İzzet Saldamli

Siyaset, Seçimler Ve Obezite

Aynayı ters çevirdiğimizde görebileceğimiz hiç bir şey yoktur kara ve cam bir duvardan başka. Türkiye’nin siyasi cumhuriyet tarihi açısıdan bakıldığında, aynanın kara cam bir duvar tarafına denk gelecek toplumsal bir hafızanın kaygılarına da bakmış oluyoruz bir anlamda. Darbelerle, darağaçlarıyla ve askeri/siyasi vesayetler ve yasaklarla dizayn edilmeye çalışılmış kara bir siyasi tarih. Hükümetler değişse de iktidar vesayetinin değişmediği bir siyasi tarih. ...

Devamını Oku »

Memlekete Şehreminleri Aranıyor

Yeni bir seçime daha giriyor Türkiye. Yüzde 91’i kent olarak ilan edilmiş ve buralarda yaşamaya mahkûm edildiğimiz belediye alanlarında mahalli idareler seçimleri yapılacak. Türkiye aslında sık yapılan seçimleri ve modern/post modern darbeleriyle meşhur bir ülke. Çoğu zaman darbecilerin söylemleriyle siyasetin söylemlerinin birbirine benzediği. Birçok söyleminin örtüştüğü bir ülke aynı zamanda. Şöyle bir baktığınızda iktidardan muhalife hepsinde ortak söylem neredeyse ya ...

Devamını Oku »

İkiyüzlülüğün üç günlük dünyası

Pek çok insan gördüm mangalda kül bırakmıyorlardı. Pek çoğunun mangalı kül doluydu. *** Montesquie’ye göre: ‘Bir ülkede yalakalığın getirisi, dürüstlüğün getirisinden daha fazla ise, o ülke batar’ *** Pek az şükreden ve pek çok nankörlük eden insan tekinin en çok yaptığı şeylerden birisi de ikiyüzlü davranmasıdır. Her ne kadar ikiyüzlülük dini terminolojide münafıklığın alametlerinden biri olarak görülse de sosyal yaşamda ...

Devamını Oku »

Güneşi balçıkla sıvamaya isyan

“Erdemli insanın üzerine titrediği şey karakterdir; bayağı insanın üzerine titrediği şey ise makam ve mevkidir.” Konfüçyus *** Ey şehrin insanları! Şehrinizde her şey fevkaladenin fevkinde mi? Her şey şahane, asayiş berkemal mı? Hiç bir haksızlık, hukuksuzluk, yolsuzluk, adaletsizlik yok mu? Kentsel dönüşümler, ihaleler, davet usulü işler, işe almalar hep hakkaniyet, liyakat, ehliyet üzere mi yapılıyor? Havanız, suyunuz, toprağınız ne âlemde? ...

Devamını Oku »

Kamu mumlarını yakmak helal, sigara haram mı?

Hz. Ömer, kamu işleriyle meşgul olduğu makamında kendisini ziyarete gelen misafiriyle kısa ama ibretlik diyaloğunu içeren bir rivayet vardır. Bu ziyaret sırasında çalışırken kullandığı mumu söndürür ve misafiriyle konuşmaya başlamadan önce yanında muhafaza ettiği başka bir mumu yakar. Misafir bu işe bir anlam veremez ve neden böyle bir şey yaptığını sorar. Hz. Ömer ‘Evvelki mum devletin (kamu malı) hazinesinden alınmıştı, ...

Devamını Oku »

Özeleştiri aynaları ve acil eylem planı

“İnançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden olma! (Muhammed Esed Rum suresi 32) Onlar ki; dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olmuşlardır. Her zümre kendi yanında olanla sevinir durur.(ibni Kesir aynı ayet) Karşıt görüşlü iki bilge, bir gün kıyasıya bir tartışmaya tutuşurlar. Her biri karşısındakinin ne ölçüde yanlış, kendinin ne çok doğru olduğunu kanıtlamaya, ...

Devamını Oku »

Çıraklıktan ustalığa ruh bozumu: AK Parti Belediyecilik Manifestosu

Tarih 27 Mart 1994. Yerel yönetim seçim çalışmalarında Refah partisi çaresizlerin çaresi olarak toplum vicdanında büyük bir ivme kazandığı vakitler. “Gemiyi el ele vererek selamete çıkartmalıyız. Bizim kazanmamızın esprisi kibirlenmeden, böbürlenmeden, ayaklarımızın üstüne basarak makama gelmemizdir. Ateşten bir gömlek giydim. Emanet aldığım on milyonun oyu var. Sahip çıkmazsam tarih benden davacı olur.” Yukardaki cümleler dönemin İstanbul belediye başkanı olan Recep ...

Devamını Oku »

ŞEHİR SENFONİSİ

İnsaf makamı 1 Ne zaman bir şehir düşlesek Kentler yükselir göğe, siyah /simsiyah bir uğultuyla Bir hüzün sarar şehirleri/menekşeleri mor Cümlelerimiz yetim kalır, kelimelerimiz ama Ve biz hep kalbimizden üşürüz Ve biz hep kalbimizden üşürüz Biz hep kalbimizden üşürken Ki metropollerin kalbi yoktur Üstümüze kıyamet kıssaları örterken buldozerler En güzel şiirlerini yazsa bile şairler, ne çıkar Bir serçeyi bile kafesten ...

Devamını Oku »

Özeleştiri, Mercimek, Sus’mak Ve İskender

Özdemir Asaf’ın çok beğendiğim ve çokça dile getirdiğim bir dizesiyle başlamak istiyorum yazıya. “Bütün renkler ayni hızla kirleniyordu birinciliği beyaza verdiler” *** Yusuf Ziya Cömert, ‘özeleştiri iyiye alamettir’ başlıklı yazısında dile getirmiş. İster özeleştiri diyelim bu satırlara, ister itiraf, ister serzeniş, ister diz dövmek. Şöyle demiş Yusuf Ziya Cömert “En ahlaklı bizdik. ‘Önce ahlak ve maneviyat” şiarını iç dünyamızla hiçbir çelişkiye ...

Devamını Oku »

Şehirler kader değildir

Sosyolojinin ve iktisadın öncülerinden kabul edilen 14. yüzyıl düşünürü İbn-i Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü tüm zamanlara dair bir mesaj içerir. Doğal tarihin, doğal zamanların, doğal ilişkilerin ve doğal olan şeylerin kendi doğasında olduğu zamanlar için, evet coğrafya bir kaderdi. Dijital küreselleşmenin, kıtalararası nükleer silahların, uzay araştırmalarına ayrılan bütçenin, tohuma ve toprağa olan saldırganlığın, yapay aklın, küreselleşmiş ilişkilerin, başka bir ifadeyle ...

Devamını Oku »