Şimdi toplumu yeniden inşa zamanı…

Oldum olası topu taça atarak, suçu hep başkalarında aramayı, neredeyse bir düşünce biçimi haline getirdik. Çünkü; suçu başka yerde aramak ve eleştirmek, en kolay en pespaye yoldur. Karşılaşılan problemlerin çözümünün nasıl olacağı konusunda; tarihi ve dini kaynaklarda yığınlarca örnek bulabiliriz.

Şimdilerde bir araya gelen dostların en fazla konuştukları konular var. Toplumdaki ahlaki tefessühten tutunuz da siyasetin kokuşmuşluğuna, yeni neslin ahlaksızlığından, esnafın sahtekarlıklarına, yöneticinin beceriksizliğinden, siyasetçinin üçkağıtçılığına, anne babanın ilgisiz ve bilgisizliğinden öğretmenin bilgisizliğine kadar, ne tür konu varsa hepsi gündeme gelir, yalnızca yakınmalarla kişisel egolar tatmin edilmiş olur. Bu işi yaparken de hiçbir nezaket kuralı gözetilmez, alabildiğine kaba hırçın ve yılların ötelenmişliğinin acısını çıkarmanın çabası içine girilmiş gibidir. Daha net ifadeyle; fatura kendisinin dışındaki herkese kesilir.

Oysa siyaset alanını, eğitim alanını, ekonomik alanı, akademyayı, sivil toplumu, sanatı, edebiyatı, hatta dini alanı, hep başkalarına ihale etmişiz, sonrada oturup en pespaye işi, eleştiriyi, başkalarının yanlışlarını konuşmayı yaşam biçimi haline girmişiz.

Bu tavırla, nereye kadar gidebilirsiniz?

Toplumların yeniden inşası, tıpkı çöküşleri gibi uzun yıllar alır, hatta birkaç nesle mal olur. Osmanlının çöküşünden sonra, yeniden ayağa kalkmamızın süreci de buna benzemektedir.

Bir Müslüman hassasiyeti ile topluma baktığımızda, rahatsızlık verecek çok mesele var. Öyleyse şikâyeti bırakıp, toplumu yeniden inşa etmeye koyulmanın yollarını aramak gerekemez mi? Çağdaşlık ve modernite adına, bu toplumun kültür ve medeniyet kodlarıyla oynayanlar, ağlamak yerine iş yaptılar.

Bir asırlık enkazı, kısa sürede kaldırma iddiası, yıpratıcı olmakta, beraberinde başka çözülmelere yol açmaktadır.

İslam toplumunda; her bireyin kendi düzleminde yapması gereken görevleri vardır. Hiç birisinin yapacağı iş ve görevler, bir diğerinden aşağı ve önemsiz değildir.

Öyleyse top yekûn toplumsal inşaya başlamak gerekir. Zihinlerimizi temizlemekle işe başlayabiliriz. Ondan sonra, bedel ödemeyi göze alarak yola çıkabiliriz.

Sivil toplumundan siyaset kurumuna, belediyelerden siyasi partilere, bürokratından siyasetçisine, eğitiminden iş çevrelerine, sendika başkanından dernek ve vakıf başkanına varıncaya kadar; her kim; değerler üzerinde hovardalık yapıyorsa onlara, asil bir duruşla uyarı görevini yapmanın bir insanlık borcu olduğunu, dahası bir Müslüman olarak asıl görevin bu olduğunu hatırlayarak ve hatırlatarak işe başlayabiliriz.

Dostluk adına içilen bir çayın nasıl ranta dönüştürüldüğünü, eski dostlukların nasıl ve hangi gerekçelerle yapaylaştığını yeniden teşrih masasına yatırmak gerekir. Masanın diğer tarafına geçince egosunu putlaştıran, kendini dünyanın en akıllı insanı olarak görmenin ne tür bir ruh halini yansıttığını bilmek, bu çarpıklıkları ifşa etmekle işe başlayabiliriz. Geleceğe yatırım yapmak adına dedikodudan öte bir anlam ifade etmeyen, kelimeleri ambalaj yığını gibi sıralamanın nasıl bir paradoks oluşturduğunu vurgulamak, enformatik bir algının olmazsa olmazı olduğunun farkına varmak bir mecburiyet olsa gerek.

Doğruyu ifşa etme çerçevesinde yazılan iki satırın, tarihe not düşmek anlamına geldiğinin de farkına varmak gerekir. Tıpkı bir temizlik işçisinin, sorumlu olduğu bölgeyi temizlemesi ve temiz tutması vazifesi gibi. Yahut bir fırıncının, insanların ihtiyacı olan ekmekleri pişirip tezgahına koyması gibi.

Kimisi okuyarak, kimisi yazarak, kimisi üreterek, kimisi keşfederek, kimisi yük yüklenerek, ama bunlardan en önemlisi; davasını güttüğümüz değerleri önce kendimiz hakkıyla hayat tarzı haline getirerek, sonra da topluma yerleştirmenin çabası içinde olmamız gerekiyor.

İslami değerleri önceleyenlerin sorumluluğunu ne kadar ağır olduğunu, ‘bir yerde ben varsam herkes var, ben yoksam hiç kimse yoktur’(NFK) bilinciyle işe koyulmamız gerektiğini öncelememiz gerekir.

Yapacaklarımızla ancak toplumun inşasını başarabiliriz.

İlginizi Çekebilir

İsrail, Gazze Şeridi’ne hava saldırısı başlattı!

İsrail ordusu, Gazze’den atılan roketlerden birinin bir otobüse isabet etmesinin ardından Gazze Şeridi’ne hava saldırısı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir