Anasayfa / Aydın Kılıç (page 3)

Aydın Kılıç

Aydın Kılıç

Beyrut demiştik ya…

Sömürü, gözyaşı, hıçkırık ve kurukafalar üzerine bina edilmiş devletlerin ve siyasal iktidarların uzun süre yaşayamadıklarını, tarih bize açıklıyor. Bu durum, günümüz için de geçerli. Hatta diyebilirim ki, günümüz dünyasında, bu tür devletlerin daha kısa ömürlü olduğunu söylemek mümkün. Nedenleri oldukça fazla. Kaç zamandır, İslam coğrafyasına kan kusturanlar, kan ve gözyaşı akıtan Batılı sömürgeci emperyalistlerin, yaptıklarının, kendilerini vurmaya başladığı, yavaş yavaş ...

Devamını Oku »

 Beyrut’tan bakınca….

Kendi topraklarımızı gezince; bu coğrafyanın, Osmanlı misyonuna ne kadar ihtiyacı olduğunu, çok daha iyi anlıyor, insan. Osmanlının yıkılışından sonra, tespih taneleri gibi savrulan Müslümanların yaşadığı toprakların, her türlü tehdit ve tehlikeye açık hale geldiğini fark edebiliyoruz. Bölgemizde yaşanan son olaylar, bu kanaati daha da kuvvetlendiriyor. Lübnan’ın savaş yıllarını hatırlamak için zihnimi yokluyorum. Özelikle savaş yıllarında; TRT kanallarının bile ‘Solcu Müslüman ...

Devamını Oku »

Merdiven altı düşünceler…

Türkiye’de; en kolay konuşulan, eleştirilen, hatta aşağılanan bir alan olarak görülür, dini saha. Ne var ki, bu sahada konuşanların çoğu, alana ilişkin bilgisi olmadan, magazinsel yaklaşım içinde olmaları, ciddi sorunları da beraberinde getirmektedir. Toplumun herhangi bir sosyal kesiminde, kendisine bir yer bulamamış tipler, sanki eleştirdiği konularda derinlemesine araştırma yapmış ta gördüğü yanlışlık ve terslikleri paylaşıyormuş havasına giriyor. İslam, elbette kimsenin ...

Devamını Oku »

 Yerlilik, Millilik, Ecnebilik…

Bu coğrafyanın çocuğu olmasına rağmen, aidiyet problemi yaşayan tiplerden çok çektik, hala da çekmekteyiz. Belki de en önemli problemlerimizden birisidir, aidiyet problemi. Gövdesi Anadolu coğrafyasında, ama kafasını batıya kiraya vermiş tipler, kendilerine biçilen rol dolayısıyla, işgallere karşı hep ecnebilerle iş tutmuşlar, bunu da modernite ve çağdaşlık adına yapmışlardır. Problemlerimizin ana kaynağı bu olsa gerek. Bu üç kavramın politik karşılığı ve ...

Devamını Oku »

”Şecaat arz ederken Merd-i Kıpti, sirkatin söyler.”

İnanmanın da inkârın da bir namusu vardır. İnanmak bir hak olduğu gibi inkârın da bir hak olduğunu biliriz. İnanan inandığını yaşama hakkı olduğu gibi, inkârcının da inkârcılığını sürdürmesi hakkı vardır. Dini alan, inanç alanı olduğu gibi aynı zaman da bilme, düşünme ve akıl yürütüme alanıdır. Aklı sonuna kadar kullanmak, dini bir emir olarak kaynaklarda yer almıştır. Özellikle İslam dininin kaynakları, ...

Devamını Oku »

Bayramlar ağlar mı?

Bayram, adı üstünde; sevinç demek paylaşım demek. Dostlukların arttırıldığı, kırgınlıkların yok edildiği, toplumsal dayanışmanın zirveye ulaştığı günler demek. Bütün dünya Müslümanlarının aynı duyguları paylaştığı, kalplerinin aynı hassasiyetlerle attığı anları ifade eder, bayramlar. Yıllar var ki bu ruh halini yakalayamaz olduk. Uzaklarda da olsa duyduğumuz her çığlık, izlemekle yetindiğimiz her gözyaşı, bu sevinçlerimizi, bayram neşemizi hüzne dönüştürmektedir. Uzun asırlar boyu, insanlığa; ...

Devamını Oku »

 Onlar, dün de böyleydi

‘Geçmiş geleceğe, suyun suya benzediği gibi benzer.’ der, ünlü İslam düşünürü İbn Haldun. Özellikle bizim tarihimiz açısından bakılınca, cuk diye yerine oturmaktadır, bu söz. Cumhuriyet tarihi meraklılarından, özellikle, milli mücadele yıllarını okurken, yürekleri sızlamayan var mı, bilmiyorum. Koca cihan devletini talan ettikten sonra, ellerinde kalan küçücük toprak parçasını kurtarmak için ülkenin tüm değerlerini peşkeş çektiler, güya bağımsızlık adına. Anadolu topraklarını ...

Devamını Oku »

Yorgunluk değil…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; “Teşkilatlarda metal yorgunluğu görüyorum” açıklamasının, birileri; mal bulmuş mağribi gibi hemen üzerine atladılar. Konuya ilişkin kalem oynatanların, AK Parti’ye, onun davasına olan anakronik bakışlarını görmek mümkün. Yazar çizere ve söylenen sözlere bakılırsa, Cumhurbaşkanının bu sözünden sonra, parti teşkilatlarında, geniş çaplı tasfiyelerin başlayacağı beklentisi içine girdikleri anlaşılıyor. Bunu, bir de şöyle okumak mümkün; 15 yıllık iktidarında artık çok yıprandı, ...

Devamını Oku »

Arkaik politik figür devri bitti

Cumhuriyet tarihine ilgi duyan ve iyi bir inceleme yapanlar, ilk başlarda politik sahnenin siyasi figürleri, burunlarından kıl aldırmayan nasıl bir tip olduklarını iyi bilirler. Onlara göre; Anadolu insanı terbiye edilmesi gereken zavallı varlıklardı. Çünkü kendileri üstün ve ayrıcalıklı insanlardı. Ülkeyi güya kendileri kurmuşlardı, dolayısıyla her şeye onlar layıktı. Anadolu insanına; ‘vergi vermek,’‘askere çağrıldığı zaman silahaltına girmek’ bir de; efendiler olarak ...

Devamını Oku »

Ak Parti asıl ruhunu yakalayabilecek mi?

  Ülke insanının yarım asrı aşkın zamandan beri içinde sakladığı özlemleri, 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra, iktidarı göğüsleyen Ak Parti iktidarıyla birlikte, bu özlemler, tarihi bir ümide dönüşmeye başladı. Ak Parti’nin ilk iktidar dönemi, toplum içinde ciddi bir sinerji oluşturmaya, ümitler gerçeğe dönüşmeye başlamıştı. Bu dönemde; cumhuriyet tarihi boyunca görülmedik boyutta, devrim niteliğinde icraatlar gerçekleştirdi. Bu icraatlar yapılırken, siyaset vitrinine ...

Devamını Oku »