Sarı sendikalar mı /Sarı yelekliler mi?

05.12.2018

1789 Fransız ihtilalinin meşhur sloganı: ‘Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik.’ ti.

Gerçi bazı kaynaklar bu sloganın başlangıçta ‘özgürlük, eşitlik ya da ölüm ’şeklinde olduğu ve bilahare ‘kardeşlik’le ‘ölüm’ün yer değiştirdiğini söylerler.

Malum olduğu üzere İttihat Terakki oligarşisi de 1789’un en önemli tarihi olayının sembol sloganını ‘Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet’ şeklinde ifade ederek bir yola çıkmıştı.

Tüm dünyada genel olarak sendikacılık hareketlerinin renk bozumuna uğradığını söylersem pek mübalağa etmiş sayılmam aslında. Tamamı için bir sarılaşma söz konusu değilse de, artık sendikal hareketler yerini ve işlevini yeni toplumsal hareketlere bırakmaktadır.

Nitekim bu tür hareketleri dünyanın tüm yakalarında sosyal, siyasi, ekonomik ve çevre sorunları gibi temel konu ve sorunlar çerçevesinde sokakta görebilmekteyiz.

Daha çok Batı Avrupa ülkelerinde ve Latin Amerika da daha görünür oldukları da söylenebilir.

Yeni toplumsal hareketlerin en temel özelliği, ideolojik, cinsiyet ve etnik bir homojenlik içermemesi, daha esnek, hiyerarşik olmayan ve sadece taleplere odaklı ve en önemlisi sosyal medya üzerinden başlayan bir tepkiselliğin konsolide olmasıyla sokağa yansıması olduğudur.

Geçtiğimiz hafta Fransa’yı adeta ateş çemberine alan, ölümlere ve yaralanmalara sebep olan, motorin fiyatlarının yüzde 20’den fazla artması, vergilerin yükseltilmesi ve hayat pahalılığına karşı sokak eylemlerine başlayan ‘sarı yelekliler ’hareketi bir yanıyla da böyle bir şeydi.

Nihayetinde iki haftayı süren yoğun katılımın olduğu bu hareketin sokağa çıkmasının en temel sebebi olan motorin zammını hükümet geri çekerek ertelemek zorunda kaldı.

Bunun üzerine, Sarı Yelekliler hükümete sunulmak üze, 30 bin kişinin katılımıyla bir anket yaparak 42 temel talep belirledi ve bu talepleri medyayla paylaştı.

Sarı yeleklilerin en azından medyaya yansıyan taleplerin sayfa sınırıma sığacak kadar olanlarına beraberce bakmış olalım.

Bu taleplerin Fransa genel medyasından ziyade alternatif medya ortamlarında yer aldığı bilgisini de bir kenara not edelim.

‘Köylerde ve şehir merkezlerinde küçük esnaf korunsun. (Şehir merkezlerinin etrafında küçük ölçekli ticareti yok eden dev alışveriş merkezi inşaatlarına son verilsin) + şehir merkezlerinde bedava otoparklar kurulsun.

Konutlar için büyük bir ısı yalıtımı projesi (vatandaşa da tasarruf yaptıran bir ekoloji uygulaması).

Büyükler McDonalds, Google, Amazon, Carrefour) büyük vergi ödesin, küçükler (zanaatkârlar, küçük ve orta ölçekli işletmeler) daha küçük vergilendirilsin.

Herkes için aynı sosyal güvenlik sistemi (zanaatkârlar ve bireysel girişimciler de dahil). Serbest çalışanlar için ayrı sosyal güvenliğe son verilsin.

Emeklilik sistemi dayanışmacı ve sosyal kalsın. (Puanlı emeklilik hesabına hayır).

Akaryakıt zammına son.

1200 avronun altında emeklilik maaşı olmasın.

Tüm seçilmişlerin maaşı ülkenin ortalama maaşıyla eşit olsun. Seyahat ve ulaşım harcamaları denetlensin, ancak zorunlu olanlar karşılansın. Yemek ve tatil kuponu hakları olsun.

İş güvenliği hakkında: büyük şirketlerin sözleşmeli işçi çalıştırma hakkı sınırlandırılsın. Kadrolu çalışma hakkı istiyoruz.

