Yemen deyince aklımıza türkü mü geliyor?

Kendilerini aynı dinden olarak tanımlıyorlar. Binlerce yıldır savaşıyorlar. Oysaki tüm dinlerin en önemli emirlerinden biri “öldürmeyeceksin”, “bir kişiyi öldüren tüm insanlığı öldürmüştür” olmasına rağmen.

Hristiyan, Müslüman fark etmiyor, tarihe baktığımızda, Haçlı savaşlarında Müslümanlarla Hristiyanlar birbirleri ile savaşmış. Ancak hiç bitmeyen din savaşları aynı dinden olan insanlar arasında sürüp gidiyor. 16 Y.Y. da Avrupa’da 30 yıl savaşları Katoliklerle Protestanlar arsında sürdü. Yüzbinlerce Hristiyan, mezhebi sebebi ile öldü. Öldürende “İsa aşkına” diyordu, ölen de “İsa aşkına” diyordu.

Müslümanlar arasında ise hiç bitmedi din savaşları, Peygamberin ölümünden hemen sonra Hz. Osman’ın katledilmesi, Cemel vakası ve arkasından Sıffin Savaşı hep dinin farklı anlaşılmasından oluşan nedenlerle, birinin diğerini din dışı ilan etmesinden kaynaklandı. Hele Kerbela’da Yezid’in Peygamberin torunu Hz. Hüseyin’i katletmesi ile tamamen ortadan ikiye bölünen Müslümanlar, bir tarafta Şia ve bir tarafta Sünni olarak sürekli birbirleri ile didişme ve kavga içinde oldular.

Yakın geçmişte 1980-1988 arsında süren İran- Irak savaşı, Osmanlı İran arasında Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasında 1514’te yapılan Çaldıran Savaşı mezhep farklılıkları sonucunda olan din savaşlarıdır.

Suriye’de Sunni IŞID, El Kaide, Şia yanlısı Hizbullah ve Şii milis güçlerinin yaptığı da budur.

İşte şimdi Yemen’de ortaya çıkan ve içinden çıkılmaz bir hal alan olayların nedeni de bu din yorum farklılıklarının ortaya koymuş olduğu sonuçtur. Üstelik bu durumu çok iyi kullanabilen dünya siyaseti böyle guruplara silah ve mühimmat desteği yaparak meseleyi daha da körüklemekte, kendi siyasi ikballeri uğruna binlerce masumun ölmesine razı olmaktadırlar.

Yemen, Dünyanın en fakir ülkelerinden biri, kişi başına düşen Milli gelir 1.300 dolar civarında. Yer altı kaynakları yok, Ancak, “Babül Mendeb boğazı” Ortadoğu’nun can damarı, yılda kırk bin gemi bu boğazdan geçiyor. Bu da 2 trilyon dolar gelir demek. Bu boğazın Şia yanlılarının eline geçmesi İran hâkimiyetinin bu boğazda oluşması demek. Bunu batı dünyası ister mi? İşte asıl neden bu.

Husilerin ayaklanması 2004 yılından beri devam ediyor, son olarak 2014 yılında başşehir Sana’yı ele geçirdikten sonra batıda tamamen hâkimiyet kazanmışlar. Husileri İran’ın desteklediği biliniyor, ancak İran bunu kabul etmiyor. Meşru Hadi güçlerini Suud destekliyor ve bunu zaten açıkça da yapıyor. Yemende El Kaide de faaliyet gösteriyor ve Meşru Hadi güçlerine destek veriyor. Her nedense Terör örgütü burada Suud yani ABD tarafından destek görüyor.

Netice de savaş sürüyor ve insanlar ölüyor. Mazlumlar ölüyor. Çocuklar, kadınlar, yaşlılar, hastalar ölüyor. Zaten açlık en önemli sorun. Bu yılsonuna kadar 36 bin çocuğun ölebileceğinden söz edilebiliyor. Ve İnsanlık öyle bakıyor. Müslümanım diyenler öyle bakıyor. Yüzlerce yıldan beri baktıkları gibi.

Neden! Diyen yok.

Niçin! Diyen yok.

Ne yayabilirim! Diyen yok.

Sadece bazı yardım kuruluşlarının “şu numaraya mesaj gönderirseniz Yemen e 5 TL yardımda bulunursunuz” iletisine cevap veren kaç kişi ise onlarda gücüm buna yetiyor bunu yapıyorum diye kendini avutuyor.

Şimdi seçim derdindeyiz. Kimimiz Başkan, kimimiz meclis üyesi, muhtar olacak işimiz çok. Çok dualı sözlerle aday adaylığımızı açıklıyoruz.

“Yemen’i” kurtaracağız da.

Bu kadar masumun kanının aktığı ve hele bebelerin açlıktan öldüğü dünyada yaşamak ne kadar da zor.

Dünya bu kadar zalim olmuş muydu? Bir tarafta Zenginlik, şan, şöhret, konfor, azgınlık hüküm sürerken açlıktan, bakımsızlıktan, fakirlikten, ilaç yokluğundan bebelerin öldüğü bir dünya olmuş muydu?

Yoksa biz zalimlerden mi olduk?

Gündemimizi karşı çıktığımız, değerleri ile mücadele ettiğimiz vahşi batı medeniyeti belirliyor. Onların gündemine “Yemen” girerse, TV’lerinden, haber kanallarından bunu bize “1. Haber” olarak söylerlerse yüzümüzü Yemen’e dönebiliriz.

Müslümanların kimliği yok. Müslümanların adı yok. Müslümanların ortak bir amacı yok. Müslümanların öyle bir derdi de yok. Daha doğrusu Müslümanların dini yok. Yok olmuş. 1400 yıl geride kalmış.

Peygamberleri ölmüş ve ondan sonra ne yapacaklarını şaşırmışlar.

Peygamberlerin onlardan ne istediklerini bile tam olarak tespit edememişler.

KURAN nedir? Ondan dahi haberleri yok.

Olsaydı evet olsaydı, Müslümanlar böyle olur muydu?

Birbirlerine kötü söz dahi söyleyemezlerdi.

Komşularının tok olduğunu bilmeden yatağa yatıp uyuyamazlardı.

Odalarına giren sivrisineği dahi öldürmek isterken acaba derlerdi.

Değil kendini Müslüman olarak tanımlayan birini, ateistim diyen birinin dahi hukukunu korur, haklı ise onun yanında yer alırlardı.

Esas mücadeleleri, yeryüzünden fitneyi kaldırmak üzere olur, sadece zalimlerle mücadele ederlerdi.

Hiç kimseye savaş açmaz, sadece savunma savaşı yaparlardı.

Çalışkan olurlar, üretken olurlar, ahlaklı olurlar, yalan söylemezler, sözünde dururlar, faiz yemezler ve vermezler, yaptıkları işi en iyi yaparlar, en güvenilir insan olurlar, yerlere tükürmezler, çöp atmazlar, kimsenin hakkını yemezler, nazik ve kibar olurlar, az konuşurlar, çok iş yaparlar, yaptıkları işi en iyisini yapmaya çalışırlar, paylaşırlar, bölüşürler, israf etmezler, gıybet etmezler, çok yemezler, lüksten ve şatafattan kaçınırlar yeryüzünde cennet kurarlardı.

Şimdi Yemen de insanlık ölüyor. Belki daha bizim bilmediğimiz nerelerde İnsanlık ölmeye devam ediyor.

Bizim gündemimiz seçim, birkaç gündür 10 Kasım’dı. Şimdi tekrar var gücümüzle yine seçim.

Yemen mi? Yemen deyince aklımıza türkü mü geliyor?

Beklesin ölümü 36 bin çocuk! Belki seçim sonuna kadar bir o kadar daha ölecek.

Zalimlerden olmaktan Allah’a sığınırım.

Selam, sevgi ve dua ile…

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

2017 model Citroen C3 icradan satılıktır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir