“Avrupa, İran’a yalnızca umut verecek”

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Akdevelioğlu, “Avrupa INSTEX adı verilen özel ticari mekanizmayla İran’a maddi fayda değil sadece umut verecek.” dedi.

Tahran yönetiminin ABD yaptırımlarını aşmasına yardımcı olacağı düşüncesiyle Fransa, Almanya ve İngiltere tarafından kurulan ve Avrupa Birliği’nin (AB) de desteklediği INSTEX adı verilen özel ticari mekanizmanın geleceği ve uygulanabilirliği yönündeki tartışmalar gündemdeki yerini korurken uzmanlar, mekanizmanın İran ekonomisine kurtuluş reçetesi sunmayacağını, sadece umut vereceğini belirtiyor. Mali mekanizmanın kapsamının İranlı yetkililerin beklentilerinin uzağında yalnızca sağlık ve gıda sektörüyle sınırlı olması İran tarafında hayal kırıklığına yol açtı ve bu durum zaman zaman yetkililerin açıklamalarına da yansıdı. Mali mekanizmanın geleceği ve İran’a sağladığı kısmi avantajları değerlendiren uzmanlar, mekanizmanın İran’a ekonomik bir kurtuluş reçetesi sunmayacağını söyledi. Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Atay Akdevelioğlu, mali mekanizmanın İran’a maddi etkisinin olmayacağını ancak mekanizmayla rejime karşı oluşan hoşnutsuzluklarının daha fazla kötüleşmesinin önüne geçileceğini ifade ederek, “Avrupa INSTEX adı verilen özel ticari mekanizmayla İran’a maddi fayda değil sadece umut verecek.” dedi.

“Yapısal sorunlar nedeniyle İran’ın iktisadi geleceği karanlık”

Akdevelioğlu, “İran’ın iktisadi sorunları sadece ambargolardan kaynaklanmıyor. Ciddi yapısal sorunlar vardır ki bunların aşılmasına çalışmak, rejimin niteliğini sorgulamayı gerektirebilir. Bu nedenle hiçbir hükümet yapısal iktisadi reforma yönelememiştir. Dolayısıyla INSTEX adı verilen mekanizma ile ABD’nin son ambargo paketinin tümüyle aşılması halinde dahi yapısal sorunlar nedeniyle İran’ın iktisadi geleceği karanlıktır.” diye konuştu. Avrupa’nın, mekanizmanın ayrıntılarını ABD’nin onayı olmadan belirlemiş olamayacağını savunan Akdevelioğlu, şunları kaydetti: “Diğer yandan ABD’nin mekanizmanın ayrıntılarını onaylamış olması, bu mekanizmanın varlığından hoşnut olduğu anlamına gelmez. Sadece, ABD ve Batı Avrupa’nın birbirlerinin iradesine saygı duyduğu anlamına gelir. Dolayısıyla, Avrupalıların samimiyetsiz oldukları ve ABD’nin İran’ı oyalama planında araç olduklarını düşünmek doğru değildir. Buna rağmen görüntü, böyle bir yorumu desteklemektedir.”

“Mekanizma ile AB’nin eline büyük bir baskı aracı geçmiştir”

Akdevelioğlu, Avrupalı büyük şirketlerin basit ve uygulanabilirliği yüksek mali mekanizmaya rağmen ABD’nin yaptırım tehditleri nedeniyle İran ile ticaret yapmaktan kaçınacağını söyledi. AB’nin İran konusunda ülkenin balistik füze programının, bölgesel müdahalelerinin ve terörün finansmanının sona erdirilmesi veya sınırlanması alanlarında net bir pozisyona sahip olduğunun altını çizen Akdevelioğlu, “(AB) Elbette INSTEX’i de bu yönde kullanacaktır. Mekanizmanın kapsamının genişletilmesi için bu hususların ön şart olmayacağı bellidir ancak sonuçta mekanizma ile AB’nin eline büyük bir baskı aracı geçmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

“AB hala ABD ile aynı noktada olmadığını gösteriyor”

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkan Yardımcısı Hakkı Uygur da mali mekanizmanın İran’ın beklentilerini karşılamadığını dile getirdi. İranlı yetkililerin mekanizmanın kapsamıyla ilgili eleştireler sunduğunu hatırlatan Uygur, “Bu mekanizmanın İran’ı çok fazla rahatlatacağını düşünmüyorum ama şöyle bir anlamı var, bu diplomatik bir girişim ve AB hala ABD ile aynı noktada olmadığını gösteriyor.” dedi. Uygur, ilk aşamada sadece gıda ve ilaç ticaretini kapsayacağı açıklanan mekanizmanın genişletilmesine yönelik girişimlerin ABD tarafından tepkiyle karşılanacağını belirtti. İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerin İran ile petrol ticareti konusunda muafiyet aldıklarına ancak buna rağmen İran’dan petrol almadıklarına dikkati çeken Uygur, şirketlerin ABD ile olası bir sürtüşmeye girmek istemeyeceği için mekanizmanın beklentileri karşılamayabileceğini kaydetti. Avrupa’nın mali mekanizma gibi uygulamalar ile İran’ı yumuşatmaya çalıştığını dile getiren Uygur, şöyle devam etti: “Mekanizmanın ilk aşamada İran için hayati önem taşıyan petrol ticaretini kapsamaması dikkate alındığında AB’nin ilerleyen günlerde mekanizmanın kapsamını genişletme vaadiyle İran’da hala tartışılan ve nihai onay bekleyen FATF üyeliği (Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu), Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel nüfuzu konusunda İran’ı müzakere masasına çekmeyi planlıyor olabilir. Bu, İran’ın da işine geliyor çünkü içeride ekonomik krizler artık yadsınamaz boyuta geldi. Temel gıda maddelerinde bile uzun kuyruklar oluşuyor. Dolayısıyla İran’ın da müzakereye ihtiyacı var. Bu krizin kaderi doğrudan İran ile ABD arasında görüşmelerle olacak. Eğer Avrupa İran’ı bir kıvama getirirse o noktada artık muhtemelen ABD Başkanı Donald Trump devreye girer diye düşünüyorum.” (AA)

İlginizi Çekebilir

‘Esed rejimi tecavüzü savaş silahı olarak kullanıyor’

Uzman Klinik Psikolog Ayşe Hümeyra Kutluoğlu Karayel, Beşşar Esed rejiminin cezaevlerinde kadınlara işkence ve tecavüzü ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir