin elitleri olarak konumlandırıyorlar, kutlamaları ...

Devamını Oku »

Cumhuriyet nasıl kutlanırmış, bildiniz mi?

Belediye başkanlarının görevleri arasında, illaki bir kadın şarkıcı getirip, konser adı altında meydan yerine çıkmak var mı bilmiyorum. Eğer varsa (!) bu gereksinim çok daha farklı biçimlerde yapılabilir sanırım.  Cumhuriyetin kutlanmasına kimsenin diyeceği olamaz. Ancak bizim derdimiz zaten bu değil. Kaldı ki, Cumhuriyetin ilk yıllarında, Müslüman kadını çağdaşlaştırmak adına, güzellik yarışmaları, defileler ve benzeri etkinliklerle aynı şeyleri yaptıkları, hatta bu ...

Devamını Oku »

Şimdi sıra Diyanet’te

Cumhuriyet tarihinin başından beri; din, hep bir mesele olarak gündemin birinci sırasında yer aldı. Verili sistemin egemenleri, her şeyin sahibinin kendileri olduğunu, dolayısıyla kendileri neye ne kadar izin verirlerse, o kadarının yapılabileceğini dikte ediyorlardı. Dini alan da bu baskıdan kurtulmuş değildi. Hatta denilebilir ki, İslam dininin hep bir mesele olarak kalmasının asıl nedeni, dini alan üzerindeki jakobenizm etkisidir. Modernite adına, ...

Devamını Oku »

Bozbey’in sırrı ve mahalle kaçkınları

CHP Bozbey’den vazgeçmiyor. Eğer ikna edebilirse, Büyükşehir’e adaylık için hazırlayacaklar. Anlaşılan o ki Kılıçdaroğlu, Bozbey’in Büyükşehir adaylığı konusuyla yakından ilgileniyor. Ancak ciddi bir problem ve anlaşılır bir risk var ortada. Eğer Bozbey’le birlikte, CHP, Büyükşehir’i alma konusunda bir ışık görebilirse, bu konu sıcak tartışmalara neden olabilir. Ancak; konuşulanlardan ve Bozbey’in tavrından anlaşılan o ki; pek bir ışık görünmüyor. Tabi bu ...

Devamını Oku »

Davul ve tokmak…

2000’lerin başından beri, siyaset alanı; görünen ve görünmeyen ciddi çatışmalara ve mücadelelere sahne oldu. Statükoyla değişim, vesayetle bağımsızlık, bölgesel ve küresel aktör olmayla, dünyayı Ankara’dan ibaret sananların mücadelesi bu. 2002 Kasım seçimlerinden sonra ipi göğüsleyen AK Parti, bu sorunları kucağında buldu. Bu başarıyı hazmedemeyen askerî ve sivil vesayet, 2010’lara kadar, varlıklarını devam ettirmenin canhıraş mücadelesini vermeyi sürdürdüler, belki hala da ...

Devamını Oku »

Sayın Başkan, kitapların üzerine oturulmaz….

Kitapların üzerine oturarak, kitap okumanın mantığını, anlaşılır bir dille anlatacak varsa, dinlemeye hazırız. Hem kitapların en tepesine oturtacaksınız çocuğu, hem de o çocuktan, okumasını, okuduğunu hayata geçirmesini bekleyeceksiniz. Üzerine oturduğu kitabı, okumaya değer bulacak mı bu çocuk? Hadi buldu diyelim, üzerine oturacak kadar değersiz bulduğu kitaptan hangi değer yargısını öğrenip, topluma faydalı bir insan olacak!… Kitabın kapağı açılmadan, içinde yazılanlara ...

Devamını Oku »