Son Haberler

15 Temmuz darbe girişiminin mecbur ettikleri

15 Temmuzda darbe teşebbüsünde bulunan kimlerdi? FETÖ’cüler.  Tankları halkın üzerine süren, meclisi bomblayan, halkın üzerine ateş açan/açtıranlar FETÖ cüler ona hiç şüphe yok da bunların mesleği neydi, kimdi bu adamlar? Asker üniforması giymiş teröristler. İyi de nasıl bir elbiseymiş bu elbise ki üst rütbeli ne kadar subay varsa yarısı o elbisenin içinde suçüstü yakalandı? 90 yıllık cumhuriyet tarihinde başarılı başarısızı, kanlısı kansızı, moderni post moderni, onun üzerinde darbe oldu. Fazlasını bir tarafa bıraksak bile her on yılda bir darbeyle karşı karşıya kaldık ve bu darbelerin hepsini asker elbisesi giymiş teröristler yaptı. Peki o halde şu haklı bir soru olmaz mı; terörist kovalamaktan sorumlu bir meslek nasıl olup da bu kadar çok terörit üretir?

Kral çıplak demenin vakti gelmedi mi acaba? İtiraf etmeli değil mi ki; silahlı kuvvetlerin gerek emir komuta zinciri içinde ve gerekse 15 Temmuzdaki gibi komuta kademesinin neredeyse yarısını içine alacak şekilde dizayn edilmiş cuntayla darbe yapma, darbeye girişme alışkanlığı var. Bunu toplum olarak biz böyle görmeli ve açıkça dile getirmeli ve bu durumdan şikayetçi olmalıyız ki sihalı kuvvetler mensupları da bu alışkanlıklarından dolayı mahcup olsun, nedamet duysun ve darbe günahının tövbecileri olsunlar. Böyle yapmayıp da tersine bizim silahlı kuvvetlerimiz hiç bir zaman darbe yapmaz, darbe yapanlar askerlerin elbisesini kirleten şerefsizdirler deyip kurum olarak silahlı kuvvetleri darbecilikten ve darbelerden ayrıştırmaya çalışmak doğru değildir. Doğrusu darbeci silahlı kuvvetler geleneği ile yüzleşmek ve gereğini yapmaktır.

Ancak biri de çıkar ülkenin yaşadığı bu ağır saldırı karşısında bu bir mecburiyettir, bazı dengelerin korunması için çok yutkunup az konuşmak gerekir derse anlarım ancak hiç değilse hak etmedikleri bir övgüyü israf etmeyeleim derim. Çok ileri bir düşünce, hadi  itiraf edeyim bekara karı boşamak kolaydır kabilinden bir düşünce ama ben olsam bu orduyla bir süre görüşmem, siz yapacağınızı da yapmayacağını da yaptınız, girin kışlanıza ve bir süre gözüme gözükmeyin, hakkınızda vereceğim kararı bekleyin derdim. Ama diyemiyorum, kimse diyemiyor. O yüzden de peygamber ocağından hala her on yılda bir asker elbisesi giymiş teröristler çıkıp darbe yapıp duruyor. Uzun lafın kısası ey siyaset açık söyle, bu benim samimi görüşüm değil resmi görüşümdür, inşallah günü gelince samimi görüşümü de rahat rahat söylerim de biz de inançla, sabırla umutla o günü bekleyelim.

İkinci mecburiyetimiz de Amerika, bunca olup bitenden sonra insan avazı çıktığı kadar bağırası geliyor Amerika bizim müttefikimiz, dostumuz değil tam tersine baş düşmanımızdır. Hainleri besleyip besleyip üzerimize salıyor, istiyoruz, henüz posasını tam çıkaramamış olduğundan olsa gerek iade etmiyor, tepemize yağdırdığı onca bombadan sonra dalga geçer gibi delil istiyor. Kendi uçağımızla meclisimizi bombalatıp bizimle alay ediyor ancak biz mecburen ve siyaset gereği Amerika’ya hala müttefik demeye devam ediyoruz.Millet ülkesine ve devletine 15 emmuz destanı ile sahip çıkmıştır ve “ey gafiller bu ülkenin bir tek sahibi var o da benim” demiştir. Artık siyasetçiler de bu yeni duruma ve sosyolojiye göre yeni siysetler belirlemeli, mecburiyet olarak bize dyatılan kanburlardan artık bizleri kurtarmalıdır.

Mecburiyetlerden kurtulduğumuz gün darbelerden de kurtulduğumuz gündür ya da darbeleri gelenekleştirip kökleştiren zihnimize aksi düşünülemez şeklinde yerleştirilen mecburiyetlerimizdir. 15 temmuz gecesi Allah’tan başka hiç kimseye mecburiyetimizin olmadığı ortaya çıktı, tıpkı ondan başka kimsemizin olmadığı ortaya çıktığı gibi.

 

 

İlginizi Çekebilir

Bu Millet Feraset Sahibidir.

1 Kasım 2015’te yüzde 49 AK Parti ye oy veren vatandaş ne oldu da bu ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir