Vatandaşa dokunmayan vaat karşılık bulmaz!

Malum yerel seçim süreci… Özellikle Bursa’da hem iktidar hem de muhalefetin bir yerde başkan adayları açıklanmadığı için aday adayları ortalıkta dolaşıyor. Sosyal medyada kendini tanıtıyor.  Bursa’yı uçuran var, ilçesini dünyanın merkezi yapacağını söyleyen var. Oldukça eğlenceli işler de var.

Öncelikle kentlerimizin ilçelerimizin her şeyden önce bakıma ihtiyacı var. Hemen hemen Bursa’nın dört yanında şehir merkezlerindeki bakımsızlık gözümüze batıyor. Daralan kaldırımlar, sıkışan mahalleler, dağılmış cadde ve sokaklar, gelişi güzel konulmuş çöp konteynerleri, totemler, cadde ve sokaklardaki işgaller… Başıboşluk, bakımsızlık almış yürüyor.

Belediyelerin önceliği devasa yatırımlar yerine hizmet alanlarını öncelikle bakımlı hale getirmek, kentleri insan dostu şehir haline getirmektir.

Eğri oturup doğru konuşmakta yarar var. Bugün şehir ve ilçe merkezlerimiz dökülürken, ağzını açan aday adayı ya da adaylar mega projelerden, vizyondan bilmem neden bahsedip duruyor.

Birlikte yönetmek, ortak akıl vs. palavraları havada uçuşuyor. Bunların hiçbirini vatandaşta bir etkisinin olmadığı ortada. Şehre bakacağını söyleyen, vatandaşa dokunan projeleri üreten, onları tanıtan adaylar daha makbul olacak.

Uzayı vaat edenler değil mahalledeki çöplerin düzenli alınacağına ikna etse, kaldırımları insanların kullanabileceği hale getireceğini, yeşil alanları, parkları ranta kurban etmeyeceğine ikna etse çok daha etkili olur. Sosyal projeler, sokağa yönelik projeler ikna eder insanları. Sokak ve vatandaş kendine dokunan projeleri, kendine uzanan eli görmek istiyor benden söylemesi…

 

Futbol rezilliği…

Futbol hiç tartışma yok ki Türkiye’de en fazla ilgi gören spor dallarının başında. Süper Toto Süper Lig’de dolayısıyla bu işin zirvesi. Yıllardır İstanbul merkezli 3 takımın ambargosunda orta oyununa dönen Türk futbolu tam anlamıyla dibe vurmuş durumda. Milli takım yerlerde sürünüyor. Kadrolarında Türk futbolcuyu ancak mercekle aradığımız Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş harcanan 100 milyonlarca avrolara karşılık ne doğru düzgün bir başarı elde edebiliyor ne de futbolumuzu bir adım öteye götürebiliyor. Devlet birçok defa borçlarını silmesine rağmen kulüpler borç batağına sürüklenirken, Türk futbolu elit bir kesimin tatmin aracı olmaktan ileri gidemiyor. Bugün Fenerbahçe düşme hattında, Galatasaray ve Beşiktaş’ın hali içler acısı… Hala çıkıp bu takımların hocaları, koca koca işadamı olan yöneticileri yok transfer yok hakem palavra anlatıp duruyorlar. Türkiye’de futbolun özerkliği ve profesyonelliği tartışılmalı. Bunca parayı çarçur eden şımarık adamdan hesap sorulmalı. Eğer bu markalar ülkenin markalarıyla o markaları bu hale getirenler bunun bedelini ödemeli. Bir daha da devlet bu arkadaşların yaptıkları borçları silmemelidir…

Sanal gözlük yeterken, bu paralar neden müzeye yatırıldı?

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar malum bir süredir Panoramik müzeyi tanıtıyor. Oldukça büyük paralara yaptırılan müze birkaç aydır ziyarete açılmış durumda. Yeni müzeyi toplumun tüm kesimlerine tanıtma gayreti içerisinde Dündar. Gelişen teknoloji ile artık sanal gerçeklik gözlükleri kullanılıp internetten indirilecek bir programla bunu yapmak oldukça kolay.  Durum böyleyken bunca para bunca imkân neden heba edildi. 10 yıl ve daha önceki dönemlerde belki bir albenisi olacak bu müzenin bugün ve yarın çok da bir albenisinin olacağını söylemek iddialı olur. Panorama müzeler özellikle doğu paktı ülkelerde 60-70 yıldır var. Ancak zaten onların turizm için yapabilecekleri başka bir atraksiyonları yok. Üstelik bu müzeleri yaptıkları dönemler itibariyle makul ve mantıklı. Günümüzde ise bu yatırımlar çok tartışma götürür.

Oysa Osmangazi’nin çok daha öncelikli ihtiyaçları var.

Önceki gün ise çok daha elzem olan Santral Garaj’daki kent meydanı projesiyle ilgili bir haber düştü ajanslara. Aylardır moloz yığınlarıyla çirkin bir görüntü içindeki alan temizlenmiş ve projenin startı için hazırlanmış. Keşke Osmangazi Belediyesi, panoramik müze yerine kent meydanını öncelemiş olsaydı. Kent meydanı Bursa ve Osmangazi için müzeden çok çok daha ön sıralarda bir ihtiyaç hatta elzem bir yatırımdır. Meydan öncelikli hale getirilip o yapılsaydı gerçekten Mustafa Dündar ve ekibi olağanüstü bir iş yaparak kente çok değerli bir hizmeti yerine getirmiş olacaktı. Müze peyderpey yapılabilir hatta olmadığı takdirde çok büyük bir eksiklik olmazdı. Ancak iki dönemdir devam eden müzeye harcanan enerji ve kaynak nedeniyle bu gerçekleşmedi. Belediyeler yatırım ve hizmetlerinde öncelikleri çok iyi belirlemeli. Bu da bunun en bariz örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

İlginizi Çekebilir

Mustafa Öztürk üzerinden hali pürmelalimiz

İslam düşüncesinde yer alan ‘tarihselci’ çizginin günümüzdeki önde gelen müdafilerinden Mustafa Öztürk geçtiğimiz günlerde Alman ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir