Anasayfa » Yazarlar » 2. PAKET GELİYOR AMA…

2. PAKET GELİYOR AMA…

Ak Parti’nin en zorlu sınavı tekrar gündemde…

Başbakan Kayseri mitinginde 2.Alevi Açılımı için bir paket hazırlandığını açıkladı.

İçeriğe bakınca, ilkinden farklı olarak eklenmiş birkaç maddenin dışında temelde yine aynı çözümler var.

Peki bu sefer Aleviler tatmin olacak mı?

İlk pakette ve aslında bana kalırsa meselede ki temel sorunu Aleviliğin tanımından kaynaklanıyor. Türk Alevilerinin bir kısmı Aleviliği mezhep olarak görürken diğer bir kısmı din kabul ediyor. Devlet bunu çoğunluğa uyup mezhep kabul ederek ona göre paket şekillendirince de Aleviler uzaklaşıyor. Hemen hepsinde tepki aynı; bize karışma bu bizim problemimiz diyorlar.

Aslında hükümetin önerileri son derece makul. İnanç ve Kültür Vakıfları yasa tasarısı hazırlanacak ve cemevleri buna bağlı kültür ve inanç merkezi olarak hizmet verecek. Belediyeler cemevlerine ücretsiz arsa tahsis edecek. Alevilere ait vakıf da devletten maddi destek görecek. İşte bu noktadan sonra sorun çıkmaya başlıyor. Devlet muhatab olarak Hacı Bektaş-i Veli Vakfı’nı alıyor ve diğer dernek ve vakıfların bu vakıfla irtibatlandırılmasını istiyor. Oysa Alevilerin kendi aralarında ki anlaşmazlıklardan dolayı bu çok olası değil. Üstelik işin içine maddi yardım girmesi kimilerini rahatsız ediyor. Dedelerin maaşa bağlanması, sertifika almaları onlarda devletleştiriliyoruz düşüncesini uyandırmış.

Aleviler, daha doğrusu bir kısmı bu paketlerde ki programın aslında asimilasyon adımları olduğunu savunuyor. Ötekileştirilmediklerini ancak kendinden olana çevrilmeye çalışıldıklarını düşünüyorlar.

Pakete eklenen yeni maddelere bakınca dünün gönlünü almak için büyük jestler yapıldığını da görüyoruz. Hitit Üniversitesi’nde bir Alevilik kürsüsü açılacak, müfredatta Alevilik daha detaylı işlenecek, Nevşehir Üniversitesi Hacı Bektaş Veli, Tunceli Üniversitesi de Pir Sultan Abdal adını alacak.

Ancak hükümet ne söylerse söylesin Aleviler güvenebilecek gibi görünmüyor.Madımak ve Gazi olayları korkularını derinleştirmiş. Hükümetin son aylarda ki Yavuz Sultan Selim vurgusu ise kör göze parmak olmuş. Tarih Yavuz Selim’i “katliam” kelimesinden aklasa da Aleviler için bu böyle değil. Biz hernekadar Ak Parti’nin Yavuz Sultan Selim düşkünlüğünü genişleme politikasına bağlasak da Alevi olsam ne düşünürdüm bilemiyorum.

Hak da veriyorum. Bu ülke de en az Kürtler kadar ötekileştirilmiş bir topluluk Aleviler. Kürtlerin aksine kendilerini ifade edebildikleri bir partileri de yok. Osmanlı döneminde yaşadıkları ayrımcılık ve kötü olaylar Cumhuriyete dört elle sarılmalarına neden oldu. Chp seçmeninin çok ciddi bir kısmını oluşturmaları da bu yüzden. Laikliği Alevi kimliğini devam ettirebilmek açısından hayati görüyorlar. Ancak bu korkular en çok aşağılandıkları dönemin bu dönem olduğunu unutturuyor. Tekke ve zaviyeler kanunu’nun kurumsal yapılarına nasıl zarar verdiğini, ve hükümet bunu kaldıralım dediği halde CHP’nin nasıl karşı çıktığını görmüyor ya da görmezden geliyorlar.
Ya da Antalya milletvekili Osman Kaptan’ın  Kılıçdaroğlu’na Genel Başkan Alevi, Teşkilat Başkanı Alevi, Mali İşler sorumlusu da Alevi. Biz Alevi partisi miyiz? Git sen ya Dersim’in kitabını yaz ya da doğru düzgün Genel Başkanlık yap dediğini duymuyarlar veyahut duymak istemiyorlar. (Oysa CHP de ki Çerkes egemenliğine kimse sesini çıkarmıyordu vaktiyle)

Aleviler CHP’yi aşırı ve sert İslamcılara karşı kalkan olarak görüyorlar. Bu yüzdendir ki Dersim’li Kürt Aleviler katillerine oy verebiliyor. Alevi kimliği Kürt kimliğinin üzerine çıkıyor. İki taraftan da ifade özgürlükleri kısıtlanınca öfkeleri artıyor, sağduyularını yitiriyorlar.

Ben Aleviler ne derse desin, çözümün ancak bu hükümet tarafından getirileceğine inanıyorum. Korkmak, güvenmemek için çok neden olabilir ancak açılım iftarlarına katılanları “düşkün” ilan etmekle, çalıştaylara gitmemekle hiçbirşey çözülmez. Mesele önyargılar olmadan değerlendirilmeli.

Ak Parti ise bu konuda çok hassas olmalı. Köprünün isminden geri adım atmak birçok kişiyi yumuşatabilir. Yavuz Sultan Selim’i hatırlamak için kimsenin köprüye ihtiyacı yok ancak bu ülkenin huzuru için Alevi kardeşlerimizin güvenine ihtiyaç var.

Bana kalırsa Ak Parti bu samimiyet testini geçerse en az Çözüm süreci kadar büyük bir iş başarmış olur.

Hamiş: Arabada oradan oraya giderken aralarda yazıldı bu yazı, fırsat yoktu masabaşına oturmaya, kopukluklar için affola

 

Yorumlar (1)

  • Hatice

    Yazılarınız gayet iyi gidiyor, kopuk yada hatalı yazmış olabilir miyim kuşkusunu bence üzerinizden hemen atmalısınız. Ayrıca haftalık çıkan bir gazetede sıkışıklığa geldi lafzı yakışık almıyor. 7 gün yetmiyor mu diye sorarlar adama.
    Saygılarımla…

    Cevapla

Habere Yorum Yazın

© 2012 Şehir Medya | Her Hakkı Saklıdır

Scroll to top