Son Haberler

ABD’nin demokrasi aşkı !…

Denilir ki ABD’nin hem iç güvenlik hem de uluslararası politikasının esası, beşinci özgürlüktür. Beşinci özgürlük ise ABD çıkarları adına sömürmek / talan etmek / hâkimiyet altına almak için her türlü gücü kullanmanın adıdır.

ABD’nin beşinci özgürlüğü gerçekleştirme adına kurduğu güce dayalı bir düzeni var. ABD’nin uluslararası ilişkilerde sergilediği tutum ve davranışların tümü için aslolan / belirleyici olan bu beşinci özgürlüktür. Bunun için gerektiğinde devlet yalana da / aldatmaya da başvurabilir, hileye dayalı yapılar / mekanizmalar da oluşturabilir.

ABD’de beşinci özgürlüğe hizmet eden bütün yapılar / mekanizmalar, bir yandan yalanlarla kendi iç kamuoyunu aldatırken, bir yandan da Amerika’nın kazanması herkes için iyidir yalanına bütün dünya kamuoyunu inandırmaya çalışır.

ABD’nin dünya kamuoyuna ilan ettiği bir demokrasi aşkı var !… Bu aşkı uğruna yer küre üzerinde yaşamasını / gerçekleşmesini istediği özgürlükler var. İbadet özgürlüğü gibi, ifade özgürlüğü gibi, güvenlik içinde yaşama özgürlüğü gibi, asgari ihtiyaçların baskısından azade yaşama özgürlüğü gibi.

Ne ki ABD için bu özgürlükler beşinci özgürlükle çatışmadığı sürece ancak anlamlı olur ve varlığını sürdürebilir. Aksi halde bu özgürlüklerin varlığının anlamı da yoktur, gereği de yoktur.

ABD’nin demokrasi söylemi esas itibariyle aldatıcı ve manipüle edicidir. ABD bu aldatıcı ve manipüle edici dili kullanarak dünya üzerinde kendine bağımlı kıldığı ülkelerde varlığını ve egemenliğini sürdürüyor.

Denilir ki halklar, özelde de Amerikan halkı, kısa görüşlüdür ve kısa vadeli düşünürler. Tehlike gırtlağına dayanana kadar işin farkına varmaz.  Bu durumda ABD devlet ve siyaset adamlarına düşen halk için (!) halkı aldatmak, halkın menfaati için (!) halka yalan söylemektir.

ABD, Truman doktrininden beri başka ülkelerin içişlerine müdahaleyi kendi iç kamuoyuna Sovyetlere karşı verilen mücadele olarak anlatır. Amerikan halkının devlet / siyaset eliyle kendilerine empoze edilen bu düşüncelerden farklı düşünüp farklı değerlendirmeler yapması neredeyse imkânsızdır.

ABD’de istisnasız bütün yönetimler, uluslararası alanda zor kullanarak yönetme ilkesine sadıktır. ABD’nin bütün yönetici elitleri bu konuda fikir birliği içindedir. ABD’nin yönetici elitleri şiddete ve kanunsuzluğa tutkundur. Bu tutku aynı zamanda onların kişiliklerinin de bir parçasıdır.

ABD, tedhiş yanlısı bir ülkedir. Başka bir ifade ile ABD’nin dış politikasında / uluslararası ilişkilerinde tedhiş merkezi bir yer işgal ediyor. Devletin / iktidarların tedhiş uygulamaları genelde halktan onay almadığı halde bu böyledir.

ABD, şiddet kullanma konusunda daima önde gidenlerden. Gerektiğinde en modern silahları kullanmaktan asla çekinmez. Amaca ulaşmak için gerekli görürse sosyal yaşama dahi müdahale eder, ekonomik ve politik kurumlara nüfuz eder, kültürü düşünceyi kontrol altına alır.

Ezcümle yerküre üzerinde ABD terörünün sebep olduğu kan ve gözyaşı denizinde insanlığın hali ve istikbali boğuluyor. Vesselam.

İlginizi Çekebilir

Çocuklar doğada çiçek açmalı

Binasız okul ve doğada ders kavramları üzerine yaygın teoriler olsa da, pratiğe dökülüp istikrarla devam ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir