İlyas Ermiş

İslam Dünyası nereye koşuyor

İslam dünyasında an itibariyle baştan ayağa kör bir ihtilaf, öldürücü bir cehalet ve fakrı zaruret var. Dahası bitmek,  tükenmek bilmeyen kanlı çatışmalar, kanlı çarpışmalar var. Vahim olan durum, bu kanlı çatışmaların, bu kanlı çarpışmaların dini / İslami referanslarla gerçekleştiriliyor olmasıdır. İnsanlar birbirlerini tanrı adına boğazlıyorlar bu coğrafyada. Esasen siyasi olan ayrılıklar / anlaşmazlıklar, ne yazık ki dini / akidevi ayrılıklara ...

Devamını Oku »

Mutluluğun resmi

Kadim medeniyetlerin hemen hepsinde insanı mutluluğa taşıma kaygısı / kavgası vardır. Bu sebeple olacak ki, hemen bütün medeniyet havzalarında insanı mutlu etme / mutlu kılma arayışında olan filozoflar yetişti. Modern zamanlar bu anlamda bir kırılma noktasıdır. Çünkü modern zamanlarla birlikte hayat, gerçek anlamını ve gerçek amacını yitirdi. Tesadüfle izah edilen bir hayatın nasıl bir anlamı ve nasıl bir amacı olabilir ...

Devamını Oku »

İlginç zamanlar

Modern zamanlar için “ ilginç zamanlar “ deyimi kullanılsa yeridir. Gerçekten de kelimenin tam anlamıyla ilginç günlerden geçiyoruz çünkü. Bu durumdaÇinlilerin“ilginç zamanlarda yaşayasın “bedduasını hatırlamamak mümkün mü? Modern zamanlar, insanın tanrı ile yarışa girdiği, tanrılaşma iddialarının / eğilimlerinin tavan yaptığı zamanların adıdır esasen. Seküler aklın öncülüğünde dinin / tanrı inancının adeta şeytanlaştırıldığı modern zamanlarda,ideolojiler de hiç hak etmedikleri halde dinleştirildi.Modern ...

Devamını Oku »

Muğlak ve tanımsız bir kimlik

      Dindarlık kavramı esas itibariyle kitabi / Kur’an’i bir kavramsallaştırma / bir tanımlama değildir. Zira Kur’an, insanları dindar olmaya değil, Mümin olmaya / Müslim olmaya çağırır. Bu çağrı bir anlamda Allah’a iman ederek ve O’na teslim olarak prangalardan kurtulmaya ve bu sayede özgürleşmeye çağrıdır.   Dindar olma hali, kitaptaifadesini bulanMü’min olma / Müslim olma haliyle birebir örtüşmez, hatta ...

Devamını Oku »

Ömür tüketenler

İman ile inkâr arasında, ara bir durakta yaşamak nasıl bir şeydir. Asıl merak konusu, böyle bir hayat sürdürenlerin kitapla ilgisi hangi düzeydedir. Bugünlerde bu sorular daha bir önemli, daha bir anlamlı hale geldi. Kitabın kavline göre sözü edilen bu iki hal arasında gelgitler yaşayarak ömür tüketenler, kitap ile ilişkilerini harf düzeyinde tutanlardır. Harf ile tahrif aynı ananın çocuklarıdır ve aynı ...

Devamını Oku »

Doğru yolun eğri yolcuları

Elde hiçbir eksiği /gediği / eğriliği bulunmayan,bozulmamış / yozlaşmamış / çarpıtılmamış, kusursuz /  pürüzsüz bir kitap var.Bu kitap, bütün bir insanlık için doğru,hem de dosdoğru, hatta tek doğruolan yolu gösteren biricik kurtuluş rehberi,biricik kurtuluş reçetesidir aynı zamanda.Böyle bir kitaba sahip olmak, insanlık adına büyük bir imkân, hadsiz / hudutsuz bir zenginlik olsa gerek. Ne var ki, genelde insanlar, özelde deAllah’a ...

Devamını Oku »

Üç ihtilal çocuğundan darbelere dair dinlediklerim

Dün akşam saatleriydi.Bir grup arkadaş ile malum bahçemizde meşhur çınaraltı sohbetlerimizden birini gerçekleştiriyorduk yine. O sohbetten aklımda kalan Cemil Meriç’in “yığınlar düşünmezler, sadece maruz kalırlar“ anlamında bir sözüdür desem yeri var.Sohbetin üzerinden henüz saatler geçmemişti ki, toplum olarak akıl almaz bir cinnete maruz kaldık. Ama bu kez Cemil Meriç’in dediği gibi sadece maruz kalmadık. Toplum olarak büyük oranda aklımızı ve ...

Devamını Oku »

Huzur İslamda(mı)dır…

Gündelik hayatın içinde çokça ve sıkça rastlarız. Kimileyin bir evin veya işyerinin duvarında, kimileyin bir otomobilin camında. Dillere pelesenk olmuş bir slogandır aynı zamanda. ‘Huzur İslam’dadır.’ Madem huzur İslam’dadır, o halde neden Müslümanların / Müslüman topluluklarınhiç huzuru yok.Dünyanın her neresinde bir Müslüman topluluk varsa, orada nedenhuzursuzluk diz boyu. Huzurun kaynağı olan kitap, Müslümanlar için bir huzursuzluk kaynağı haline gelmiş adeta. ...

Devamını Oku »

Ramazana veda ederken

    Gündelik hayatın meşgalesi / meşguliyetleri çoğu kez insana varoluş amacını unutturuyor.  Ramazan ayı, gündelik hayatın koşuşturmaları arasında kendini kaybeden, varlık nedenini unutan insana, varlığını ve amacını hatırlatan müstesna bir aydır. Kendinden, kendi gerçeğinden uzaklaşan insanın, kendine dönmesine, kendi içine yönelmesine, iç dünyasının derinliklerine doğru yolculuğa çıkmasına zemin hazırlayan günlerin adıdır ramazan.   Gündelik hayatta insanla / eşyayla / ...

Devamını Oku »

Son hitabın ilk emri

  Okumak (kıraat), ister yazılı bir metni olsun, ister hafızaya kaydedilmiş bir bilgiyi olsun, isterse kalbe nakşedilmiş olanı olsun, bilinen / belirli bir lisan ile dile getirmek / dile dökmektir. Tıpkı insanları köylerde, kasabalarda, kentlerde (karye) bir araya dizmek, yan yana getirmek gibi, harfleri, kelimeleri, cümleleri, paragrafları yan yana getirmek, bir araya dizmektir okumak.   Bilginin kaynağı hiç şüphesiz ki ...

Devamını Oku »