Erol Turan: “Özel üniversite hayal değil…”

filiz

Özel eğitim kurumları camiasında elde ettiği başarılarla gündem yaratan Özel Altınşehir Okulları, yatırımda öncü olmak için atağa kalktı. Eğitim dünyasına ilişkin gündem yaratacak saptamalar yapan  Özel Altınşehir Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Erol Turan, Bursa’da özel üniversite kurulmasıyla ilgili de “Bu, bir hayal değil” dedi.

 

‘KAZANAN, BURSA OLUR’

Şehir Gazetesi’ne eğitim camiasında yaşanan sorunlarla ilgili çözüm önerilerini açıklayan Özel Altınşehir Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Erol Turan, çarpıcı açıklamalar yaptı. Özel eğitimin gözardı edilmeyecek kadar önem taşıdığını belirten Erol Turan, özel bir üniversitenin Bursa için ciddi bir ihtiyaç olduğu söyledi. Geleceğe dönük iyimser bir perspektif çizen Turan, “Üniversite boyutu çok önemli. Proje kafada hazırsa, bir sorun yoksa fabrikanın çatısını yapmak gibi bir olay bu. Neye ulaşmak istediğini anlatmak ve çözüm ortaklarını bir araya getirmekle kurulacak bir organizasyondur bu. Ulaşılmazmış gibi görmeye hiç gerek yok. Üniversite hayal değil, istenilen bir şeydir. Olmasa bile neden olmadığına bakmak lazım. Ama insanların farklı yerlerden bakmamaları lazım. Özel üniversiteyi Bursa’da ilk açan biz olursak ne mutlu… Bir başkası olursa ne mutlu ona da. Kazanan, yine Bursa olur” dedi.

 

‘PROJELER HAZIRLANIYOR’

Özel okul yatırımlarında Bursa’da önemli yatırımlara imza atıldığının da altını çizen Özel Altınşehir Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Erol Turan, “Bursa’nın eksikliği, geldiğimiz nokta itibariyle üniversitedir. Üniversite, çok basit bir yapı değil bence. Tabii Uludağ Üniversitesi’nin burada olması, özel üniversitenin olması anlamında da dayanak. Ciddi akademisyenlerin olması, Uludağ Üniversitesi’ndeki hocalarla izdüşümün olması bizi bu anlamda heveslendiriyor. Bu konuda hazırlanan projeler olduğunu da biliyoruz” açıklamasını yaptı.

 

‘BURSA’DA SES GETİRDİK’

Sahibi olduğu eğitim kurumunun faaliyetlerini de anlatan Erol Turan, “Özel Altınşehir Okulları, eğitim hayatına başladığı 2015-2016 dönemi itibariyle Bursa’da ses getirdi. Duruşu ve uygulamalarıyla eğitime bakış açısıyla, eğitimin içindeki argümanları kullanarak bu duruma getirdik. Bu, bize güç katıyor. Başarılı olmak güzel.  Eğitim adına özel eğitim kurumlarına yönelik yapılan yatırım, her harcama, her maliyet kaliteyi yükseltme adına olduğu sürece bize göre hiç problem değil. Eğitim yatırımlarının düşük rakamlarla yapılmak istenmesinin doğurduğu sonuçlar meydanda. Ne okula, ne de öğrenciye faydası var. Bu işin bir maliyeti var” ifadelerini kullandı.

14545793348143

‘FARKINDALIK YARATTIK’

Özel okulda eğitim görmenin hem veli hem de öğrenci için farkındalık yarattığına da dikkati çeken Turan, “Adı üzerinde, özel okul… Bütçesi el veren, burayı düşünen veya eğitimi ihtiyaç olarak gören insanlar için açılmış. Pek çok imkanın bir arada insanlara sunulduğu bir alan. Belki de dil konusunda Özel Altınşehir Okulu, Bursa’da bir farkındalık yarattı. Bir Londra Sokağı yaklaşımı, yabancı öğretmen yaklaşımı diğer arkadaşlar için farkındalık yarattıysa ne mutlu bize. İktisatta bir laf vardır: İyi para, kötü parayı piyasadan kovar! İyi eğitim kurumları da kötü eğitim kurumlarını piyasadan kovar. Herkes kaliteli ve düzenli bir eğitim faaliyeti yaptıktan sonra bence problem yok. Önemli olan, arz-talep dengesinin oluşması. Bunun oluşturulması ve yaşamsal olması… Zaten eğitim kurumlarında para, önemlilik açısından 3’üncü sırada olmalıdır. Eğitimi doğru yaptığınızda zaten ekonomik boyutu da oluşucaktır. Özel öğretim kurumları sorun değil, çözüm noktasıdır” dedi.

 

‘KARŞILAŞTIRMALAR DOĞRU OLMALI’

Özel eğitim kurumları arasındaki fiyat farkını da işaret eden Turan, “Türkiye’de maalesef velilere, öğrencilerinin devam ettiği okuldaki toplantıya katılmak bile zor geliyor. Biz burada ilkokul ve anaokul velilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sadece parayı almayı amaçlayan eğitim kurumlarını kimse engelleyemez. Bunları engelleyecek kişiler, anne ve babadır. Çocuklarını o tür okullara göndermeyerek onlara gerekli dersi verir ve hak ettikleri süreci yaşatırlar. Bizde karşılaştırma vardır. Birisi 10, diğeri 15 Lira gibi karşılaştırmalar vardır. Neyi, ne ile karşılaştırdığımız çok önemli burada. Toplumsal olarak bu hataya sürekli düştüğümüzü biliyorum. Elmalarla armutların bir arada toplanmaması gerektiği mantığından hareketle karşılaştırmalar, çok önemli. Bir eğitim kurumu düşünün… Havuzundan seramik atölyesine, bilim merkezinden okçuluğuna kadar bütün aktiviteleri düşünülmüş bir yer. Öğretmen seçimine kadar tamamen ekonomiyi ön plana çıkarır” değerlendirmesini yaptı.

 

‘SİSTEM OTURDUĞUNDA DAHA CAZİP OLACAK’

Eğitim dünyasındaki seçenekleri değerlendirirken ülkenin içinde bulunduğu şartların da göz önünde bulundurulması gerektiğini kaydeden Erol Turan, “Ekonomik gücünü yok sayamayız. Özel okula çocuğu gönderen kişi, bunu devam ettiremeyecekse olmaz. Bunu hesaplaması gerekir. Bu, bütçe yapmak gibi birşey. Evet, özel okul görüntüde sıcak sempatik gelebiliyor ama bu konuda bir bütçe planlaması yapılır ve devletin imkanları da 2-3 sene içinde oturursa çok daha cazip hale gelecek. Şu anki hesaplamaya göre özel okulda 1 yılı devlet karşılıyormuş gibi bir noktaya gelinbilecek” dedi.

DSC_0930

‘TEŞVİK SİSTEMİ OTURACAK’

Dershanelerin kapatılmasıyla birlikte özel okulların dershane mantığını bünyelerinde sindirdiğini de dile gtiren Turan, “Sabah 9, akşam 5 şeklinde eğitim yapılan bir kurumda bazı sorunların da çözülebileceğine inanıyorum. Devletin teşvikte uyguladığı süreç, 2’inci yılında… 4 yıl içinde bu sistem oluşturmuş olacak. Bu yıl başlangıç sınıfları diye adlandırdığımız 5-9’da yoğunlaşıldı. Dağıtılan bursluluk payının 55 bini temel liselere ayrıldı. Geri kalanı illerde belli oranlarda dağıtıldı ve Bursa da 9 binlik öğrenci kontenjanına sahip. Bu da anasınıfı, ilkokul, ortaokul ve lise olarak dağıtıldı. Örnekleme yapmak gerekirse… Birinci sınıfta aldıysak bu teşviği, 4’üncü sısnıfın sonuna kadar alabiliyorlar. 5’inci sınıfta tekrar başvuruyoruz. İlkokul ayrı, ortaokul ayrı, lise ayrı bir tanımlama. Ama başlangıç sınıflarına verilen noktadan hareketle 1’inci sınıfta aldığımız teşvik devam ettiği sürece 12’inci sınıfın sonuna kadar alınmasını engelleyecek bir ortam yok. İkinci yılı değerlendirdiğimizde enflasyon oranına göre artış söz konusu oluyor. Ana sınıflara 2 bin 620 TL, ilkokullara 3 bin 220 TL, ortaokul ve liseye 3 bin 700 TL, dönüşüm liseleri olarak da adlandırılan temel liselere ise 3 bin 500 TL teşvik verliyor. Devlet, bunu 3 taksitte ödüyor. Biz bakanlığa faturasını kesiyoruz, veliyle mahsuplaşıyoruz. O sürecin faturasını biz, devlete kesiyoruz. Bu teşviğin 2-3 yıl içinde tamamen oturmuş olabileceğini düşünüyorum. Kişinin durumu, şehit ya da gazi yakını olması, anne ve babanın ölü olması hep kriterdir” dedi.

 

‘DEVLET DESTEKLİYOR’

Özel okul eğitiminin devlet tarafından gördüğü desteğin de altını çizen Turan, “Devletin yüzde 40’ının özel eğitime devretme mantığının bile gündemde olduğu bilgisini aldık. Ne derece doğru olur ve hayata geçer bilemiyoruz ama neden olmasın? Hatta devlet okullarının devredilmesi, işletilmesi düşünülüyor ama yaşamsal olarak ne zaman hayata geçer bilmiyoruz. Ama devletin, özel okulları destekler mantıkta olduğunu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

 

‘İDEALİZME DÖNÜLMELİ’

Devlet ve özel eğitim kurumları arasında karşılaştırma yapan Erol Turan, “Terk edilmiş yöntemler söz konusu. Devlet öğretmenlerinde stajyerlik, eskiden 1 yılda kalkardı. Bazı eğitimcilerin kişilik bozuklukları, bütün öğretmen camiasının üstüne oturtulamaz. Psikoloğun olması, rehberlik hizmeti verilmesi gerekli hale gelmiştir. Eğitim, siyasetin üstünde olmalı. Devlet tarafından pek çok imkan sunuluyor. Bunları kullanalar öğretmenler… Eğer bu nesil öğretmenler ile gelişip bir yerlere varacaksa öğretmenin de huzuru ve dünyaya bakışının net olması lazım. Öğretmen camiasında da eski idealizme dönülmesi lazım. Kötümser bakmak, çözümü engeller” ifadelerini kullandı.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir