Özkök’ten darbe övgüsü!

Entel yazar Ertuğrul Özkök içini dökmüş. Köşesinde Darbeci Er Kenan’ın dayattığı Anayasa’yı övüyor. Beyimiz şöyle diyor;

“Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan insanların, belki de bütün tarihleri boyunca üzerinde en büyük mutabakata vardıkları konu nedir? Cevabını ben vereyim. 1982 Anayasası… 7 Kasım 1982 günü referanduma sunulan bu anayasa halkın yüzde 92’sinin onayını aldı. Bu ülke, bu halk onu izleyen 36 yıl boyunca bırakın bir daha böyle bir mutabakata varmayı, tam aksine, her konuda ortasından ikiye bölündü.”

Bunu yazarken darbe ortamını, milletin nasıl baskılar altında olduğunu, neler yaşandığını, nice canlara kıyıldığını göz ardı ediyor.

Sonra da utanmadan bu Anayasa’nın 18 kez değiştirildiğini söyleyebiliyor. A be gafil! O Anayasa senin dediğin gibi gerçekten halkın muhteşem çoğunluğuyla ve demokratik biçimde yapılmış olsa, bu kadar değişikliğe uğrar mıydı? Üstelik gerçekten demokratik biçimde yapılan değişikliklere ve Başkanlık sistemine de rahatça dil uzatabiliyor.

Derdi buradan yola çıkıp, herkesi Türk ilan eden bir madde olduğunu vurgulayarak “andımız” meselesini kaşımak. Neymiş efendim? Anayasa’nın 66. Maddesi; “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür…” diyormuş. Aklı sıra buradan tutturacak. Orada yapılan tanım vatandaşlık tanımıdır ve bu memlekette Rum da yaşamaktadır, Kürt de, İngiliz de, Alman da, Çinli de…

Bunlara Türk demek mümkün müdür?

Zavallı Ertuğrul bunu düşünmüyor.

Asimilasyon yanlısı olduğunu açıkça belli ediyor.

Kendini Fransa’da Bordeaux şarabı içerken Fransız, İngiltere’de Bacon (domuz pastırması) yerken İngiliz falan mı hissediyor?

Mehter Marşı’ndan da örnek vermiş zat-ı şahaneleri!

Öyle yapınca teorisine büyük destek bulacağı zannında. Hani kendi değimiyle “Karşı mahalleden bir örnek” olacak ya!

Altına da kendiyle zıt düşen şu lafları yazmış;

“ŞİMDİ bu yazdığıma bakıp benim “Andımız” metninin her sabah çocuklara okutulmasından yana olduğumu düşünebilirsiniz… Hayır, hiç öyle değil. Ben de artık okutulmasının gerekmediğini düşünenlerdenim.”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Danıştay için hazırladığı gerekçeli itiraz kararını okumuş da aklına yatmış, ikna olmuş muş!

O zaman ne bu perhiz, ne bu lahana turşusu?

İkna olduysan neden aksini ispata uğraşıyorsun?

Saçma sapan bir sonuca bağlamaya çalışıyor söylediklerini;

“… siyasetçilerin her gün aynı teraneleri insanlara papağan gibi tekrarlamaları çağdaş anlayışa uygun mu.” Diye bitirmiş. Batıda gördüğü büyük yüksek tahsillere rağmen bu soru cümlesini nokta ile hitam etmesi ayrı bir konu ya belki musahhihin gözünden kaçmıştır.

Belki de Urla’da içtiği şarap İstanbul’daki aynısından çok daha ucuz olunca fazla kaçırmıştır.

Ne diyelim?

 

İlginizi Çekebilir

Yeni Vakıfköy Tesisleri şampiyonlar için hazır!

Bursaspor’un Vakıfköy Orhan Özselek Tesisleri, gerçekleştirilen tadilat sonrası yenilendi.  Yeşil-beyazlı takımın altyapısına ev sahipliği yapan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir