İzzet Saldamli

Ne Olacak Bu Memleketin Hali

Bir Türkiye vatandaşını yabancı bir ülkede nasıl tanırsınız diye bir kılavuz yayınlansa, ilk maddelerinden biri bu yazının başlığına konu olan soru cümlesini her fırsatta dile getirmesi olacağı kesin gibi bir şeydir. Bir de milli ve yerli bir refleks var. Her hangi bir lokanta da masaya gelen yemekleri, başta çorba olmak üzere pilav dâhil olmak üzere, henüz tadına bakmadan ve sanki ...

Devamını Oku »

Yine Bir Şehir Potborisi

Bir zamanlar spor âleminde sıkça söylenen bir slogan vardı. ‘Ali Şen Başkan Fenerbahçe şampiyon’ Spor camiasında böyle ilgisiz korelasyonlar kendine her zaman taraftar bulmuştur. Bursaspor için de böyle şeyleri duymuşluğum vardır.  Filan, fişman kişi başkan olursa Bursaspor şampiyon olur diyenlerin dertleri her zaman şampiyonluk mudur, yoksa bir şekilde, ‘bizim başkan büyük başkan’ olma ihtimali kontenjanlarından ‘bal tutan parmağını yalar’ hesabı ...

Devamını Oku »

Medyatik Vicdan: Ya Övgü Ya sövgü

Sosyal medya ortamında insanlık tarihinin belki de en çok sövgüsünün ve övgüsünün yapıldığını söyleyebiliriz. Yine sosyal medya ortamında insanlık tarihinin belki en çok yalan söylendiğinin ve bizzat bu ortam da, yalanın yeniden ve yeniden icat edilerek paylaşıldığını söyleyebiliriz. Tekzibi anlamsız kılan bir hızla yayılan yalan/yanlış şeylerin paylaşılma ve beğenilme histerilerini de dikkate alırsak herkes halinden memnun gibi. Paylaşılan her hangi ...

Devamını Oku »

 Biraz kentsel şeyler, bir tutam dindar nesil işleri

  Neredeyse her an, kentleşmenin, kentsel dönüşümün adeta Tanrısal bir buyruk gibi kutsandığı bir enformasyona maruz kalıyoruz. Nerdee o eski günler? Akşam müsaitseniz oturmaya geleceğiz naifliklerinin yerinde yeller esiyor şimdi. Çat kapı zil çalıyor: Komşuuu kentsel dönüşüm alır mısınız? ‘Şu anda müsait değiliz sonra gelseniz’ cümlesi daha bitmeden,  oturduğum evin yerinde yeller esen, tabldot hazırlanmış bir dönüşüm projesi kapıya iliştirilirken ...

Devamını Oku »

Memleket Rutini: Hukuk borsası ve çiftlik manzaraları

Nihayetinde haftada bir yazıyorum. Bırakın haftalık haberleri, günün sabahın da ortaya çıkan bir olay/haber, daha güneş batmadan bayatlıyor. Olacak o kadar diyerek, her daim taze olmasa da, söyleyeceklerimizi de söylemekten imtina etmeden yazmaya devam. *** Adı: Şamil Tayyar Kendileri gazeteci olurlar. Şu anda AK Parti Gaziantep milletvekili. Ergenekon, balyoz dava süreçlerinde ününe ün katıp, meşhur oldu. Sonra da milletvekili. Geçtiğimiz ...

Devamını Oku »

Kıtlama şeker ve bol keseden fetvalar

Bir hikâye paylaşacağım. Kaynağı anonim. Kimseler üzerine alınmasın ama herkesin kendi sosyolojisine pay çıkarmasında da bir mahsur yok. Fetva, çay, şeker, molla, kıtlama, Cuma ve güncellemenin duygusal dünyasına dair önemli ipuçlarının bir arada sunulduğu bir geçmiş zaman hikâyesi. Geçmiş zaman dediğime bakmayın, her daim yenide ve yeniden yaşanabilen, başka bir deyişle hiç eskimeyecek bir klasik ‘duygusal durumlar’ hikâyesi. Burada bir ...

Devamını Oku »

Faruk Çelik’in işi, Vekillerin Dişi

Bir kez bile meclise yolum düşmedi. Dolayısıyla, meşhur lokantasından da bedavadan bir nasiplenmem olmadı. Daha doğrusu mecliste bir işim olmadı. Gerçi ününü çok duymuşluğum vardır. Birçok kez işi icabı meclise yolu düşen arkadaşların selfiler eşliğinde ballandıra ballandıra anlatılarından haberdar olmuşluğum da vardır. Bursa da en ucuz çayı, cami çay ocakları hariç Abdal’ın orada İsmail’in çay ocağında içiyoruz. Yanında kebap niyetine ...

Devamını Oku »

Yirmi Sekiz Şubat Prodüksiyonu 28 Şubat nedir?

  28 Şubat bir tür mülkiyet sanrısının ve kendisini her şeyin patronu olarak görme düşüncesinin zorbalığıdır. Devleti, halkıyla birlikte ebediyen kendi mülkü olarak gören ve bu mülkleştirmeye itiraz edebilme şartlarını ortadan kaldırmaya matuf, her tür kuvvetin bir arada kullanıldığı totaliter faşizmin adıdır. Başka bir deyişle, bu ülkenin 28 Şubat’ları, farklılıklara, eleştirilere, farklı kesim ve düşüncelerin iktidar olma imkânlarına, düşünce ve ...

Devamını Oku »

Şubat, kent ve birazda ekmek arası yağma

Yine bir Şubat ayındayız. Her yıl olduğu gibi bu yılın Şubat’ı da hiç unutmadığımız                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                1997 tarihli 28 Şubat zulmünü hatırlatır. Unutmadık çünkü zalimlerden hesap sorulabilmiş değildir. Unutmadık çünkü 2013 yılında sadece bazı askerler üzerinden sürdürülen ’28 Şubat Darbesi yargılaması’ hala devam ediyor. Öyle ki tutuklu yargılanan hiçbir sanık yok ve haklarında adli kontrol hükmü uygulanan hiçbir sanık ta yok. Sermaye, ...

Devamını Oku »

Bir savaştır şehirde yaşamakz

‘Kentler insan türünün cehennemidir’ der varoluşçuluğun mucidi olarak kabul edilen Jean Paul Sartre. Cihan Aktaş 1970’lerde gecekondu mahallelerinde “ modern hayat muaşereti kursları” açıldığını yazar ‘Şehir Tutulması’ kitabında. Yer çekiminden sonra, sanayi devrimine bağlı olarak ortaya çıkan ikinci büyük bir çekimden bahsedebiliriz. Yer çekimi Ve Kent çekimi. İki büyük güç yasası. Birisi Tanrının diğeri ise İnsanın icadı. Yer çekimi varlığın ...

Devamını Oku »