Anasayfa / İlyas Ermiş (page 4)

İlyas Ermiş

MİLLİYETÇİLİK  (2)  

  On sekizinci yüzyılın sonlarında meydana gelen Fransız Devrimi, modern anlamda milliyetçiliğin,  ulusçu / ulusalcı akımların menşei ve beslenme kaynağıdır. Fransız devrimi sayesinde milliyetçilik (ulusçuluk / ulusalcılık) yeni bir din olarak inşa edildi ve yerleşik / geleneksel dinin yerine ikame edildi. Yeryüzü kaynaklı bu taze  / türedi dinin kendine özgü ritüelleri / ayinleri / kutsalları var. Modern anlamda milliyetçiliğin (ulusçuluk ...

Devamını Oku »

MİLLİYETÇİLİK  (1)  

  İnsanlar / toplumlar mutlak hakikate ancak ve sadece vahyin yol göstericiliğinde erişebilir / ulaşabilir. Hakikate ulaşmak isteyen insanlar / toplumlar, yönünü / yüzünü mutlak surette vahyin aydınlığına çevirmelidir. Vahye sırtını dönen insanlar / toplumlar, bilerek ya da bilmeyerek mutlak hakikate sırtını dönmüş olur. Vahyi hayatın dışına atan, kılavuzluğunu ret eden insanlar / toplumlar sahici sığınaklarını yitirmiş olur. Sahici sığınaklarını ...

Devamını Oku »

Siyasete dair  

Siyaset son tahlilde yeryüzü kaynaklarına ulaşma ve onları elde etme arzusunun ve o kaynaklar üzerinde mülkiyet / hâkimiyet kurma çabasının adıdır. Hemen hemen bütün siyasal çekişmelerin / didişmelerin / çatışmaların özünde / temelinde, mülkiyet / hâkimiyet elde etme çabası / arzusu / arayışı vardır. Bu durumda siyaseten taraf olmak demek,  bir anlamda bu çekişmenin / bu didişmenin / bu çatışmanın ...

Devamını Oku »

Din / Fıtrat ilişkisine dair

Fıtrat dini, değer üreten, değerleri ikame eden, yozlaşmanın önüne set çeken / blok ören bir dindir. Fıtrat dinini anlamada anahtar kavram hanif kavramıdır. İlk insan, aynı zamanda ilk peygamber olan Âdem’den beri aka gelen bir ırmaktır fıtrat dini. Yahudilik / Hristiyanlık / Müslümanlık bu ana ırmağın, bu kadim ırmağın sadece birer kollarıdır. Değişmeyen / sabit olan fıtrat dininin, zaman ve ...

Devamını Oku »

Din / Devlet İlişkisine Dair

İnsan yaradılışı gereği topluluk halinde yaşamaya yatkın olan bir varlıktır. Ekonomik ve sosyal ilişkilerde adaleti tesis edecek, topluluk içinde ortak ve bölünemez hizmetleri yerine getirecek bir örgütlülüğe /  bir organizasyona ihtiyaç duyar.   Devlet tasavvuru / inşası, insan için tanrısal bir buyruktan ziyade, toplumsal hayatın işleyişini sağlamaya matuf bir ihtiyaç / bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim İslam, mükellef kabul ...

Devamını Oku »

Din / Demokrasi ilişkisine dair

Modern zamanların en ciddi ve en kapsamlı ama bir anlamda da en absürt tartışmalarından biri hiç kuşkusuz din / siyaset ilişkileri bağlamında sürdürüle gelen İslam / demokrasi tartışmalarıdır. Buradaki temel tartışma konusu, İslam’ın demokrasi ile hangi düzeyde ve hangi oranda bağdaşabildiği / bağdaşabileceği ya da bağdaşamayacağı hususudur. Bu mevzuda doğulu / batılı sosyal bilimciler / aydınlar / siyaset adamları ile ...

Devamını Oku »

Seküler Dindarlık / Laik Muhafazakârlık (2)

Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş ideolojisi iki temel sütun üzerine bina edilmiştir. Bu temel sütunlardan biri milliyetçiliktir. Cumhuriyetin kuruluşunu takip eden yıllarda, daha çok ilköğretim çağındaki çocuklara sıklıkla yöneltilen Türk müsün Müslüman mısın sorusunun arka planında,cumhuriyetin teminatı olarak görülen taze / körpe zihinlere ümmet yerine ulusu, din yerine de milliyetçiliği, Müslümanlık yerine Türklüğü ikame etme niyeti ve çabası vardı. Bir diğer ...

Devamını Oku »

Seküler Dindarlık / Laik Muhafazakârlık (1)

Türkiye laiklik /sekülerlik kavramlarını, modern zamanlarla birlikte küresel ölçekte yaşanmakta olan sosyal / siyasal bir süreç olarak tartışmak yerine, ideolojik boyutuyla ve en çok da cumhuriyetin laiklik vasfıyla ele alarak tartıştı. Oysa her iki kavram da uzun tarihsel / toplumsal / kültürel / ekonomik gelişmeler sonucunda ortaya çıkmış kavramlardır. Orijin itibariyle batılı / batı kökenli olan bu kavramların, içinde Türkiye’nin ...

Devamını Oku »

İslamofobi 2

Tarihin hemen her döneminde farklı isimlerle de olsa insanlığın karşı karşıya kaldığı iki temel sorun var.Bunlardan biri terör, diğeri de sömürgeciliktir. Esasen terör, sömürgeciliğin bir keşif kolu / bir öncü gücü görevini gördü / görüyor. Sömürgeciler,terör ve tedhiş eylemleriyle fiili işgallere / sömürgeciliğe zemin hazırlıyor.   Sömürgeciler, işgal ettikleri ya da sömürgeleştirdikleri coğrafyaların yer altı ve yer üstü zenginliklerden hem ...

Devamını Oku »

İSLAMOFOBİ (1)

Fobi, vehmedilen korku demektir. Gerçek hayatta karşılığı olmayan sanal kurgulara, hezeyan haline, patolojik durumlara işaret eder. İslamofobi, esas itibariyle İslam’a ve Müslümanlara yönelik olarak,  bu hezeyan halinden, bu patolojik durumdan, bu sanal kurgu ve korkudan beslenen endişeli / kaygılı / kuşkulu bir ruh halinin, travmatik bir zihin yapısının yansımasıdır. Bu hastalıklı zihin yapısı nedeniyle olsa gerek, batı başkentlerinde İslam hep ...

Devamını Oku »