Aydın Kılıç

Aydın Kılıç

Şeytanın askerleri…

Okuryazar da olsalar, dünyaya sadece bacaklarının arasından bakınca, gördükleri manzara da ona benzemektedir. Yazdıkları, çizdikleri, dünyaya bakışları yahut başka insanlara empoze etmeye çalıştıkları düşünceler de yine aynı türdendir. Yazdıkları kitapları, yayın yaptıkları televizyonları, yayınladıkları gazeteleri, sadece ve yalnızca cinselliği ön plana çıkarmakta, sanki hayatın tamamı cinsellikten ibaretmiş gibi davranmaktadırlar. Yayınlarında; bir taraftan gayri meşru hayatı, hayatın asıl gayesiymiş gibi gösterirken, ...

Devamını Oku »

Oysa, aslı medenileşmek…

  Şehirler, bir ülkenin; dışa bakan görkemi, içe bakan barış ve mutluluğun sembolleri olmalı, değil mi? Ama ne yazık ki, medineleşme ya da medenileşmeyi bırakıp, nesebi gayri sahih batı modernitesinin peşine takılmaya başlayalı beri, şehirlerimiz, hem yağmalandı hem öksüz kaldı. Medenileşmeye; sadece köyden kopup, kentlerin beton duvarları arasındaki zindanlara girme anlamı yüklemeye başlayalı beri, hala yüzümüz gülmedi. Sonra; kentlerin yönetim ...

Devamını Oku »

Bu projeleri kimler yürütecek?

  Eğitim konusunun, toplumun bütün kesimlerini, doğrudan veya dolaylı ilgilendirdiğinde kuşku yoktur. Öyleyse, eğitim sisteminin bütün paydaşları konusunda fikir yürütmek, ciddi bir iştir. Konu hakkında düşünenler, eğitim sisteminin bozukluğundan, genel bütçeden ayrılan payın azlığından söz ederler. Ancak her nedense, eğitimi ve eğitimle ilgili projeleri yürütecek olan öğretmenden yeteri kadar bahsetmezler. Oysa bu konuya ilişkin asıl mesele, öğretmen ve öğretmenin niteliği ...

Devamını Oku »

Demokrasicilik oyunu…

Türkiye üzerinde hesapları olan herkes kullandı, demokrasiyi. Nasıl bir şeyse şu demokrasi; kendi çirkin emellerini, siyasi düşüncelerini, dünya görüşünü, emperyal emellerini gerçekleştirmek ya da kamufle etmek için, yerlisi yabancısı demokrasiyi kullandılar. 12 Eylül darbesi, 28 Şubat postmodern darbesi, hatta darbelerin anası olarak kabul edilen 27 Mayıs darbesi de demokrasi adına yapıldı. Yıllardan beri; Türkiye’yi tarihi, dini ve kültürel bağlarından uzak ...

Devamını Oku »

Dedeleri de böyleydi…

Onların dedeleri, bu coğrafyanın önemini hiç kavrayamadılar ya da kavramak istemediler. Kendileri de öyle. Bu coğrafyada yaşamanın bir bedeli olduğunu, bu tipler anlamasalar, görmezlikten gelseler de Anadolu insanı çok iyi bilmektedirler. Bu ülke, ne zaman ki, kendi geleceğine kast edenlere karşı harekete geçtiyse, atını itini nallayan yollara koyularak, engellemek ve itibarsızlaştırmak için her yolu denediler, denemeye devam ediyorlar. Şimdilerde ‘Zeytin ...

Devamını Oku »

Ahlaksızlığın tetikçileri…

Osmanlının tasfiyesinden sonra, Çanakkale’de ve Milli Mücadele yıllarında, ülkemizi işgal etmeye güç yetiremeyen emperyalistler, kaleyi içten fethetmek için, her türlü meşru ve gayri meşru araçları kullandılar. Böylece, silahla işgal edemediği toprakları; dini, tarihi, kültürel ve ahlaki yapıyı ifsad ederek emellerine ulaşmaya çalıştılar, çalışıyorlar. Dinler, geliş gayeleri bakımından, insanlara ve toplumlara manevi bir dinginlik vermek, ahlaklı, dürüst, barış ve mutlu bir ...

Devamını Oku »

Bir eylem adamı Mehmet Akif İnan

  6 Ocak 2000’de, hakkın rahmetine uğurladık. Mehmet Akif İnan hakkında söz söylemek önemli bir iş. Onun, edebi ve düşünen kişiliği yanında, eylem adamı olması yönünü de bir bütün olarak ele almak, daha da önemli. Aslında bu, 90’lı yılları analiz etmek anlamına da gelmektedir. Toplumları harekete geçiren, ayağa kaldıran, o toplumun aydınları olduğu konusunda şüphe yoktur. Bununla birlikte aydınların, böyle ...

Devamını Oku »

Yahudi idealine adım adım…

Coğrafyamızda bulunan ülkelerde; anarşi, terör ve ayaklanmalar çıkartılmasının, emperyalist ülkeler ve bu ülkelerin bölgemizdeki ileri karakolu olan İsrail için farklı anlam ifade etse de son tahlilde, varılmak istenen nokta aynıdır. Osmanlının tasfiye süreci ve sonrasında yaşanmış olayların arkasında İngilizlerin olduğunu, elimizde bulunan bilgi kaynaklarından kolayca ulaşabiliyoruz. Bugün, kan gölüne çevrilen Suriye ve Irak’ın sınırlarının; 9-16 Mayıs 1916 tarihlerinde mektup teatisiyle ...

Devamını Oku »

Eski bir Mercedes!

Kin ve düşmanlık demeyeceğim ama belki kıskançlığın, insanı nasıl savurduğuna tanık oluyoruz. Özellikle; 28 Şubatçıların tekrar yargılanacağı durumu ortaya çıkmasından sonra, konu etrafında yapılan konuşmalar, oldukça ilgi çekici. Refah-Yol hükümetine karşı; atını, itini nallayarak sokağa çıkanlar, şimdilerde, müthiş derecede Erbakancı oldular ya, bizim bir kısım kardeşlerimiz, bu tiplerin sözlerini, övünç vesilesi yapıyorlar. Bu, oldukça rahatsız edici bir durum. Bizim, Erbakan ...

Devamını Oku »

Bu çocuklar, hangi tür eğitimin ürünü!

Cumhuriyet döneminde; eğitimin hedefi açıkça ortaya konmuştu. Yeni bir insan tipi yetiştirilecekti. Tüm gerici düşüncelerden sterilize edilmiş bir nesil hedeflenmişti. Bu nesil, dini ve ahlakı tüm değerlerden arındırılmış(!) olması gerekiyordu. Verili siyasal sistem, kendisine rakip olacak tüm direnç noktalarını kırmalıydı. Bunun için; modern, çağdaş, seküler, ilerici, çağın gerilerinde kalmış düşünceler(!)den kurtarılmış bir insan tipi yetiştirilecekti, hedef buydu. Hatta bunun için ...

Devamını Oku »