Ümit Yigit

 Olmasaydı sonunuz böyle

“Felaketin ortasındayız. Kapitalizmin bizi ulaştırdığı yerdeyiz. Laik, demokrat ve neşeliyiz.” İsmet ÖZEL “Türk kadınının kamusal alanda kendisine yer bulması Cumhuriyet dönemi ile başlar” denilse de, hayat biçimini mensubu olduğu Müslümanlığa göre şekillendiren kadının sosyal hayat içinde varoluşunun tarihi çok yakındır. Çünkü; Yaşadığı medeniyet travmasını bir anestezi altında, Batı’nın değerlerini içselleştirerek atlatan ve bu doğrultuda seküler hayat tarzını yaşam biçimi olarak ...

Devamını Oku »

Mustafa Öztürk üzerinden hali pürmelalimiz

İslam düşüncesinde yer alan ‘tarihselci’ çizginin günümüzdeki önde gelen müdafilerinden Mustafa Öztürk geçtiğimiz günlerde Alman haber kanalı DW’ de Nevşin Mengü’ye röportaj verdi. Mustafa Öztürk söyleşisinde, cemaatler ve bazı ilahiyatçılar tarafından fikirlerinden dolayı tecrit edildiğini, bazı sitelerde hakkında “katli vaciptir” diye yazılar yazıldığını belirtti. Hatta ülkeden gitmeyi dahi düşündüğünü zikretti bir soru karşısında. Şüphesiz Mustafa Hoca’nın haklı olduğu bir çok ...

Devamını Oku »

Lozan zaferi yahut hezimeti

Lozan Barış Antlaşması’nın üzerinden 95 sene geçmesine rağmen ülkemizde bu antlaşmanın bir zafer mi yoksa bir hezimet mi olduğu konusunda genel bir fikir hala oluşmamıştır. Kemalistler için Lozan, Sevr ile içine düştükleri aşağılayıcı durumdan kurtulup, Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden yeni bir ulus devlet kurmanın doğuşunu tescil eden kutsal bir metin iken; Milliyetçi muhafazakârlar içinse,  Osmanlı Meclisi’nde kabul edilen Misak-ı Milli ile ...

Devamını Oku »

“Neyi kaybettiğini hatırla”

Nasıl ki birey, yaşadığı hayatı hafıza yoluyla geçmişle irtibatlandırarak algılarsa; toplumda sürdüğü hayatı, mazisiyle bağ kurarak kavrar ve kendini bu hayat içinde anlamlandırır. Birey kavradığı hayat üzerinden bilinç düzeyine göre kendisine sorumluluklar yüklerken, yine aynı şekilde milletler de anlamlandırdıkları hayat üzerinden bilinç seviyelerine göre omuzlarında sorumluluk taşır. Hayatı gelişi güzel yaşayan ortalama bir bireyle, seçkin bir birey arasında ayırt edici ...

Devamını Oku »

Cumhuriyetin Pirus Zaferi Musiki İnkılabı -3

“Batının onuncu yüzyılda vardığı ve zihin çabasına dayanan yeni sanat akımı dışında kalan ve kişinin iç âleminde daima ucuz hazlar, kadere boyun eğme eğilimi yaratan bu basit ve iniltili müzik, en aşağı dokuz-on yüzyıllık bir duraklamayı ifade eder.” Bu hezeyanlarla dolu tanımlama, Ekrem Zeki Ün’ün kaleme aldığı ve 1970’lere kadar okutulmaya devam eden liseler için müzik ders kitabının ‘Türk musikisi’ ...

Devamını Oku »

Cumhuriyetin Pirus Zaferi: Musiki İnkılabı -2

Geçtiğimiz hafta, Batılılaşma uğruna içine düştüğümüz dehşetli medeniyet şaşkınlığının en aşırı ve tuhaf tecellilerinden biri olan ‘musiki inkılabı’ (?!) çerçevesinde başlayan ve bizzat Türk musikisinin, üstelik bizzat devlet eliyle yasaklamasına kadar gelişen sürecin temellerini, kaba hatlarıyla özetlemiştik. Şimdi, ‘musiki inkılabı’nın iç yüzünü anlamak ve yeniden anlamlandırmak adına, bu süreç içinde yaşanan bazı olayların tahlilini yapmayı gerekli görüyoruz. Bunlardan ilki Musiki ...

Devamını Oku »

Cumhuriyetin Pirus Zaferi: Musiki İnkılabı -1

İslam  medeniyetinin son tecellisi olan Osmanlı’nın mirası bütün unsurları  yeniden tanımlamadan hakiki anlamda iktidar sahibi olamayacaklarını gayet iyi bilen Cumhuriyetin ’ pozitivist’ ve ‘Türkçü’ kadrosu eliyle yapılan inkılaplar, özellikle Osmanlı’nın izlerini silme ve yeni bir Batılı devlet olarak Şark kültüründen koptuğunu gösterme amacı taşımıştır. Yapılan inkılaplar, bu yüzden sadece siyasi, askeri ve ekonomik alanlarla elbette sınırlı kalmayacak, toplumun sosyal hayatını ...

Devamını Oku »

“Müziği değiştirirseniz, sitenin duvarları yıkılır”

Bugün toplumumuza baktığımızda Eflatun’un 2500 sene önce söylediği bu sözün canlı gerçekliğini görüyor; medeniyet sitemizin duvarlarının yıkıldığına, çatısının çöktüğüne üzüntüyle şahitlik ediyoruz. Millet olarak topluma karakter veren bütün unsurlarda kültürsüzlüğündibini yaşıyoruz. Medeniyet seviyesine erişmiş bir millet olmanın ne mana ifade ettiği bilincinde değiliz! Neyi kaybettiğimizi bilmediğimizden neyi aramamız gerektiği hakkında bir fikir sahibi ise hiç değiliz. Bu tanımların bir sorun ...

Devamını Oku »

Klasik Düşünce Okulu Bir Medeniyet Aşısıdır

 Geçen hafta ‘Klasik Düşünce Okulu’nun mahiyetine dair bir yazı yazmıştık. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mehmet Fatih Birgül ile yapacağımız söyleşiyle ‘Klasik DüşünceOkulu’ hakkında derinlemesine bir tahlil yapacağımızın haberini de vermiştik aynı yazımızda. Hafta içi Hocamızla buluştuk ve çok verimli bir söyleşi gerçekleştirdik. Sözü uzatmadan yaptığımız söyleşiyi sizlere buradan aktarmak istiyorum: Hocam, ‘Klasik Düşünce Okulu’ nedir? ‘Klasik Düşünce Okulu’ bundan ...

Devamını Oku »

Eğitimde Sessiz Devrim: Klasik Düşünce Okulu

“Bize bir insan mektebi lazım. Bir mektep ki, bizi kendi ruhumuza kavuştursun; her hareketimizin ahlaki değeri olduğunu tanıtsın; hayâya hayran gönüller, insanlığı seven temiz yürekler yetiştirsin; her ferdimizi milletimizin tarihi içinde aratsın; vicdanlarımıza her an Allah’ın huzurunda yaşamayı öğretsin.” Senelerin ötesinden bizlere böyle seslenen Nurettin Topçu’nun tespitinde yıllar geçse de eğitim sorununun ‘neden ‘ ortadan kalkmadığına ve bundan sonra da ...

Devamını Oku »