Adice tezgahlar

Beyinlerine kazınmış “Tayyip nefreti” yüzünden akla hayale gelmedik yalana, iftiraya ve böylece de algı yönetimine başvuran sağlıksız ruhlar Bütün bunları yapmak için gösterdikleri çabanın onda birini yeni projeler üretmeye harcayabilseler belki de bugün oy oranlarını yükseltmiş olurlardı.

İktidar olurlardı demiyorum çünkü bunu onlardan beklemek imkânsız. Avrupa ve Amerika’daki ağababaları olan Paganlar bile bunun farkında olduğu için güruhu bir araya getirmeye gayret ediyor ki seçimin ikinci tura kalma ihtimali belirebilsin. Ne vak ki, bunlar herkesle, kendileriyle bile kavga etmek gibi bir yeteneğe sahip oldukları için bir türlü anlaşamıyorlar. Bırakın ittifaklarını kendi içlerinde bile birlik kuramıyorlar.

Seçim kaybetme rekorları kıran Kemal’den umudunu kesen Paganlar şimdilerde çabalarını “Kadın Cumhurbaşkanı” vurgusuna çevirdi. Aslında bu da meşhur düşünce kuruluşlarının yıllar önce bir satranç hamlesi gibi planladıkları oyundan ibaret. Ünlü strateji programları bunun başarılı olma ihtimalini yüksek olarak hesaplamış. Şu çok işlemcili süper bilgisayarlarında çalıştırdıkları ve dünya siyasetini simule eden programlarından bahsediyorum. Hani verileri girip de ne yaparlarsa dünyanın neresinde hangi ekonomik ve siyasi gelişmelerin yaşanabileceğini hesapladıkları program. İşte orada ortaya çıkan tanıma uygun olarak üretilmiş bir projedir İP projesi.

Buna destek olmak üzere yaratılan ek projeler de var elbet. Paganların kurduğu tezgâh bu sefer çok değişkenli. Ekonomik algı yönetimi ve buna zemin hazırlayacak olan kur tezgâhı çabuk bertaraf edildi. Ancak, buna bağlı olarak yürütülmeye çok önceden başlanılan algı yönetimi olanca hızıyla devam ediyor.

Bildiğiniz gibi Kemal ve şürekası söylediklerinin yalan olduğu ispatlansa da o yalana devam ediyorlar. Örnek olarak söylemek gerekirse şu meşhur İsle of Man iftirasından dolayı hüküm giymeleri bu iddialarından vaz geçmek anlamına gelmiyor. Böyle yaparak bir başka algı yönetimini devreye sokuyorlar.

ABD Dış İstihbaratı Yönetme Dairesi’nin ajanlarının Ortadoğu çalışmalarında ilk öğrettiği şey de budur, “Algı yaratacak ve ne olursa olsun sonuna kadar iddianızı sürdüreceksiniz.” Diye öğretirler.

Kemal ve yol arkadaşlarına kim öğrettiyse aynını öğretmiş!

Sözcü gazetesi de aldığı talimat gereği bu algı yönetimine hizmet ediyor. Okur kitlesini inandırmak için ise ne kullanacaklarını çok iyi biliyorlar. Adında “Atatürk” olan bir kurum. Bu kurum “Türkiye Ekonomi Kurumu” Zamanında Gazi Mustafa Kemal kurdurmuş. Bu günlerde kimin ellerinde olduğunu söylemeye gerek var mı bilmem. İşte o kurum ağzından kriz tellallığı yapılıyor.

Yapılıyor yapılmasına da insanlar bu kadar yoğun algı yönetimi ve beyin yıkamaya rağmen etraflarına bakıp memleketin hızla yükselmeye ve büyümeye devam ettiğini görünce Almancı “gast arbeit” hakkı gibi “E hani batıyordu?” diye şaşkın ördeğe dönüyorlar.

O meşhur bilgisayar simülasyonunun hesaplayamadığı bir değişken var çünkü. O değişken de bu milletin kimin kendine hizmet ettiğini, kimin yapılanları baltaladığını çok iyi bilmesi.

Bir de değişken olmayan bir gerçek var;

Kaderin üzerinde bir kader olduğu gerçeği…

İlginizi Çekebilir

Cehalet saklambacı ya da insanlık çukuru

Nida Dergisinin son sayısında, Hikmet Zeyveli’nin cahiliye üzerine bir yazısı yayınlandı. Nida Dergisi, Malatya merkezli ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir