Nazım Çakmak

VELADET (KUTLU DOĞUM)

11 Aralık Pazar gününü Pazartesine bağlayan gece Veladet kandilidir. Doğumla ilgili bazı açıklamalarda bulunacağım. Ancak şunu peşinen ifade etmek isterim ki mühim olan Peygamberi anmak değil anlamaktır. Onunla ilgili methiyeler yazsak, şiirler, ilahiler düzsek, seminerler, sempozyumlar düzenlesek onun gösterdiği istikamette yaşantımızı tanzim etmedikçe neye yarar?  Allah’a laik bir kul, Peygambere laik bir ümmet olmadıkça gerisi lafu güzaftır. Peygamberin  methedilmeye ihtiyacı ...

Devamını Oku »

VELADET (KUTLU DOĞUM)

88 11 Aralık Pazar gününü Pazartesine bağlayan gece Veladet kandilidir. Doğumla ilgili bazı açıklamalarda bulunacağım. Ancak şunu peşinen ifade etmek isterim ki mühim olan Peygamberi anmak değil anlamaktır. Onunla ilgili methiyeler yazsak, şiirler, ilahiler düzsek, seminerler, sempozyumlar düzenlesek onun gösterdiği istikamette yaşantımızı tanzim etmedikçe neye yarar?  Allah’a laik bir kul, Peygambere laik bir ümmet olmadıkça gerisi lafu güzaftır. Peygamberin  methedilmeye ...

Devamını Oku »

Kibir

Kibir; büyüklük taslamak, kendini diğer insanlardan üstün görmek, böbürlenmek anlamına gelir. Allah’ın hiç sevmediği sıfatlardan biridir. Bunun karşıtı olan tevazu, alçak gönüllülük, herkesi kendinden üstün görmek Allah’ın en çok sevdiği sıfatlardandır. Onun için menbağı fazilet ustazi küllim şu sözü çok söyler ve talebelerine tekrarlatırdı. “Ben hakirim, ben fakirim, ben acizim, ben naçizim, ben Allah katında en geri kulum demedikçe ve ...

Devamını Oku »

Tesettür (Örtünme)

  Ülkemizde bir çok dünya ülkesinde bu konu senelerce gündemden düşmemiştir. Özellikle ülkemizde geçmişte okadar katı uygulanmıştır ki İslam’a göre hanımların giyinmesine, özellikle başörtüsüne adete harp açılmıştır. İnancı gereği başını ören kızlarımız okullara alınmamış, Devlet kurumlarında görev verilmemiştir. Onlar ikinci sınıf değil beşinci sınıf insan muamelesine tabi tutulmuştur. Zamanın Cumhurbaşkanı  Süleyman Demirel dahi anadoluda arazilerde çalışan başörtülü kadınlara müdahale eden ...

Devamını Oku »

Fatiha Suresi

Yüce Rabbimizin kesin emri olarak kıldığımız beş vakit namazın her rekatında Fatiha suresi okunur. Örneğin bir günde kırk rekat namaz vardır ve kırk kez Fatiha suresini okumuş oluruz. Demek ki Fatiha suresi ilahi büyük bir hazinedir. Namaz kılanlar bu büyük hazineden bol bol istifade ederler. Namazı kılmayanlar ise bu hazineden mahrum kalırlar. Ebedi alemde çok büyük pişmanlık duyacaklardır. Fakat bu ...

Devamını Oku »

Kıyamet ötesi

  Bir evvelki yazımda kıyametle ilgili açıklama yapmaya çalışmıştım. Sözün özü; sen ölünce senin kıyametin kopmuş demektir. Senin bilgin dahilinde olmayan, seni ilgilendirmeyen konularla meşgul olman adeta abesle iştigaldir. İsa (AS) ne zaman inecek? Nereye inecek?vs. bu ve buna benzer konularla Müslümanların kafasını karıştırmaktansa, kitap ve sünnete sımsıkı sarılıp ebedi alemde yüzümüzü ak etmenin gayreti içinde olmalıyız. Sonra pişmanlık fayda ...

Devamını Oku »

Kıyamet

Nedense insanlar kendilerini ilgilendirmeyen ve kendilerinin hiç söz sahibi olmadığı konularla ilgilenmeyi çok severler. Örneğin kıyamet ne zaman kopacak? Nasıl kopacak? vs. Hatta bu konuda hüküm verenler de vardır. Güya bir ilim adamına sorulmuş o da kıyamet için hicri takvime göre bin üç yüze varmaz ama bin dört yüze de kalmaz demiş. Tabi uydurukça bir tarih zira hicri yıl olarak ...

Devamını Oku »

Bir vasiyet ve bir hadisi kutsi

Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin oğlu Orhan Gazi’ye  vasiyetini okuyucularımın bir çoğu okumuştur. Şimdi ben soruyorum bu vasiyeti içinize sindire sindire okudunuz mu? Bazen bu vasiyeti okurken gözünüzden yaş akıttığınız oldu mu? Hepsinden önemli olarak ne büyük bir ecdadın torunları olduğumuzu ve büyük ecdadımıza laik torunlar olduğumuzu düşünebiliyor muyuz? Bütün bu sualleri düşünerek gelin bu vasiyeti bir kez daha okuyalım. ...

Devamını Oku »

VAKIF VE VAKFİYE

Vakıf, bir müessese olarak şöyle tarif edilmiştir: Vakıf kendisinden yararlanmak mümkün olan bir malı, devamlı olarak Allah’ın mülkü olmak üzere menfaatını (gelirini) Allah rızası için bir hayire tasadduk etmektir. Vakfedilen mal, vakfedenin mülkiyetinden çıkar ve Allah’ın mülkü haline gelir. Böyle bir malın yönetimi artık vakıfnamedeki şartlara göre kullanılır. Hiç kimse vakfiye denilen vakıfnamedeki şartları değiştiremez böyle bir teşebbüste bulunanlardan Allah ...

Devamını Oku »

İslam’ı anlamak ve yaşamak

Önemli olan İslam’ın sözünde değil özünde olmaktır. Bu alem zerresinden kürresine kadar Allah’ın varlığının ve birliğinin delilidir. Onun için inanıyorum demek yetmez, o büyük kudret sahibine teslim olmak, Kur-an’ da ifade edildiği şekilde kulluk görevlerini eksiksiz yerine getirmek gerek. Eğer ben Müslümanım demek yeterli olsaydı iki milyara yakın nüfusa sahip İslam alemi bu günkü içler acısı duruma düşmezdi. Sözü uzatmadan ...

Devamını Oku »