İman en büyük nimettir

İman Müslümanın her şeyidir, onu kaybederse her şeyini kaybetmiş olur ve iman ziyade ve noksan kabul etmez. Kuran’ın tamamını inkâr eden de imansız olur sadece bir ayetini inkâr eden de imansız olur. Onun için milli şair Mehmet Akif bu konuyu şöyle dile getirmiştir ‘’İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’’

Yüce Rabbimizin yüce kitabı Kuranı Kerim’inde iman ve İslam şöyle tarif ediliyor. Dikkatle okuyup uygulamak kurtuluşun yegâne yoludur. Şimdi ayeti celilerin mealini dikkatle okuyalım; ‘’Müminler ancak onlardır ki Allah anıldığı zaman yürekleri titrer, Allah’ın ayetleri okununca imanlarının nuru artar ve onlar yalnız Rab’ ilerine güvenirler. Yine müminler onlardır ki namazı dost doğru kılarlar kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yoluna harcarlar. İşte onlar gerçek müminlerin ta kendileridir. Rabbilerinin katında büyük dereceler mağfiret ve sayısı bitmez tükenmez rızıklar onlarındır.’’ (Enfal/2,3,4) Kurtuluşun yolu üçtür İlim, amel ve ihlas. Bunlardan biri eksik olursa iman kemale eremez. Bunu şöyle de izah etmek doğru olur kanaatindeyim. Yaptığın işin kıymetini bileceksin, bildiklerini yapacaksın, yaptıklarını sırf Allah rızası için yapacaksın. Çok güzel bir ifade vardır ‘’El ilmü bila amel keşşeceri bila semer’’ yani amelsiz ilim meyvesiz ağaca benzer. Kuranı Kerim’de amelsiz ilim sahibi kitapları sırtında taşıyan merkep gibidir diye ifade edilmektedir. Bir başka ifadeyle sadece âlim olmak yetmez aynı zamanda amil olmak gereklidir. iman ve amel akait kitaplarımızda şöyle tarif edilmiştir.

İMAN: Kişinin düşünce ve değerlerini, hayat prensiplerini, yaşam biçimini hayatının her merhalesinde ilahi anayasa olan yüce Kuran ve onun abu hayat olan hükümlerine göre tanzim etmesidir.

AMEL: Amel salih imanın tabii meyvesidir. Eğer bir iman bu tabii meyveleri vermiyorsa böyle bir iman ya sahtedir yahut ölüdür. Zira iman çiçek gibidir, çiçek hiçbir zaman kokusunu saklayamaz. Yüce Kuran’da bir mükâfat mevzuu bahis olduğunda imandan sonra ameli salih şart koşulmaktadır. Güzel ağacın güzel meyvesi olur, kalbin de güzel meyvesi ameli salihtir. Bir hadisi şerifte Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır ‘’İman çıplaktır onun elbisesi ilim, meyvesi takva, ziyneti ise hayâdır.’’ Bir ayeti celile de iman ve amel şöyle tarif edilmektedir; ‘’Habibim görmedin mi Allah sana nasıl bir mesel veriyor? Güzel bir kelime kökü sabit (ve sağlam) ve dalları semada (yukarıda) olan bir ağaç gibidir. Ki o ağaç Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir durur. Allah insanlara böyle misaller verir, olur ki onlar çok iyi düşünüp ibret alırlar.’’ (İbrahim/24,25) Bu iki ayeti celile iman ve ameli çok net bir şekilde tarif etmektedir. Cenabı Hak güzel kelimeyi yani Kelime-i Şahadeti güzel bir ağaca benzetiyor. Çünkü güzel kelimenin meyvesi güzel amel, güzel ağacın mahsulü de faydalı meyvedir. Allah’tan hakiki manada iman ve onun meyvesi olan iyi amelleri bizlere nasip etmesini dileriz. Selam Hakka tabi olanlara…

İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir