İlyas Ermiş

İnsanlığın yarısı

  İnsan teki olarak her birimizin doğal cinsiyetleri var. Zaten büyük sayılar yasasına göre de yeryüzünde yaşayan insanların yarısı erkek, yarısı kadındır. Bu doğal / biyolojik cinsiyetlerimizin yanında birde erkeklerin ve kadınların toplumsal hayat içinde yüklendiği roller, üzerine aldığı yükümlülükler var. Gerçi bu roller / bu yükümlülükler toplumlara / kültürlere / çağlara göre değişebilen rollerdir. Her toplumda / her kültürde ...

Devamını Oku »

İnsan denen meçhul

Sahi insan nedir. Hemen her şeyi enine / boyuna / derinlemesine konuşan insan, kendini anlama ve anlamlandırma adına kendi kendini ne kadar konuşuyor / ne kadar konuşabiliyor. Oysa insanı konuşmak demek, bir anlamda insanın kendi kendini sorgulaması, kendi kendiyle yüzleşmesi demektir.   İnsan her şeyden önce bir canlı varlıktır. Dolayısıyla canlılar âleminin vazgeçilmez bir parçası, aktif bir üyesidir. O halde ...

Devamını Oku »

Modernite / modernlik / modernizm

Modernite nedir sorusuna verilen çeşitli cevaplar olsa da, kavram olarak zihinlerde biri birinden ayrı / biri birinden farklı çağrışımlar yapsa da, esas itibariyle modernite, yeniye / yeni olana / işaret eden, eskiden farklı olana gönderme yapan, yeni bir durumu / yeni bir olguyu / yeni bir biçimi / yeni bir tarzı ifade eder. Sanattan siyasete, düşünceden gündelik hayata kadar, eski ...

Devamını Oku »

Başarının sırrı

Başarı denilen olgu, bir başına kişisel bir çabanın ürünü değildir. Hiçbir başarılı iş ve eylem, salt başarıyı elde edenin kişisel çabası ve çalışkanlığı ile izah edilemez. İnsanı iş ve eylemlerinde başarılı kılan şey, sadece bireysel çabası / çalışkanlığı değildir. Başarıyı alttan alta besleyen / büyüten / olgunlaştıran / ortaya çıkaran bir toplumsal başarı kültürü ve bir değerler manzumesi / değerler ...

Devamını Oku »

Kutsal / dini metinlerin / kaynakların tarihselliği / güncelliği meselesine dair

   Tarih, insanın kendi elleriyle kurguladığı bir olgu olarak tanımlanabilir pekâlâ. Bu demektir ki, insanoğlu yaptıklarıyla tarih yazıyor, yaşadıklarıyla tarih yapıyor. Dolayısıyla tarihin öznesi insandır ve esasen her tarihi olay da biriciktir. Yani herhangi bir tarihi olayın bir daha aynen yaşanması muhaldir / imkân ve ihtimal dışıdır. Kutsal / dini metinlerin ve kaynakların tarihselliği tartışması (tarihselcilik) esas itibariyle batı orijinli ...

Devamını Oku »

Popüler kültürün dayanılmaz hafifliği

Popüler Kültür deyimi / kavramı, esas itibariyle geniş halk kitleleri tarafından tutulan / beğenilen / kabul edilen / tüketilen durumlara ve olgulara işaret eder. Popüler kültürün bizim gibi toplumlarda çağrıştırdığı ilk kavram arabesk kavramıdır ve daha çok kültür ve sanat ürünlerini anlatma bağlamında kullanılır. Vakıa kültür / sanat ürünleri söz konusu olduğunda ister istemez bir toplumsal tabakalaşma olgusu kendini his ...

Devamını Oku »

Korkuya övgü

  Korkmak, insanlık hallerinden bir haldir. Tıpkı sevinmek gibi, tıpkı üzülmek gibi, tıpkı acımak / acı duymak gibi. İnsan olmak demek, bir anlamda bu biri birinden ayrı, biri diğerinden farklı hallerin mekânı olmak demektir. Korku bir insanlık halidir. Sevinmeyi, üzülmeyi ve acı çekmeyi bilen insan yeri ve zamanı geldiğinde korkmayı da bilir / bilmelidir. Bir eksiklik / bir kusur / ...

Devamını Oku »

Deliliğe övgü

  İnsanın / insanlığın türlü türlü halleri var. İnsanoğlu halden hale giren / girebilen, kimi zaman birbirine taban tabana zıt halleri aynı anda ya da art arda yaşayabilen hayli ilginç bir varlıktır aynı zamanda. Delilik de bu türlü / çeşitli insanlık hallerinden bir haldir. Belki biraz arızi / belki biraz anormal bir haldir ama son tahlilde bir insanlık halidir.   ...

Devamını Oku »

Modern zamanların hurafesi ya da aklın azdırılması

  İnsan, akıl sahibi bir varlıktır. Denilebilir ki, insanı insan yapan akıldır / akıl sahibi olmasıdır. Akletmek de esas itibariyle akıl sahibi varlıkların yani insanın işidir. Akıl sahibi olmayan varlıkların akletmek gibi bir işi / bir uğraşı / bir eylemi olmaz. Akletmek demek, aklı işletmek / aklı fonksiyonel hale getirmek demektir. Denilebilir ki, bu akletme eylemi aynı zamanda bir tanrı ...

Devamını Oku »

Ölüme güzelleme

Ölüm fikri / ölüm korkusu, ilk insan ile birlikte var olan ve insanoğlunun zihnini / kalbini / gönlünü mütemadiyen meşgul eden bir husustur. Doğrusunu söylemek gerekirse insan var oldukça ve yer küre üzerinde hayat devam ettikçe bu zihni / kalbi meşguliyet de devam edecektir. Hiçbir inanç sistemi yoktur ki, ölüme ve ölüm sonrasına dair bir şey söylememiş olsun. Hiçbir kültür ...

Devamını Oku »