Anasayfa / İlyas Ermiş

İlyas Ermiş

Bana felsefe yapma

Felsefenin / felsefi düşüncenin şehrin bağrından çıktığını, yani şehirli olduğunu / şehrin çocuğu olduğunu söylemekte bir beis olmasa gerek. Buradan yola çıkılarak bir şehir tanımı yapılacak olursa şayet, şehir için felsefi düşüncenin kendine bir yaşam alanı / bir ifade alanı bulduğu yerlerdir denilebilir pekâlâ. Çünkü şehirler, bir anlamda felsefenin doğup gelişmesine / şekillenmesine / serpilmesine zemin oluşturan mekânlardır aynı zamanda. ...

Devamını Oku »

Kent hakkı da ne demek oluyor

“Kaldırım taşlarının altında kumsal var” “Kent hakkı bir haykırış ve bir taleptir”   Bu sloganlar, 1968 olaylarının meşhur sloganlarıdır. Fransa’da öğrencilerin eylemlerde sıklıkla seslendirdikleri / dillendirdikleri sloganlar yani. Gençlerin eylemlerde dillendirdikleri / kullandıkları başka sloganlar da vardır elbette. Ancak o günden bu güne akıllarda kalan ve en çok bilinenleri bunlardır denilebilir. Bu sloganlar kendi içinde antikapitalizmi de barındıran sloganlardır aynı ...

Devamını Oku »

Haberiniz olsun birileri bizi gözetliyor

Bugün itibariyle medya, olgusal olarak da / kavramsal olarak da salt habere yönelik üretim yapan radyo, televizyon ve matbuattan ibaret değil. Medya olgusu ya da medya kavramı içinde değerlendirilen araçlar / aygıtlar artık her an, her yerde insanoğlunu gözetliyor. İnsanlar hiç tahmin etmediği zamanlarda, hiç tahmin etmediği yerlerde, hiç tahmin etmediği durumlarda, hatta tamamen yalnız olduğunu düşündüğü anlarda, bazen bir ...

Devamını Oku »

Çok okuyan mı bilir çok gezen mi?

Seyahat denilen olgu, esas itibariyle maddi / manevi bir amacın gerçekleşmesi için bir mekândan başka bir mekâna intikal etmektir. Seyahat olgusu insanlık tarihi kadar eskidir ve bütün kültürlerde / bütün medeniyet havzalarında var olagelmiştir. Geçmişten günümüze kadar süregelen seyahat olgusunun kadim bir faaliyet olduğu söylenebilir. Hangi kültür ve medeniyet ikliminden beslenirse beslensin, hangi kent ortamında yaşarsa yaşasın insanoğlu zaten seyahat ...

Devamını Oku »

Başbakanın ABD gezisinden NE UMDUK NE BULDUK  

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sıfatıyla Binali Yıldırım, Amerika Birleşik Devletleri’ne önemli ve kritik bir ziyarette bulundu. Her iki ülke açısından da son derece önemli ve kritik olan bu ziyaret başından sonuna kadar dikkatle izlendiğinde hayli ilginç ve uluslararası ilişkiler açısından da anlaşılması ve izah edilmesi hayli zor kimi karelerle örülü olduğu rahatlıkla görülecektir. Bilindiği gibi yaklaşık bir ay kadar ...

Devamını Oku »

Kent ve çocuk

Modern dünyanın bunca insan hakları, bunca demokrasi ve bunca özgürlük söylemine rağmen, çocuk hakları ve çocuk sorunları konusunda notu oldukça kırık, karnesi de oldukça kötü. Çünkü çocuk istismarı / çocuk işçiliği / çocuk ticareti gibi yüz kızartıcı suçları ve günahları var. Bu ve benzeri suçların / günahların hemen hepsi kentte /  kent ortamında vuku buluyor ne yazık ki. Çocuklar bu ...

Devamını Oku »

Politik cemaatlerin kıskacında kent ve siyaset

Siyaset dediğimiz olgunun esas itibariyle biri yerel biri de ulusal olmak üzere iki ayağı var. Gündelik hayat içinde yerel siyaset, ulusal siyasetin gölgesinde seyreder genellikle. Yerel siyaset esas itibariyle yerelde kurulan ilişki ağları üzerinden yürüyor ve aynı zamanda yerel halkın gündelik hayatını da doğrudan etkiliyor. Bu açıdan yerel siyasetin önemi yadsınamaz. Aslına bakarsanız siyasetin kılcal damarları yerel siyaset zemininde işleyen ...

Devamını Oku »

Şehir hastaneleri birer şehir efsanesi mi?

‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın son evresi olan şehir hastanelerine ilişkin kamuoyunun yeterli derecede bilgi sahibi olduğunu söylemek hayli zor. Hal böyle olunca ortada şehir efsanelerine benzer bir şehir hastaneleri efsanesi dolaşıp duruyor. AK Parti iktidarlarının en iddialı olduğu konulardan biri sağlıkta dönüşüm programıdır. Şehir hastaneleri de bu program çerçevesinde hayata geçirildiği için iktidar kanadı şehir hastanelerini sonuna kadar sahipleniyor doğal olarak. ...

Devamını Oku »

Kent ve sağlık

 Bina sendromu / yazar krampı / İstanbul bronşiti / gürültü sağırlığı. Bunlar modern yaşamın tıp literatürüne eklediği hastalık isimleri. Ne var ki, bu hastalıklar genellikle kent ortamında ortaya çıkan bir tür kentli hastalıkları. Kentlerin, özellikle anakentlerin bir cazibesi / bir çekiciliği var elbette. Bu cazibe adeta bir mıknatıs gibi çekiyor insanları kent ortamına. Ancak kentlerde özellikle de anakentlerde yaşamanın bir ...

Devamını Oku »

Yalancı ve yabansı bir esinti ya da moda tuzağı

Hayatında bir moda evine uğramayan ya da bir moda çarşısında dolaşmayan insan sayısı herhalde oldukça azdır. Çünkü moda denilen olgu, modern hayatın içinde önemli bir yer işgal ediyor. İnsanlar bilerek ya da bilmeyerek, isteyerek ya da istemeyerek gündelik hayatında modanın ağına / tuzağına düşüyor çoğu kez. Moda denilince akla ilk düşen şey giyim / kuşam oluyor her nedense. Reklam sektörü ...

Devamını Oku »