Son Haberler

FETÖ’cü Kemal Batmaz’ın aracı darbe villasından çıktı

FETÖ’nün “sivil imamı” Kemal Batmaz hakkında hazırlanan yeni iddianamede, Batmaz’ın kullandığı aracın darbenin planlandığı villada bulunduğu bilgisine yer verildi.

Kemal Batmaz‘a “terörizmi finanse etmek”, diğer şüphelilere ise “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması yöneltilen iddianamenin sanıklarından Mustafa Caymaz, çocuğu doğan Kemal Batmaz’ın ABD’deki FETÖ elebaşı Fetullah Gülen‘i aradığını, onun önerisiyle çocuğuna “Esma” ismini verdiğini belirtti. Başsavcılığın mahkemeye gönderdiği iddianamede, Kemal Batmaz’ın yanı sıra eşi Gonca Batmaz, Cemal İbrahim Demirhisar, Mustafa Caymaz ve Rüştü Karakaya şüpheli olarak yer aldı.

Batmaz’ın örgüt faaliyetleri kapsamında taşınmaz edindiği ve bunlarla FETÖ’ye fon sağladığı, Demirhisar ve Caymaz’ın, aslen Batmaz’a ait olan taşınmazları üzerlerine aldıkları kaydedilen iddianamede, Karakaya’nın ise darbe girişimi öncesinde Batmaz tarafından kullanıldığı ve teşebbüse hazırlık toplantılarının yapıldığı villanın karşısında bulunan otomobil ile darbe girişiminde Akıncı Üssünde bulunan Adil Öksüz’ün de kullandığı belirlenen 34 SIR 49 plakalı aracı kullandığının saptandığı bildirildi. İddianamede, Kemal Batmaz’ın darbe girişiminden önce Özkan Düzkaya adına kayıtlı 34 ZD 2676 plakalı aracı defalarca kullandığı, aracın 15 Temmuz 2016’da Ankara’da bulunduğu, Düzkaya’nın, Çayyolu Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi 2882 Sokak’taki otomobili çekiciyle İstanbul’a götürdüğü, aracın bulunduğu yerin, darbeye hazırlık toplantıların yapıldığı Çayyolu’ndaki villanın hemen karşısına denk geldiği anlatıldı.

Batmaz’ın, FETÖ kapsamında gösterdiği faaliyetler sonucu İstanbul Beykoz’da Cemal İbrahim Demirhisar ve Ataşehir’de Mustafa Caymaz adına kayıtlı taşınmazları bulunduğu vurgulanan iddianamede, yine Batmaz’ın İstanbul Anadolu Hisarı Otağtepe’deki bir evde hissesi tespit edildiği, bunlara hakimlik kararıyla el konulduğu aktarıldı.

Batmaz’ın FETÖ’nün tepe yapılanmasında yer alan Adil Öksüz, Harun Biniş, Mehmet Sungur başta olmak üzere birçok örgüt yöneticisiyle bağlantısının bulunduğu, kendisinin de terör örgütü yöneticisi olduğu ifade edilen iddianamede, Batmaz’ın hukuk dışı yollarla edindiği taşınmazları FETÖ’nün faaliyetleri kapsamında kullanmak ve değerlendirmek üzere fon sağlamak amacıyla topladığı kaydedildi.

“Aracı kullanıp kullanmadığımı hatırlamıyorum”

İddianameye göre, Kemal Batmaz, 21 Haziran 2017’de Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği savunmasında, 34 ZD 2676 plakalı otomobili 2016’da ihtiyaç oldukça Özkan Düzkaya’dan alarak, genelde İstanbul’da kullandığını belirtti. Ankara bir iki kez bu araçla geldiğini bildiren Batmaz, “Darbeye teşebbüs günü bu aracı kullanıp kullanmadığımı hatırlamıyorum. Bu aracın darbe toplantılarının yapıldığı söylenilen Ankara Çayyolu’nda bulunan villanın yakınında park halinde bulunması konusunda bilgim yok. Aracı oraya ben bırakmadım.” iddiasında bulundu.

Batmaz, 11 Temmuz 2016’da İstanbul’dan New York’a gittiğini, ertesi gün ise İstanbul’a dönmek üzere tekrar uçağa bindiğini ve 13 Temmuz’da öğle saatlerinde İstanbul’a ulaştığını ifade ederek, savunmasını şöyle sürdürdü:

“ABD’ye gidiş geliş yaptığım uçakta Adil Öksüz isimli kişi de vardı. Öksüz’ü, kayınbiraderi Abdulhadi Yıldırım’ın yanında daha önce 3-4 kez görmüştüm. Yıldırım ile de ortağım Mehmet Sungur vasıtasıyla tanışıyorum. Sungur benim GARNED ve GÜRMED isimli tıbbi malzemeler işi yaptığımız şirkette ortağımdı. Bu şirketlerden 2015’in ilk çeyreğinde ayrıldım. Akabinde İstanbul’da bulunan Matris Gayrimenkul Danışmanlık Şirketine ortak oldum. Burada ortak olduğum kişi Selami Özgür Tezcan’dı. Rüştü Karakaya’yı hatırlamıyorum. Yaşar Yurdagül’ü ise tanımıyorum. Mehmet Gül’ü Kaynak Holdingde çalıştığım dönemlerde bir kaç kez gördüm.”

