Anasayfa / Murat Baş

Murat Baş

Avrupa Birliğine girdiğimizde  sağlığımız daha da bozulacak

    AB yolunda ilerken, herkes her şeyin daha iyiye gideceği ümidini taşırken, bu her şey içinde sağlık olacağı konusunda kuşkularım var doğrusu. Bunun, AB sürecinde yaşanması muhtemel ekonomik kalkınmadan değil, psiko –kültürel kaynaklarından oluştuğunu belirtelim. Zira ‘’ Sağlık bir beden değil, bir kafa ve erdem meselesidir. ‘’ Batıdaki sağlık bilinci, ekonomisinin iktidarından kaynaklanır. Şark uygarlığı ile batı uygarlığı arasında ...

Devamını Oku »

Kanserli hastaya gerçeği söylemeli miyiz?

    Gerçeği söylemek, gerçeği öğrenmekten çok daha zordur. Haberi söylemek mi yada söylememek mi ? Bu sorunun yanıtını verebilecek insan sayısı çok azdır.  Zaten bütün mesele de bu değil. Asıl yanıtını bulunması gereken soru şudur;  “gerçeği nasıl ve kim söylemelidir?”. Kişinin “gerçeğe” dayanamayacağına dair kaygılar ve kanser etrafına örülmüş metafor daha önemli bir meseledir. Kanserin kendisinden çok, herhangi bir ...

Devamını Oku »

Sağırlık bir kültürel kimlikdir

Haber önce Washington Post Magazine’de yer aldı. Sonra dünya basınına yayıldı. Washington kentinin banliyölerinden birinde oturan bir lezbiyen ve işitme özürlü çift, ikinci bir çocuk yapmak isterler. Ama herhangi bir çocuk değildir istedikleri. Doğacak çocuğun kendileri gibi işitme özürlü olmasını istemektedirler. Sperm bankalarının özürlülerin spermlerini saklamadığını öğrenince, tanıdıkları kalıtımsal olarak sağır bir erkeğin spermini kullanırlar. Zaten birinci çocuk için de ...

Devamını Oku »

Beslenmenin Ruhu

Beslenmenin bir ruhu vardır. Besin seçimi teknik pratik bir seçim olmaktan ziyade ruhsal mantıksal bir seçimdir. Hintli bramiller yemeği hazırlayan kişinin enerjisini ve ahlakını besinlere aktardığına inanırlar. Kendi pişirdikleri yemeği kendi yıkadıkları taslarda yerler. Bu nedenle aşçının ruhsal çöküntüde olması durumunda bunun psikolojisinin ve negatif enerjisinin yemeğin lezzetine dolayısıyla da yemeği yiyenlere de yansıyacağını düşünmekte hiç de haksız değillerdir. Yaşadığınız ...

Devamını Oku »

Kişiye Özel Sağlıklı Yaşam Yönetimi

Arı kuşu, rengarenk kanatlarını öyle bir ahenk ve dinamizm ile çırpar ki zarif ve muhteşem bir denge oluşturarak süzülür gider. Hastalıklı arıları temizler, sürekli bir dinamizm ve denge çerisindedir. Zira sağlıklı yaşam biyolojik, psikolojik, sosyolojik, kültürel, ekonomik ve ekolojik bir denge halidir. İnsanoğlunun temel varoluş değeridir denge. Hastalıklı hallerin ihtiyacı olarak ortaya çıkmaz sadece. Uzun ve iyi bir yaşam arzusu ...

Devamını Oku »

İyileşmeyen diyabet yaralarının tedavisinde ozonterapi

Türkiye’de yara bakımı yeterince önemsenmemektedir. Zamanında gerekli tedavisi yapılmayan ve derinleşip kangrene dönüşen yaralar yüzünden birçok insan ayağını kaybetmektedir. Türkiye’de her yıl yaklaşık 20 bin diyabet hastasının yüzde 50’sinin ayak, parmak, bacak gibi uzuvlardan birinin kesilmek zorunda kalınmaktadır. Diyabetin hem hasta hem de hekim açısından istenmeyen önemli komplikasyonlarından birisi diyabetik ayaktır. Diyabet hala pek çok toplumda ayak kesilmelerinin başlıca sebebidir. ...

Devamını Oku »

Biyoinsiyatif raporu-2; (Cep telefonları sağlığımızı bozuyor mu?)

1990 yılında Avusturalya’da fareler üzerindeki araştırmada, cep telefonu frekanslarındaki radyasyona maruz bırakılan farelerde tümörün iki katına çıktığı tespit edilmiştir. Elektromanyetik alanların olası etkileri üzerine çalışan Dr. Repachdi Dünya Sağlık Örgütü’nün yürüttüğü bir çalışmada; Fareler 9 ila 18 ay süreyle, günde bir saat darbeli (pulslu) radyasyona maruz bırakılmış, deneyin sonunda farelerde iki kat daha fazla lenfoma görülmüştür. Dr. Lest Pecker ve ...

Devamını Oku »

Biyoinsiyatif raporu; (Cep telefonları sağlığımızı bozuyor mu?)

Komplo Teorileri, cep telefonu üreticisi ve GSM operatörlerinin, dünya genelinde çok güçlü olduğunu, bilimsel çalışmaları engellediğini ve cep telefonunun sağlığımıza olan zararlarını gerçekte yansıtmadığı şeklindedir. Bu kısmen doğru da olabilir, paranoyak kurgumuzun bir neticesi de. Dünya da şu anda 5 milyar civarında cep telefonu kullanıcısı mevcut. Birçok ülkede cep telefonu kullanıcısı mevcut. Birçok ülkede cep telefonu ve sinyal alıcı – ...

Devamını Oku »

Askeri tıp- Tıp bir ‘savaş’ mı bir ‘sanat’ mı? (2)

Bu sorunun yanıtı, bu seçimin hekimlerin seçimi olmadığıdır, sistemin insanlar üzerine başta medya olmak üzere bu yönde bir baskı kurmasıyla sınırlı bir seçim vardır ortada. Bilinçli olarak “bağışıklık sistemi” yerine “savunma sistemi”, “lokal olarak çevreyi tutan kanser” yerine “çevre dokuları istila eden düşman hücreleri”,”radyoaktif tedavi” yerine “ışın bombardımanı”, “kemoterapi ile uzak odaklara yerleşen kanser hücrelerini işlevsiz kılmak” yerine “uzak organları ...

Devamını Oku »

Askeri tıp – Tıp bir ‘savaş’ mı bir ‘sanat’ mı? (1)

Tıbbın çevresini sarıp sarmalayan özel dil, bütünüyle “savaş”a dayalı bir dildir ve bizde bu dili sürekli kullanmaktayız.  Bu dile göre tedavi bir “silah”tır, tedavinin her aşaması bir “muharebe” dir. Hastalık, dışarıdan içimize sızan bir tehdittir ve bu nedenle; yok edilmeli, silinip atılmalı, kovulmalı ve bombalanmalıdır. Oysa hastalıkla bir nebze olsun yaşamış bir kişiyi bu bakış açısı asla rahatlatamaz. Bunun çare ...

Devamını Oku »