Rekabet ve İstihdam İçin Vergi Kredisi [CICE – Büyük şirketler için vergi indirimi] kaldırılsın. Buradan elde edilecek kaynak (elektrikle çalışan arabaların aksine gerçekten ekolojik olan) hidrojenle çalışan araba üretimi için Fransa sanayiine aktarılsın.

Zorunlu göç hareketlerinin sebeplerine çözüm üretilsin.

Sığınmacılara iyi davranılsın. Onlara barınak, güvenlik, temel gıda ve çocuklarına eğitim sağlamak bizim sorumluluğumuz.

Dünyanın birçok ülkesinde, sığınma talebine yanıt bekleyen kişiler için ağırlama kampları kurulması adına Birleşmiş Milletler’le işbirliği halinde çalışılsın.

Sığınma talebi reddedilenler ülkelerine gönderilsin.

Azami ücret ayda 15 000 avro olsun.

İşsizler için iş alanları açılsın.

Engellilere verilen mali ödeme artırılsın.

Kiralara sınırlama getirilsin. Daha çok sayıda makul ücretli kiralık konut yapılsın (özellikle öğrenciler ve güvencesiz koşullarda çalışanlar için).

Fransa’ya ait mülklerin (baraj, havalimanı…) satışa çıkarılması yasaklansın.

Gaz ve elektrik ücretleri özelleştirmeler sonrasında artış gösterdi. Tekrar kamusallaştırılsın ve fiyatlar aşağı çekilmesi.

Yaşlı nüfusun hayat seviyesi yükseltilsin. Yaşlılar üzerinden para kazanılması yasaklansın. Gri altın [yaşlıların biriktirdiği para] devri kapandı. Gri refah çağı başlıyor.

Anaokulundan lise sona kadar hiçbir sınıfta öğrenci sayısı 25’i geçmesin.

Halk oylaması anayasaya girsin. Her bireyin yasa teklifini sunabileceği, bağımsız bir teşkilatın denetiminde kolay anlaşılır ve etkili bir site kurulsun. Eğer söz konusu yasa teklifi 700 binin üzerinde imza toplarsa, Meclis bunu tartışıp, düzeltip, tasarı haline getirerek tüm Fransızların katılacağı bir halk oylamasına sunmakla yükümlü olsun.

Emeklilik yaşı 60 olsun. Fizikî zorluk içeren mesleklerde (inşaat işçiliği, mezbaha işçiliği gibi) çalışan herkes için ise 55 olarak belirlensin.

Ticari malların dolaşımı demir yollarıyla sağlansın.

Vergilerde stopaj sistemine son verilsin.

Eski cumhurbaşkanlarına ömür boyu ödenek uygulamasına son verilsin.

Banka kartıyla ödeme yapıldığında esnafa ek vergi uygulanmasın.

Gemi yakıtlarına ve kerosene vergi getirilsin.

Rekabet ve İstihdam İçin Vergi Kredisi [CICE – Büyük şirketler için vergi indirimi] kaldırılsın. Buradan elde edilecek kaynak (elektrikle çalışan arabaların aksine gerçekten ekolojik olan) hidrojenle çalışan araba üretimi için Fransa sanayiine aktarılsın.

Kemer sıkma politikalarına son. Hiçbir meşruiyeti olmayan borç faizlerinin ödemesi durdurulsun. Ödenmesi gereken borçlara kaynak olarak en fakir ve az varlıklı kesimin parasını almak yerine, 80 milyarlık vergi kaçakçılığının peşine düşülsün.

Dünyanın birçok ülkesinde, sığınma talebine yanıt bekleyen kişiler için ağırlama kampları kurulması adına Birleşmiş Milletler’le işbirliği halinde çalışılsın.

Ücretli otoyollardan toplanan paranın tamamı Fransa’da otoyol ve yolların yapımına, bakımına ve güvenliğine yatırılsın.

Psikiyatrik desteğin yaygınlaşması için imkânlar sunulsun.’

 

İlginizi Çekebilir

Bakan açıkladı! Elektronik tebligat 1 Ocak’ta yürürlüğe giriyor…

Adalet Bakanı Gül, elektronik tebligat (e-tebligat) uygulamasının 1 Ocak itibarıyla devreye gireceğini ve davaları hızlandıracağını ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir