Anasayfa / Alt Manşet / Bizans mezarları talan edildi

Bizans mezarları talan edildi

Uludağ Üniversitesi’nde kampus içinde binlerce fıstık çamı kesilerek açılan yolda çıkan antik mezarlığın tahrip edildiği ve ilgili kurumlara haber verilmediği ortaya çıktı. Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay’ın konudan haberdar olmasına rağmen göz yumduğu iddia edilirken, Bursa Müze Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede antik mezarlığın tahrip edildiği belirlendi.

Uludağ Üniversitesi Görükle Kampusu Bursa girişinin sağ tarafından gerçekleştirilen yol çalışması sırasında Geç Roma- Bizans dönemine ait antik mezarlar bulunurken, üniversite yönetiminin ve ilgililerin bu durumu Bursa Müze Müdürlüğü’ne haber vermediği ortaya çıktı. Skandal, BİMER’e yapılan bir şikâyetin işleme konmasıyla ortaya çıkarken, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yapılan incelemede tahrip edilen tarihi eserler ve antik mezarlarla ilgili sorumluluğu olan şahıslarla ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması ve ilgili kurumların gereken soruşturmayı yapması yönünde yazı yazdı.

YOL ÇALIŞMASI SIRASINDA ORTAYA ÇIKTI

Uludağ Üniversitesi Görükle Kampusu’nun Bursa girişinin sağ tarafında bir yol açılması için çalışma başlatıldı. Aciliyeti olmadığı önü sürülen bu yol yapımı için önce burada binlerce 30 yaş üstü fıstık çamı kesildi. Daha sonra iş makineleriyle yol açma çalışmasına girişildi. Ancak kısa bir süre sonra kepçelerin kazdığı bölgede antik bir mezarlık ortaya çıktı. Durum Müze Müdürlüğü’ne haber verilmesi gerekirken, Üniversite yönetimine haber verildi. Burada kazma kürekle antik mezarlık tahrip edilerek ortayı çıkan lahit, Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay’ın koruma polisi A.Ş ve İç Hizmetler Müdürü N.D, tarafından alınarak buradan götürüldü. Yol çalışmasında çalışan işçilere de yine iddiaya göre A.Ş ” Bu mezarları görmediniz, bilmiyorsunuz. Duyarsam hepiniz işinizden olursunuz” şeklinde tehdit etti.  Buradan lahit alındıktan sonra antik mezarlığın üzeri kepçelerle yeniden kapatıldı. Geçtiğimiz günlerde yolun üstünün asfaltlandığı bildirildi.

BİMER İHBARI İLE ORTAYA ÇIKTI

Uludağ Üniversitesi’nde yaşanan bu skandallar zinciri ve tarih talanı BİMER’e yapılan bir ihbarla ortaya çıktı. BİMER’e yapılan ihbarın ardından bölgeye Bursa Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne bağlı Müze Müdürlüğü uzmanları giderek inceleme yaptı. Hazırlanan raporda, “Yolun her iki yanında yoldan ağaçlara doğru yükselen, yolun yapımı sırasında hafriyat toprağı ile oluşmuş şeyler görülmektedir. Yolun her iki yanında yamaç şeklinde oluşmuş şeylerin kesitinde mevcut toprakta yapılan yüzey incelemesinde yolun güneydoğu tarafında ve yaklaşık 50m içerisinde pişmiş toprak plaka parçaları görülmüştür. Şev boyunca yaklaşık 100 m. daha toprakta plaka parçalarının mevcut olduğu gözlenmiştir. Güneydoğu yamacın üst kısmında yol ile ağaçlar arasında kalan yüksek kodda hafriyat toprağının zemin düzleştirmek amacıyla serildiği düşünülen kesimde de şevde görülen plaka parçalarına benzer parçalar tespit edilmiştir. Tespit edilen plaka parçaları Geç Roma-Bizans dönemlerinde mezarlarda kullanılan tuğla plakaların kırılmış parçalarıdır. Çoğu yeni kırılmış olan parçaların yoğunluğu da göz önüne alınarak yapılan yüzey incelemesi sonucunda bu alanda Geç Roma-Bizans Dönemine ait mezarların tahrip edildiği anlaşılmıştır. Yol boyunca yaklaşık 100-150 m. devam eden buluntular yolun kuzeybatı tarafında bulunmaktadır. Ancak doğu yönde ağaçların olduğu kesimde nereye kadar devam ettiği yüzey incelemesi ile tespit edilememektedir. Bu alanda büyük ölçüde tahrip edilmiş bir nekropol alanı mevcut olduğunu söylemek mümkün olsa da herhangi bir kazı yapmadan sadece yüzey incelemesi ile nekropolün sınırlarını ve ne ölçüde tahrip edildiğini belirlemek mümkün değildir” ifadeleri kullanıldı.

