Teleferik A.Ş’de neler oluyor Varan 2: Teleferik çalışanına işkence!

Uludağ’da tüm hâkimiyeti kendinde toplamaya çalıştığı iddia edilen Teleferik AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Cumbul’la ilgili iddiaların ardı arkası gelmiyor. Teleferik AŞ’de operatör olarak çalışan Burak Ezer, savcılığa verdiği suç duyurusu ve polise verdiği ifadede, şirket çalışanlarının kendisine hakaret edip darp ettiklerini, telefonuna el konularak özel konuşmalarının bu kişiler tarafından alındığını ileri sürdü.

Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na 27 Ekim 2018 tarihinde suç duyurusu dilekçesini veren Teleferik AŞ çalışanı Burak Ezer, Teleferik Aş istasyonu bahçesinde faaliyet gösteren ve Eylül ayı içinde yağmalanarak yıkılan Gazebo kafe ile ilgili yaşadığı akıl almaz olayları anlattı. Ezer, 5 yıldır bu şirkette çalıştığını beyan ettiği suç duyurusunda olayları ayrıntısı ile anlattı. Teleferik AŞ’nin Kurbağakaya istasyonunda kiracısı olan Uludağ Zirve Tesislerine ait bahçede yer alan Gazebo isimli yazlık kışlık bahçenin kimliği belirsiz 7-8 kişi tarafından 12 Eylül günü 00.30 sıralarında parçalanıp talan edildiğini anlatan Ezer, o firmada çalışan Bayram Kanyılmaz’la arkadaş olduklarını ve bu olayın kimin tarafından yapılmış olabileceğine yönelik Whatsapptan yazıştıklarını anlattı.

“YÜZÜME YUMRUK ATIP TELEFONUMU ALDI”

Teleferik AŞ’de mühendis olarak çalışan Yavuz isimli şahsın 24 Ekim 2018 tarihinde saat 15.29 kendisini arayarak “Erdal Ey seni bekliyor” dediğini, kendisinin de olumlu cevap verdiğini anlatan Ezer, Teleferik AŞ’de Genel Müdür Erdal Ey’in odasına girdiğinde Okan Kaylan, Sedat Duran, Erdal Ey, Kamil Maraba, Bahadır Atlıoğlu ve Abdülkadir Yalvaç’ın orada olduğunu ifadesinde anlattı. Odada yapılan konuşmaları da aktaran Ezer, “Okan Kaylan bana bu konuyla ilgili ne biliyorsun diye sordu. Bende bir şey bilmediğimi söyledim. Bunun üzerine yüzüme yumrukla vurarak elimdeki cep telefonumu aldı. Whatsapp yazışmalarımı incelemeye başladı” ifadelerini kullandı.

“KANYILMAZ’LA YAZIŞMALARIMIZI GÖRDÜLER”

Ezer, odadakilerin mesajlaşmaları incelerken Zirve Tesisleri şefi olan Bayram Kanyılmaz’la olan yazışmalarını bulduklarını anlatarak, “Sedat Duran kendi görüntüsünün olduğu kamera görüntülerini görünce beni tekrar darp ederek, bu görüntülerden savcı beni teşhis edemedi. Sen mi beni yakacaksın diyerek tekrar darp etti. Bu arada Erdal Ey Sedat’a yeter çok vurdun fazla vurma yoksa darp raporu alırsa iyi olmaz dedi” ifadelerini kullandı.

“BANA POLİS KİMLİĞİ GÖSTERDİ”

Burak Ezer, devamında Sedat Duran’ın kendisine polis kimliği göstererek “İstediğin yere şikayet et. Seni Bursa’da barındırmam, hayatını söndürürüm” dediğini ileri sürerken, “Sonrasında Teleferik AŞ’nin avukatı olan Bahadır Atlıoğlu’na Erdal Ey bu olayla ilgili olarak ne olduğunu bilmediğim bir şey yazmasını söyledi. Bir süre sonra Bahadır bana hazırlamış olduğu dilekçeyi okutmadan zorla imzalattı. Bende korktuğum için dilekçenin içeriğini soramadım ve oradan ayrılıp evime gittim. Şahısların bana zarar verişinden korktuğum için darp raporu da alamadım. Bahadır Atlıoğlu beni avukatlık ofisine çağırdı. Ben de gittim. Bahadır yoktu ama yanında çalışan ismini bilmediğim ama görsem tanıyabileceğim bir şahıs önceden hazırlanmış evrakları önüme koydu. Sadece ismimin yazılı olduğu yeri göstererek imzalamamı istedi” dedi. Korktuğu için bir şey sormadan gösterilen yeri imzaladığını anlatan Ezer, daha sonra o şahısla adliyenin giriş katına gittiklerini ve evrakları koruma talebimiz var diyerek savcıya verdiklerini ifade etti. Savcının odasının önünde bir süre bekledikten sonra içeri çağrıldıklarını da ifadesinde söyleyen Ezer’in bunda sonraki süreci şöyle anlattı; “Savcı bana hazırladığı evrakları imzalattı. Sonra Korupark’ın oradaki Jandarma’ya götürmemi istedi. Oraya gidip nöbetçi teğmene evrakları teslim ettim. Nöbetçi teğmen yazıları okudu ve bana Burak sen bu yazıları okumadın mı hiç dedi bende bu ifadeyi bana okutmadan imzalattılar dedim. Nöbetçi teğmen şimdi bana doğruları anlat dedi. Benim adıma savcıya verilen ifadelerin doğru olmadığını söyledim. Kabul etmediğimi söyledim. Nöbetçi teğmen benim ifademi aldı. Beytullah Maviçiçek’in ismini vermiştim. İsmi geçen şahısların ismiyle vermiştim. Beytullah Maviçiçek’ten şikayetçi değilim. Koruma kararının aldırılmasını istedim.”

JANDARMA’DAN 4 GÜN SONRA İŞTEN ÇIKARDILAR

Burak Ezer, polise verdiği ifadede de Jandarma’ya gittikten 4 gün sonra 30 Ekim tarihinde işten çıkarıldığını beyan etti. 30 Ekim’de savcılığa giderek bir kez daha ifade verdiğini, ondan bir gün önce de darp raporunu aldığını anlatan Ezer, Okan Kaylan, Sedat Duran, Erdal Ey, Abdülkadir Yalvaç ve Kamil Maraba’dan hakaret, tehdit, telefonuna el konulması gibi iddialarla şikayetçi olurken, yine Avukat Bahadır Atlıoğlu’ndan ise telefonunu izinsiz alıp içindekileri kontrol etmesi ve beyanda bulunmadığı halde kendisinin ağzından dilekçe yazarak kendisine zorla imzalatması davacı ve şikayetçi oldu.

İlginizi Çekebilir

Diyarbakır’da şehit düşen Tuncer’in naaşı baba ocağında

Diyarbakır’ın Hani ilçesinde bölücü terör örgütü PKK’nın hain saldırısı sonucu şehit düşen polis memuru Nazım ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir