2018 Dünya kupasına, hiç bu gözle baktınız mı?

AlexHaley’in ‘Kökler’ isimli kitabını okuduysanız, Kara Afrikalı birini gördüğünüzde, yaşanan o dramatik manzaraları, kafanızda, ete kemiğe büründürebilir, o kara adamın gözlerinde, aynı manzarayı seyredebilirsiniz. Bakmasını bilirseniz; beyaz maske geçirilmiş siyah yüzleri keşfetmeniz de mümkündür. Sonra Amerika’da yaşanan kuzey-güney savaşlarını yahut siyah-beyaz boğuşmasını da buna ilave edebilirsiniz. İsterseniz buradan; emperyalist beyaz adamın, kara Afrikalıyı nasıl köleleştirdiğinin serüvenini hatırlamaya kadar gidebilirsiniz. Arkasından; Rusya’da yapılan 2018 Dünya Kupası’nı bu açıdan bir kez daha süzgeçten geçirme fırsatı yakalayabilirsiniz.

Emperyalist Batılıların dedeleri çapulcu korsan denizciler tarafından, Afrika kıyılarını yağmalayarak, kara Afrikalıyı, hayvanlara bile reva görülmeyecek türden işkencelerle, zorla, yerlerinden yurtlarından kopartılarak; Avrupa ve Amerika’ya götürüp, uzun yıllar, köle olarak çiftliklerinde,  boğaz tokluğuna çalıştırdılar. Yıllar süren savaşlardan sonra, daha yeni yeni adam yerine konulmaya başladılar. Bununla beraber hala renklerin savaşı bitmiş de değil.

İş bununla da kalmadı. Bu insanların önce özgürlüklerini sonra da topraklarını gasp ettiler. Kara derili ve esmer derili Afrikalı ise; geldi Batının ocak başına oturdu. Onların yaptıkları sömürünün intikamını, şu ya da bu şekilde aldılar, alıyorlar ve alacaklar.

Kanla ve çapulla gelişen ve kalkınan Batının çöküşünü yavaş yavaş izleyeceğiz.

Dünya kupasını bir de bu açıdan değerlendirelim istedik. Batının eski cibilliyeti devam ederken kendi menfaati söz konusu olunca; gerçek kimliklerini nasıl gizlediklerini anlamak zor değil.Fransa, bunların en başat örneklerinden birsi.

Rusya’da düzenlenen 2018 FIFA Dünya Kupası’nda zirvede yer alarak ikinci kez şampiyon olan Fransa’nın kadrosundaki göçmen ve Afrikalı kökenli futbolcular olması, oldukça dikkat çekti. Oysa aynı Fransa, göçmen  karşıtı tutumuyla bilinen bir ülke. Ülkeyi Dünya Kupası’nda şampiyonluğa taşıyan milli takım futbolcuları şampiyonluk sevincini doyasıya yaşarken, Fransa hükümeti, sığınmacı ve göçmenlere karşı tutumunu bir süreliğine, buzdolabına koyuyor. İslamafobya tutumu da öyle. Takıma verdikleri katkının yanında piyasa değerleriyle de dünya futbolunda kendilerine yer edinen Afrikalı futbolcular, kadronun çoğunluğunu oluşturuyor. 22 kişiden oluşan Fransa Milli Takımı’nın 12 futbolcusu Afrikalı ve bir kısmı Müslüman olan, toplam 16 oyuncusu göçmen.

Takımın kadrosunda Afrikalı futbolcuların yanı sıra İspanyol, İtalyan ve Portekiz asıllı futbolcular da bulunuyor. Bunları tek tek saymaya gerek yok. Futbolla ilgilenenler, isimleri biliyorlar. Fransa Milli Takımı’nın sadece iki Fransız futbolcusu bulunuyor. Bu isimler Benjamin Pavard ve FlorianThauvin olarak göze çarpıyor. Takımda aynı zamanda DjibrilSidibe, N’GoloKante, Paul Pogba, Benjamin Mendy, NabilFekir, OusmaneDembele ve Adil Rami, Müslüman kimlikleri ile bilinen futbolcular.

Kutlamalara bakılırsa, sanki Fransa’nın; ırkçılıkla ve İslam’la bir sorunları yokmuş havası estiriyorlar. Oysa “Kutlamalar dışında ırkçı ve İslam karşıtı olduklarını unutuyorlar”. Kutlamalar geçtikten bir süre sonra, gerçek kimliklerine tekrar döneceklerinde kuşku yoktur.

Bir Fransız akademisyen olanProf. Dr. RaphaelLiogier’in, konuya ilişkin açıklamaları, vurgulamak istediklerimize ışık tutuyor sanırım.Fransa’da sağcı ve milliyetçi bir kesimin milli takımın tamamen Fransızlardan oluşmadığı için üzüntü duyduğunu belirtiyor.  Ülkede aynı zamanda Fransa tarafından sömürülen Afrika ülkelerinden gelen göçmenler olmadan, Dünya Kupası’nı kazanamayacağını, dolayısıyla bu zaferinin meşru sayılamayacağını söyleyen bir başka kesimin olduğuna dikkati çekmesi, oldukça ilginç.Liogier, “Ülkede bir grup, Fransa’nın kupa kazandığına seviniyor ama günlük hayatta İslam karşıtı, ırkçı, yabancı düşmanı olabiliyor. Fransa’nın bu zaferi, bu insanlar için ırkçı karşıtı bir ders olmalı. Çünkü onlar kutlama zamanlarının dışında ırkçı ve İslam karşıtı olduklarını” ifade ediyor.

Batının, cibilliyeti bu. Menfaatleri, putları değil mi?

İlginizi Çekebilir

Andımız kararı ile yargı vesayeti geri döndü

Hükümetin PKK’yı silahsızlandırmak gibi hayali bir beklentiyle 2013’te yaptığı “çözüm süreci” denemesi esnasında İlkokullarda her ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir