Anasayfa / Osman Kandara

Osman Kandara

Devlete devredilen üniversiteler üzerine / Eğitim ve adalet açısından…

    Paralel yapıya ait olduğu gerekçesiyle kapatılan özel/vakıf üniversiteler, öğrencileri ile birlikte bulunduğu illerdeki başka devlet üniversitelerine devredildi.   Paralel yapıya ait bu üniversitelerin mülkiyet (bina, teçhizat ve yönetim) açısından devlet üniversitelerine devrinin, ‘eğitim yönünden’ bir sıkıntı çıkaracağını düşünmüyoruz. Lakin, öğrencilerin de, hiç bir ön tedbir ve düzenleme olmadan, makina ve teçhizat gibi devlet üniversitelerine bire bir devrini üstüne ...

Devamını Oku »

Siyasi partilerin il teşkilatları veya vesayetin her türüne hayır

Hali hazırdaki fiili durumda, özellikle de  iktidar partisinin il başkanları, kendilerini halkın oyları ile seçilmiş belediye başkanlarının amiri konumunda görebilmektedirler. En  azından, hali hazırdaki sistem buna müsaade etmektedir. Oysaki; siyasi partilerin il başkanları, partili delegelerin oyları ile, ekseriyetle de genel merkezler tarafından atama yolu ile göreve gelirler ve sadece ve sadece ilgili partilerin teşkilatlarını ve partililerini bağlar. Bir siyasi parti ...

Devamını Oku »

Neden başkanlık sistemi?

    Tek adamlık sisteminden kurtulmak için başkanlık sistemi… Başkanlık sistemine, özellikle de tek adamlık gelecek diye, karşı çıkanlar, eğer sırf muhalefet olsun diye muhalefet etmiyor iseler (ki bu ayrı bir patolojik duruma işaret eder), vallahi cahiller, billahi cahiller, hem de kara cahiller. Neyi savunduklarının yahut neye karşı çıktıklarından dahi bi-haberler. Hali hazırdaki ‘cumhurbaşkanlığı sisteminde’, cumhurbaşkanı, hiç bir başkanlık sisteminde ...

Devamını Oku »

Barış/kardeşlik süreci sürsün, Türkiye’miz büyüsün…

Dostlarımız bilirler; ‘Batılı’ olup da Siirt’imiz ve Batman’ımız başta olmak üzere, Güneydoğu illerimize en sık gidenlerden birisiyiz. Son bir kaç yıl içerisinde yeri geldi her ay gittiğimiz oldu. Siirt’imizden Şırnak’ımıza kadar hemen hemen her yere… Laf olsun, fantezi olsun, turistik gezi olsun diye gitmiyorduk tabi ki; içimizde bir uhdeydi Güneydoğumuz. Şöyle ki; 1991 yılında, Marmara Teknik Eğitimden mezun olduğumuzda, rahmetli ...

Devamını Oku »