Anasayfa / Habil Bildirici

Habil Bildirici

Habil Bildirici

Şehrin Vicdanı/Şehre Veda

‘Her başlangıcın ilki zordur. Her yazının ilk cümleleri bir o kadar daha zor. Ne ki / nasıl ki şehirde yaşamaya hüküm giymişiz, kadim bir yolculuğun, çabanın, kavganın da ortasındayız demektir.’ ‘Şehir Şahitliği’ni, temel bir bilinç gerektiren hayati bir sorumluluk olarak gören biri olarak, 10. Mart.2015 tarihinde, yukarıdaki cümlelerle başlamışım ŞEHİR’ de yazmaya. ‘Şehir Şahitliği’ temel bir bilinç gerektiren hayati ve ...

Devamını Oku »

Şehri Kimler Yönetiyor: WHO GOVERNS?

Kimi belediye başkanlarının istifa etme sürecine bağlı olarak belediyelerin gündem olması bence çok hayırlı olmuştur. Bu süreç belediye yönetimlerine, yönetme biçimlerine ve belediyelerin hizmet alanlarındaki uygulamalarının masaya yatırılmasına ve bu sayede, kendi şehrine duyarlı olan insanların talep ve şikâyetlerinin ‘anlam’ kazanmasına vesile olmuştur. Bu bağlamda Şehri kim/lerin yönettiğine dair 23 Mart 2015 de yazdığım yazıyı, güncelliğine binaen tekrar sizlerle paylaşmak ...

Devamını Oku »

Tebaa ve İtizalciler

Bu yazıya Ali Şeriati ile başlamak istedim. Merhum meclislerden meclislere koşuşturuyor ve en zor zamanlarda sözünü söylemenin sorumluluğuyla ‘dilini eğip bükmüyordu’. Toplantılardan birinde  -‘hep böyle konuşuyorsunuz, biraz da bizi rahatlatacak şeyler söyleseniz’ denildiğinde tarihi cevabını şöyle ifade etmiştir. ‘Ben sizi rahatlatmaya değil, rahatsız etmeye geldim. Ben esrar ve eroin miyim ki sizi rahatlatayım?’ O da az çile çekmedi. O da ...

Devamını Oku »

Coğrafya kader/ ahlak bilinçtir

Toplumları, medeniyeti, devleti ve iktidar olgusunu; tarih, toplum, iktisat ve coğrafya üzerinden çözümlemeye dair yaklaşımları ile sosyoloji alanında tarihe damga vuran ve 14 yy şartlarında ‘coğrafya kaderdir’ sözüne imza atan İbn-i Haldun’un, Asabiye kavramının temel belirleyici olarak gördüğü “Devlet” yapılanmasına dair üç aşamadan bahseder. Bu aşamaları önemine binaen, genelde Ortadoğu coğrafyası üzerinden, özelde ise içinde bulunduğumuz güncel sorunlar üzerinden yeniden ...

Devamını Oku »

Nepotizmin özel kalem halleri

Haklar, fırsatlar, imkânlar maalesef sadece sorularla çalınmıyor bu ülkede. Bir şeyi haksız yere elde etmenin bir türü de yöntemi ne olursa olsun ‘çalma’ eylemidir. Çalmak,  başkasına ait olan veya başkasının da hakkı olan şeyi kendi kullanım ve tasarrufuna geçirmektir bir bakıma. TDK ya göre ise ‘Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak” anlamı taşıyor. Her durumda da kişinin hakkı ve ...

Devamını Oku »

Özeleştiri aynaları

“İnançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden olma! (Muhammed Esed Rum suresi 32) Onlar ki; dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olmuşlardır. Her zümre kendi yanında olanla sevinir durur.(ibni Kesir aynı ayet) Karşıt görüşlü iki bilge, bir gün kıyasıya bir tartışmaya tutuşurlar. Her biri karşısındakinin ne ölçüde yanlış, kendinin ne çok doğru olduğunu kanıtlamaya, ...

Devamını Oku »

YOKSULLUK İÇİMİZDE

Metal/mental yorgunluk mevzuunda nerdeyse söylenmedik bir şey kalmadı. Ancak ne metal ne de mental yorgunluğa bir çareye dönüşmedi. Metal ve mental yorgunluğu, bir ‘sorumluluk bilinci’ bağlamında ele alacak olursak, insanın kadim serüveni içinde hep ‘güncel’ bir mesel olduğunu görebiliriz. İnsanın kendine, topluma ve Tanrı’ya verdiği söz/sözleşme şartlarına uymakta zihnen ve bedenen gösterdiği bilinçli/bilinçsiz bir tutumun, vazgeçişin, terk edişin, yoldan çıkışın ...

Devamını Oku »

YAKAZA ŞİİRLEMESİ

Değerli okurlar müsaadenizle, bu günkü köşemi bir şiirimden bir kesit paylaşarak değerlendirmeyi tercih ettim. Yapış yakama yakaza Sorgula Şehirbaz sihirbazları Tamahkar tacirleri, efendileri, zorbaları Hep kendine yontan insanları unutma Yontulmuş yalanlarını put yapanları da Sonra gel, akabe biatlarıyla gel yakaza Vedud alfabelerle Mushaftan sahih kelimelerle Mil çekilmiş mektuplarla gel Modern Moğol yasalarından hicret ederek Yedi gencin masumiyet mağarasından gel. Gel ...

Devamını Oku »

Memur-Sen Sendika mıdır ?

Bu soruya verilecek ilk cevap ‘yasa’ gereğince ‘evet’ olacaktır. Ancak, bu soruya Ziya Paşa’nın meşhur, ‘ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde’ dizeleri üzerinden bir cevap vermek istersek, MEMUR-SEN’in sendikalığı ve sendikacılığı, son sözleşme performansıyla daha çok ‘laf’ta kalıyor sanki. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca hazırlanan Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin 2017 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğe ...

Devamını Oku »

Adalet Erdemi

Adalet duygusunun, insanların/insanlığın varoluşsal ve vazgeçilemez bir değeri olduğu bilinir. Ontolojik bir değer olarak ‘adalet’ insan tekinin toplumsal yaşam içerisinde belki de en çok aradığı ve beklentisi içinde olduğu fıtri bir gerekliliktir. Eşyanın yerli yerine konulması, bir şeyin ancak ‘adalet’ üzere olursa eksiklikten kurtulup tamam olacağı, toplumsal yaşamın ancak ‘adalet’ ilişkileriyle huzur bulacağı ve ancak ‘adalet’ üzere oluşturulmuş hukuki formlarla ...

Devamını Oku »