“Fethullah Gülen’in başında olduğu, o dönemde cemaat denen yapıyla 1996’da İstanbul’da tanıştığına” işaret eden Batmaz, “15 Temmuz 2016’ya kadar Fetullah Gülen grubunun olumlu düşüncelerle hizmet eden bir grup olduğunu değerlendiriyordum. Ancak 15 Temmuz 2016’dan sonra kanaatim değişti. Her geçen gün Gülen’in başında olduğu örgütle ilgili kanaatlerim olumsuz yönde değişmektedir.” ifadelerini kullandı.

Batmaz, 11 Temmuz 2016’da New York’a eski ortağı Sungur ile şirket işlerini görüşmeye gittiğini ancak görüşemediklerini, ismini ve nerede olduğunu hatırlamadığı bir otelde kaldığını kaldığını öne sürerek, aynı uçakla ABD’ye giden Adil Öksüz’ün ABD’de ne yaptığını ve ne için gittiğini bilmediğini savundu.

Kemal Batmaz, savunmasında şu bilgileri verdi:

“İstanbul’a 13 Temmuz 2016’da uçakla indiğimde, iniş işlemlerinin yapıldığı sırada Adil Öksüz ile merhabalaştım. Bunun haricinde bir şey konuşmadım. Adil Öksüz’ün benim gittiğim uçakta ABD’ye gidip gelmesi tamamen tesadüftür. Devamında ben İstanbul’daki evime gittim. 13-14 Temmuz 2016’da evimde kaldım. Darbe günü olan 15 Temmuz 2016’da Akıncı Üssünde hiç bulunmadım. Akıncı Üssü kamera kayıtlarındaki kişi ben değilim. Darbeye herhangi bir şekilde katılmadım ve iştirak etmedim. 16 Temmuz’da Akıncı Üssü yakınlarında jandarma tarafından yakalandım. Buraya önceden tanıdığım Harun Biniş’in talebi doğrultusunda Kazan civarında gayrimenkul bakmaya gitmiştim. Herhangi bir şekilde darbeye teşebbüs etmedim. İştirak etmedim. Suçlamaları kabul etmiyorum.”

Eşi eski HSK Genel Sekreterinin evinde yakalandı

İddianamede, Kemal Batmaz’ın eşi Gonca Batmaz’ın ifadesine de yer verildi. Gonca Batmaz, 15 Haziran 2017’de, FETÖ üyeliği suçlamasıyla tutuklu bulunan eski HSK genel sekreteri Muzaffer Bayram’ın evinde yakalanmasıyla ilgili, “Eski cumhuriyet savcısı Zafer Uygun, eniştemdir. Muzaffer Bayram ve eşi de kardeşim Dilek Uygun’un arkadaşıdır.” değerlendirmesini paylaştı.

Eşiyle 2003’te tanıştığını ve aynı yıl evlendiğini anlatan Gonca Batmaz, şunları kaydetti:

“Bezmialem Vakıf Üniversitesinde kadın doğum öğretim görevlisi olarak çalışırken 17 Ağustos 2016’da çıkarılan KHK ile sözleşmem feshedildi. Eşimle görücü usulü tanıştım ve evlendim, 2 çocuğum var. Tatil ve doçentlik sınavına hazırlanmak için 8 veya 9 Temmuz 2016’da arabamla Nevşehir’de bulunan kayınvalidemin evine gittim. 15 Temmuz’da kayınvalidemin akrabasının oğlunun kınası vardı. Kayınvalidem ve kayınbiraderim Şakir Batmaz’ın eşiyle kınaya gittim. Saat 22.30-23.00 sıralarında kınaya katılanlar, ‘PKK saldırısı var, İstanbul’da olay varmış, köprüler kapatılmış.’ dediler. Biz de kayınvalidemin evine geçtik.”

Eşinin FETÖ’ye sempatisi olduğunu bilmediğini, örgüt adına faaliyet yürütüp yürütmediğini kendisiyle paylaşmadığını öne süren Gonca Batmaz, “Eşim, 2014’e kadar Kaynak Holdingde çalıştı. Akabinde Selami Özgür Tezcan ile emlak işi yapmaya başladılar. Şirket kurmak için de uğraşıyorlardı. Eşimin işleriyle ilgili herhangi bir faaliyetim ya da ortaklığım olmadı. Bank Asyada hesabım varsa bunu muhtemelen eşim açtırmıştır. Ancak bu hesabı aktif olarak hiç kullanmadım. Ocak 2014’te aracımı satarak aldığım 172 bin lirayı, eşim Bank Asyaya yatırdı.” ifadelerini kullandı.

FETÖ/PDY içerisinde yer almadığını savunan Gonca Batmaz, savunmasına şöyle devam etti:

“Eşimin Kaynak Holdingdeki görevi nedeniyle tutuklandığını düşünüyordum. Ancak Akıncı Üssü ve Adil Öksüz ile havaalanındaki görüntülerini görünce eşimin terör örgütüne üyelikten tutuklandığını medyadan öğrendim. Adil Öksüz’ü tanımıyorum, eşim ile irtibatı olup olmadığını bilmiyorum. Ancak Abdulhadi Yıldırım ile eşimin iş ilişkisi olduğunu hatırlıyorum. Suçsuzum.”

İddianameye göre, Gülen’in talimatından sonra Bank Asyaya para yatıran Gonca Batmaz’ın, FETÖ’nün firari tepe yöneticilerinden Abdullah Aymaz ile telefon görüşmeleri tespit edildi. (AA)

İlginizi Çekebilir

FETÖ kan kaybetmeye devam ediyor! Bir okul daha…

Türkiye’nin yurt içinde ve yurt dışında ivedilikle mücadele ettiği FETÖ’nün yurt dışındaki okulları bir bir ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir