Anasayfa / Nazım Çakmak (page 5)

Nazım Çakmak

Fatiha suresi

Farz ve sünnet olmak üzere bir günde kırk rekât namaz vardır. Bu rekâtların her birinde evvela Fatiha suresi okunur. Demek ki bir günde hem de namaz içinde kırk kez Fatiha suresi okunmuş olur. Namazını kılan bir kişi ki namazı kılmak her müminin kesin vazifesidir ve terki için hiç bir mazeret geçerli değildir. Güzel bir ifade vardır. ‘’Namaz her şeydir, namazsız ...

Devamını Oku »

Kutlu Doğum

Çok zamandan beri canımı sıkan ve beni huzursuz eden Nisan ayının son haftasında “Kutlu Doğum” ismi altında kutlamalar yapılmasıdır. Sebebine gelince bu güne kadar hicri takvime dayalı Rebiul evvel ayının 12.gecesi “Veladet” yani Peygamberimizin Dünya’ya teşrif ettiği gece olarak kutlanırken ne oldu da asırlardır Hicri Takvim’ e göre kutlanan Kutlu Doğum Gecesi, miladi takvime göre sabitlenmesine karar verildi. En azından ...

Devamını Oku »

Leşkeri gaza leşkeri dua

Yazımın başlığındaki ifade Osmanlıda çok kullanılan günümüzde ise pek kullanılmayan bir ifadedir. Onun için izah edeyim. Gaza askeri ve dua askeri olarak ifade edilebilir. Gaza askeri, harp meydanında kılıç sallayan, nöbet tutan, inandığı dava uğrunda savaşan kişidir. Ölürse veya öldürülürse Peygamberlikten sonra en büyük rütbe olan şehitlik rütbesine eren kişidir. Dua askeri ise bir takım sebeplerden dolayı harp meydanına çıkamadığı ...

Devamını Oku »

ÖRNEK ALINMASI GEREKEN KİŞİLER VE SÖZLER (4)

Aynı başlık altında bu dördüncü ve sonuncu yazım olacaktır. Gayem manevi büyüklerimizin hayatını anlatmak değildir. Sadece yaşantımızda rehber olsun diye bazı örnekler vermektir. Cenabı Hak Kuran-ı Kerim’in muhtelif ayetlerinde ‘’Ey kalp sahipleri ibret alın’’ buyurmaktadır. İMAMI RABBANİ HZ: Ehli Sünnet ulamasının ve tasavvuf ehlinin kendisine son derece bağlı olduğu, son derece mümtaz bir zattır. Bu günlerde ona hakaretamiz sözler sarf ...

Devamını Oku »

ÖRNEK ALINMASI GEREKEN KİŞİLER VE SÖZLER (3)

Üçüncü haftamızda da bu konuya devam ediyoruz. SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN EFENDİ HZ: Ömrünü Kuran’a vakfetmiş bu hususta karakollarda, tabutluklarda, cezaevlerinde büyük çileler çekmiş ancak inandığı davasından zerre taviz vermemiştir. Zamanın ulemalarından birçoğu hemen hemen tamamı ittihatçılarla beraber olmasına rağmen tek başına onlarla mücadele etmiştir. Kendi ifadesine göre İslam’a ve Osmanlı devletine en büyük zararı Jön Türkler, ittihat ve terakki ve ...

Devamını Oku »

ÖRNEK ALINMASI GEREKEN KİŞİLER VE SÖZLER(2)

  Örnek alınacak zatlar arasında tabii ki birinci sırada Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V) vardır. O sözleriyle, hareketleriyle numune-i imtisaldir. Zaten Peygamberimizin üç önemli görevi vardır: tebliğ, talim ve temsil. Yani dinimizi o nasıl tebliğ etmişse ziyade ve noksansız olarak öyle algılayacağız, nasıl öğretmişse öyle uygulayacağız ve nasıl temsil etmişse öyle yaşamaya çalışacağız. Çok güzel bir ifade vardır. Eğer dini ...

Devamını Oku »

 ÖRNEK ALINMASI GEREKEN SÖZLER VE KİŞİLER (1)

Müslüman cesur olmalı. Neticesinde ölüm olacağını bilse dahi inançlarından asla vazgeçmemelidir. Nitekim sevgili Peygamberimize amcası Ebu Talip ‘’ey benim yeğenim sana Mekke ve Medine’nin idaresini verelim, sen bizim babalarımızın ve dedelerimizin dinine karşı gelme’’ dedi. Peygamberimiz bu teklife zerre kadar değer vermedi ve amcası Ebu Talip’e şu cevabı verdi; bak amca güneşi sağ omzuma, ayı da sol omzuma koysanız Mekke ...

Devamını Oku »

LAİKLİK(2)

Bir evvelki yazımda laikliğin anlamı, menşei ve ana yasamıza giriş süreci hakkında bilgi vermeye çalışmıştım. Bugün ki yazımda laikliğin diğer dünya ülkelerinde ve Türkiye’deki uygulamalarından bahsedeceğim. Malum Katolik dünyasında Ruhbanlar ve bunların dışında kalan laik kesim vardır. İslam da ise Ruhbanlık veya din adamı gibi imtiyazlı bir sınıf yoktur. Sadece din görevlisi diye hiçbir imtiyaz sahibi olmayan görevliler vardır. İslamiyet ...

Devamını Oku »

LAİKLİK (1)

Bugünkü yazımda laikliğin tarifi, ülkemizde ve diğer dünya ülkelerindeki uygulamalarından bahsetmek istiyorum. Hedefim laikliği övmek veya yermek değildir. Zaten hukukta evrensel bir kural vardır. Hiç kimse kanunları sevmek mecburiyetinde değildir. Ancak sevsen de sevmesen de uymak mecburiyetindesin. Ben bu kanunu sevmiyorum öyleyse bu kanuna uymam diyemezsin. Bu davranış anarşi doğurur. Bu kısa açıklamadan sonra konumuza dönelim. Önce laiklik kelimesinin ne ...

Devamını Oku »

İLİM ÖĞRENMEK

Bütçemizden en büyük pay eğitim ve öğretime ayrılmaktadır. Bu tutum doğrudur ve böyle olmalıdır. Ancak bunca emek ve harcamalara rağmen istenen neticeye ulaşmak mümkün olmamaktadır. Onun için Mevlana “İlim ilim bilmektir, ilim hakkı bilmektir. Hakkı bilmeyen ilim boşa emektir” sözünü boşa dememiştir. Bakıyorsun yüzlerce akademisyen insanlığın en büyük belası teröristlere sahip çıkan bildiriler yayınlıyor. Milletin vergileri ile okuyup general rütbesine ...

Devamını Oku »