SONDAJ VE KAZI YAPILMALI

Hazırlanan raporda bölgede sondaj ve kazı yapılası gerektiği de vurgulanırken, “Kültür ve Tabiat varlıklarıyla ilgili yapılacak yüzey araştırması, Sondaj ve Kazı Çalışmalarının Yürütülmesi Hakkında Yörünge doğrultusunda ve yüzeyde geniş bir alana yayıldığı görülen arkeolojik veriler (pişmiş toprak plaka parçaları) ışığında bu kesimde sit potansiyelini belirlemek üzere sondaj kazısı yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir” ifadelerine yer veriliyor.

“İHBARIN DOĞRU OLDUĞU ANLAŞILMIŞTIR”

Buradaki çalışma ve ortaya çıkan durumun rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay’a ve ilgili yöneticilere aktarılmasına ve kanunun kesin hükmüne rağmen neden Müze Müdürlüğü’ne haber vermediği ise henüz bilinmiyor. Oysa 2863 sayısı kanunun 4. Maddesinde, “Taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanlar, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenler veya yeni haberdar olan malik ve zilyetler, bunu en geç üç gün içinde, en yakın Müze Müdürlüğü’ne ya da köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecburdurlar” deniliyor.

“MÜZE MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİ YOK”

Müze Müdürlüğü tarafından hazırlanarak BİMER ve ilgili kurumlara gönderilen raporda yine ihbarın 12.11.2017 tarihinde yapılmasına rağmen 22.11.2017 tarihine kadar müdürlüğe bu alanla ilgili herhangi bir bildirim olmadığı ifade edildi. Oysa ilgili kanunun  “Haber verme sorumluluğuna ve kültür varlığı ticaretine aykırı hareket edenler” başlıklı 67. Maddesi “(Değişik: 23/12008-5728/410 md.) Kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bildirimi yapılmamış olan kültür ve tabiat varlığını satışa arz eden, satan, veren, satın alan, kabul eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu durumda birinci fıkrada tanımlanan suçtan dolayı ayrıca cezaya hükmolunmaz.” deniliyor. Bu hükme rağmen üniversite yönetiminin neden bildirimde bulunmadığı ise gizemini koruyor.

YASAL SORUŞTURMA VE SUÇ DUYURUSU

Raporun sonuç bölümünde de “İhbara konu olan alanda henüz sınırları tespit edilmese de Geç Roma-Bizans Dönemine tarihlene bilen nekropolün tahrip edildiği ve 2863 sayılı yasanın 4. Maddesine aykırı hareket edildiği anlaşılmıştır. Buna göre 4. Maddeye aykırı hareket edenler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması, gerekli yasal soruşturmanın yapılması, söz konusu alanda sit potansiyeli tespit edilmek üzere gerekli çalışmaların yapılması ve çalışmalar tamamlanıncaya kadar inşai ve fiziki müdahalede bulunulmaması gerekmektedir” deniliyor. Şimdi bakalım bilim yuvası olan Uludağ Üniversitesi’ndeki bu skandallar zinciriyle ilgili neler yapılacak? Rektör Prof. DR. Yusuf Ulcay, tarihi mezarların tahrip edilerek üzerinde captain custo yazan bir lahitin oradan alındığı yönündeki iddialara nasıl bir yanıt verecek.  Tabi üniversitenin neden bu çalışma sırasında rastlanan tarihi eserlerle ilgili bildirimde bulunmadığı da hem ilgili kurumlar hem de kamuoyuna izah edilmeli.

(Fetih BAĞCI)

İlginizi Çekebilir

Antalya’da istifa depremi

Antalyaspor Başkanı Ali Şafak Öztürk görevi bıraktı. Ali Şafak Öztürk, 30 Haziran 2016 tarihinde gerçekleşen Olağanüstü Genel ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir