Anasayfa / Yazarlar / Adice bir saldırı!

Adice bir saldırı!

Önce memlekete kanser gibi nüfuz ettiler. Sonra can damarlarına yerleştirdikleri ajanlarıyla defalarca türlü tezgâhlarla saldırdılar. Olmadı, beceremediler. Daha sonra darbeye kalkıştılar. Muhteşem bir lidere yürekten bağlı olan halk duvarına tosladılar, beceremediler. Bu arada algı yönetimine devam ettiler. Hala da ediyorlar. Avrupa halkı da bu algı yönetimine destek veriyor. Zavallı koyun sürüleri gizli servislerin açtığı tezgâhlara inandırılıp saldırıya geçirtiliyor. Pavlov’un köpekleri gibi şartlandırılmış insanları ha bire saldırıyor. İçerideki, damarlarında kan yerine ihanet akan, işbirlikçi hainlerinin de desteğiyle algı yönetimi devam ediyor. Besledikleri terör örgütleri şeytanı korkutacak nitelikteki planları bir biri ardına sahneye koyuyor. Başaramıyorlar, başaramayacaklar…

Güçlü Türkiye, büyük lideriyle daha da güçlenecek tüm bunlara inat…

Hürriyet Daily News editörü Barçın Yinanç da bu çirkin oyuna destek verenlerden biri. Türkiye’yi bir üçüncü dünya ülkesi olarak niteleyen ve aşağılayan yazısıyla gündeme gelip büyük tepki almıştı. Onun bu aşağılayıcı yazıyı neden yazdığı da ortaya çıktı. Meğer “The Telegraph” yazarı Mark Almond’a destek vermek içinmiş koparttığı yaygara.

Mark Almond

Bu Mark Almond denen yaratık bir kitap yazmış. Birileri yazdırtmış belli ki. İstanbul’daki terörist saldırının sabahında The Telegraph’da yayınlanan makale çok manidar bir şekilde oynanan oyunu ortaya koyar nitelikte. Sabaha karşı olan terörist bir saldırının ardından birkaç saat içerisinde yazılacak bir kitap mıdır ki bu? Adi herif çıkmış “Laik Türkiye; Kısa bir tarih” diye bir kitap yazmış ve tanıtımında kitapta Türkiye’nin uğradığı terörist saldırıları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın buna rağmen laiklere saldırdığı iftirasını anlattığını söylüyor. Diyor ki;

“Geçen Temmuz’daki darbe FİYASKOSUNDANsonra yeni bir askeri darbe, en azından başarılı olabilecek bir darbe mümkün görünmüyor. Tabi ki mevcut çıkmazdan kurtulmanın demokratik bir çözümü istenir ama ne yazık ki meclisteki muhalefet de ikiye bölünmüş durumda. Ne var ki yeni yıl akşamı silahla öldürülen laikler ve Erdoğan’ın gözünde hain olan Kürtler gibi belirli azınlıklara destek tabanı bölünmüş durumda”

Bu şerefsiz böyle yazıyor, yazabiliyor. Açıkça başarılı bir darbenin Erdoğan’dan kurtulmak için gerekli olduğunu savunuyor. Kimse kusura bakmasın bu fikir özgürlüğü falan değil resmen Türkiye düşmanlığıdır. Türkiye’ye saldırıdır.

Kitap yakında CRIOx (Crisis Research Institute in Oxford) yani “Oxford Kriz Araştırma Enstitüsü” tarafından yayınlanıyor. İçinde daha nice iftiralar, düşmanlıklar var göreceğiz.

Mark Almond denilen şerefsiz memleketimize resmen savaş açmıştır. Bu açtığı savaştaki söylemi ise; “Türkiye bir üçüncü dünya ülkesi oldu, ekonomisi battı, Afganistan’a, Pakistan’a benzedi…” gibi iftiralardır.

Bakın bu zat daha neler diyor?

“Terör zamanlarında ülke halkı güçlü bir adamın problemi çözmesini ister. Ama ya terör bu güçlü adamın yönetimi altındaki ülkeye kaos yayıyorsa? Türkiye benzersiz biçimde berbat bir pozisyondadır. 1980’deki askeri darbeden, belki de Atatürk’ün bizzat kendisinden sonraki en güçlü Cumhurbaşkanına sahiptir. Ama Erdoğan’ın gücünü birleştirmedeki yeteneği ülkesindeki problemi çözememektedir. Erdoğan hala demokratik olan elinin altındaki ülkesinde, rastgele öldürmeleri, intihar bombalarını ve Güneydoğu’daki kontrolden çıkan Kürtlerle olan iç savaşı önleyemiyor. Kontrol manyağı olan Erdoğan toplumunu tehdit eden konuları bastıramıyor.”

Bakınız dikkat! Kürtlerle olan iç savaş diyor, terör demiyor, diyemiyor. Dahası Sayın Cumhurbaşkanımıza kendi destekledikleri artık ayan beyan olan terörü önleyemediği iftirasını da atıyor. Adice, şerefsizce saldırıyor. Hakaretler yağdırıyor.

Elbet bu kadar da değil. Bakın başka ne diyor?

“Erdoğan, Suriye’deki Esed rejimine karşı cihatçıları silahlandırıp, teşvik ederken geri tepme riskini görmezden geldi.” Gibi bir cümle de kurabiliyor.

Ulan it! Bu teröristler karşısında en sağlam duruşu Sayın Erdoğan göstermiştir. Bunu sen de biliyorsun. O DAEŞ’çilerin elindeki silahların menşei belli. YPG ile birlikte olanlar arasında kendi vatandaşların da yok mu?

A be şerefsiz adam! Utanıp sıkılmadan nasıl yalan söylüyor, iftira atıyorsun?

Yetmiyor, yalanlarına daha da ekleyip;

“Kürt gruplar öncelikle ordu ve polise saldırdı ama DAEŞ sivil halkı hedef aldı” gibi bir yalana da başvuruyor ve PKK’yı sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeye çalışıyor.

Sonra da ekonominin Erdoğan yönetiminde yükselişten çöküşe geçtiği iftirasını atıyor bu adi ve utanmaz yalancı. Bunu da Müslüman politikanın ekonomiyle karıştırılması sonucu olmuş bir çöküş diye nitelendiriyor. Suriye ve Irak’taki çatışmaların terörizmle birlikte turistleri dehşete düşürdüğünü yazıyor utanmadan.

Bu şerefsiz, Türkiye ekonomisinin açılan tüm tezgâhlara rağmen iyi olduğunu elbet biliyor ama tam tersi işine geldiği için öyle söylüyor. Türkiye asla derin bir resesyonda değil. Bunu iyi biliyor ama tam aksini savunmaktan kaçınmıyor.

Bu görüşleri dile getiren, destekleyen kimdir? Hürriyet Daily News yazarı Barçın Yinanç… Bu düşmana destek vermek değil midir? Düşmanı destekleyen nasıl dost olabilir.

Bir vatan evladı düşmanı destekliyorsa haindir…

 

İlginizi Çekebilir

70’lere Yolculuk

Son zamanlarda kendimize oluşturduğumuz nostalji kültürü ile geçmişten kendimize bizi iyi hissettirecek şeyleri bulup çıkartır ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir