İzzet Saldamli

Şubat, kent ve birazda ekmek arası yağma

Yine bir Şubat ayındayız. Her yıl olduğu gibi bu yılın Şubat’ı da hiç unutmadığımız                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                1997 tarihli 28 Şubat zulmünü hatırlatır. Unutmadık çünkü zalimlerden hesap sorulabilmiş değildir. Unutmadık çünkü 2013 yılında sadece bazı askerler üzerinden sürdürülen ’28 Şubat Darbesi yargılaması’ hala devam ediyor. Öyle ki tutuklu yargılanan hiçbir sanık yok ve haklarında adli kontrol hükmü uygulanan hiçbir sanık ta yok. Sermaye, ...

Devamını Oku »

Bir savaştır şehirde yaşamakz

‘Kentler insan türünün cehennemidir’ der varoluşçuluğun mucidi olarak kabul edilen Jean Paul Sartre. Cihan Aktaş 1970’lerde gecekondu mahallelerinde “ modern hayat muaşereti kursları” açıldığını yazar ‘Şehir Tutulması’ kitabında. Yer çekiminden sonra, sanayi devrimine bağlı olarak ortaya çıkan ikinci büyük bir çekimden bahsedebiliriz. Yer çekimi Ve Kent çekimi. İki büyük güç yasası. Birisi Tanrının diğeri ise İnsanın icadı. Yer çekimi varlığın ...

Devamını Oku »

Yaz Dostum: Sayıştay Raporu ve Büyükşehir

Barış Manço’nun şarkı sözleriyle açalım perdeyi bu sefer. ‘Yaz dostum/ güzel sevmeyene adam denir mi Yaz dostum/ selam almayana yiğit denir mi Yaz dostum/altı üstü beş metrelik bez için Yaz dostum/boşa geçmiş ömre yaşam denir mi Yaz tahtaya bir daha/Tut defteri kitabı Sarı çizmeli Mehmet Ağa/ Bir gün öder hesabı *** Hesabı, defteri doğru düzgün tutmayıp, milletin parasını pulunu çarçur ...

Devamını Oku »

Kim Kime Emanet Ya da Ne hallerdeyiz?

  Bir iki gün önce yazılı ve görsel medyada ilginç bir haber paylaşıldı. Klasik bir ifade olarak tabiri caizse insanın köpeği ısırdığı cinsinden bir haberdi bu. Gerçi yurdum insanı bu tür haberlere çokça şerbetliydi aslında. Ama haber yine de ilginçti. Olay basına şöyle yansıdı: “İstanbul’da bir döviz bürosunu önce hırsızlar, sonra da ‘polis’ soydu. Hırsızlar, 1 dakikada içinde 2 milyon ...

Devamını Oku »

Antropolojik kumpas aşkı

‘Türkiye’de ilk defa İnönü’nün başbakanlığı döneminde Atatürk’ün manevi kızı ve Türk Tarih Kurumu’nun kurucusu Afet İnan tarafından, Türkiye’nin on bölgeye ayrılarak on ekip tarafından kafatası ölçümü yapıldığını’ biliyor muydunuz? * İnönü döneminde yapılan araştırmalar daha sonra Afet İnan tarafından 1947 yılında “Türkiye Halkının Antropolojik Karakterleri ve Türkiye Tarihi” ismiyle kitaplaştırılmış. Kitapta ‘Ari Türk Irkı’nın özellikleri ve kafatası ölçüleri anlatılıyor. * ...

Devamını Oku »

Şehir Tutulması

Şehir Tutulması, İz Yayınları tarafından yayınlanan bir Cihan Aktaş kitabı. ‘Akıl Tutulması’na atıf yapan bir çağrışımı var kitabın isminin. Gerçekten de kadim bir geleneği olan ve değerler silsilesinin kendini görünür kıldığı yegâne mekânlar şehirlerdir. Ruh ve bedene dair, siyaset ve sanata dair, hukuk ve ahlaka dair en kâmil düşünüş ve tasarımların şehirlerle hayat bulduğu söylenebilir. Bir anlamda şehirler iddiaların ispat ülkesidir. Söylemlerin ...

Devamını Oku »

Nefret ile kalkan adalet ile oturur mu?

  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açtığı ‘Demir Kilise’ farklı tepkilere sebep oldu. Demir iskelet sistemiyle dünyada tek örnek olarak 120 yıldır ayakta kalan Kilise, 7 yıldır süren ve 16 milyona mal olan bir restorasyondan sonra hizmete açıldı. Tamam, maliyetine filan itiraz edilebilir de sırf muhalefet olsun diye ‘vayy sen nasıl kilise açarsın’ kabilinden itirazlar fazla kabak tadı vermiyor mu artık? Ağzınla kuş ...

Devamını Oku »

İran’a Ne oluyor: Ya da Yeni İran Arayışları

Baştan söyleyeyim, Ortadoğu’da her ne oluyor ise İran’da da o minvalde şeyler oluyor. Dünyanın geldiği evreyi, ‘Tarihin Sonu’ olarak kurgulayanların sosyopolitik arazi çalışmalarından İran’ da kendi payına düşen sancıları yaşıyor. İrdelenmesi gereken bu sancıların yapay/suni oldukları kadar doğal, içkin sorunlara ilişkin olup olmadığıdır. Bağışıklık sisteminde problem olan ve bunun tedavisi konusunda bir adım atmayan toplumların virüs ve bakterilerden şikâyet ederek ...

Devamını Oku »

Nasıl bir açlık arkadaş: Yağma gibi bir şey

Nasıl bir açlık arkadaş: Yağma gibi bir şey Allah’tan basın var. Bazı şeyleri görebilen, doğru bildiği şeyleri söyleyebilen bir basın ekmek su gibi her şehir için elzem bir şey. Genel siyaset, yerel siyaset, filan fişmekan dengeler, o arkadaş ne der, bu ahali nasıl bakar, şimdi zamanı değil, filanların işine gelir, mahallenin zararına olur gibi mazeretlerle hak olanı kimsenin hatırına paspas ...

Devamını Oku »

 Siyasi Ahlak Yasası: Yakınlarını işe alamayacaklar

‘Siyasi Ahlak Yasası’na göre, Milletvekilleri, eşlerini ya da birinci dereceden yakınlarını meclis içinde işe alamayacaklar. Mecliste kabul edilen ‘Siyasi Yaşamda Güvenin Yeniden Sağlanması’ adlı tasarı çerçevesinde adalet bakanı ‘Bu seçmen ile önemli bir güven sözleşmesidir’ diyerek meclise teşekkür etti. Böyle bir yasadan memnun olacakların sayısı yeterince az, farkındayım. Diğerleri için söyleyeceğim şey ise, lütfen heyecanlanmayın. Panik ve endişeye mahal yok. ...

Devamını Oku »