Anasayfa / Yazarlar / Ahlaksızlığın tetikçileri…

Ahlaksızlığın tetikçileri…

Osmanlının tasfiyesinden sonra, Çanakkale’de ve Milli Mücadele yıllarında, ülkemizi işgal etmeye güç yetiremeyen emperyalistler, kaleyi içten fethetmek için, her türlü meşru ve gayri meşru araçları kullandılar. Böylece, silahla işgal edemediği toprakları; dini, tarihi, kültürel ve ahlaki yapıyı ifsad ederek emellerine ulaşmaya çalıştılar, çalışıyorlar.

Dinler, geliş gayeleri bakımından, insanlara ve toplumlara manevi bir dinginlik vermek, ahlaklı, dürüst, barış ve mutlu bir hayatın nasıl olması gerektiğini öğretmeyi öncelemiştir.

Hıristiyanlık bozulmuş olsa da yine de ahlaki bir takım ilkeleri ihtiva eden İncil ve Tevrat ortada iken, batılı sömürgeciler, kendi kitaplarını, insanlığı köleleştirmek ve sömürmek için tetikçi olarak kullanmaktadırlar.

Batılı sömürgecilerin, insanlığa yeni bir değer üretme gibi bir amaçları olmadı. Tek dertleri, insanlığı nasıl sömüreceklerinin, ürettiklerini satacakları iyi tüketicileri nasıl yetiştireceklerinin ve tüketici sayılarını artıracaklarının hesabını yapıyorlar. Batılıların çıkardıkları savaşların arkasında, silah sanayilerini besleme amacı bu mealde değerlendirilebilir. Coğrafyamızda yaşanan sıcak gelişmelerin arkasında da aynı güdü yatmaktadırlar.

Batının şimdilerde kullandığı en önemli işgal araçlarından birisi de hiç kuşkusuz kitle iletişim araçlarıdır. Müzik, spor, sinema, tiyatro ve medya bunlardan bazılarıdır.

Türkiye’deki medya guruplarından bir kesimi, bu işgalci emperyalistlerin gönüllü köleliğini yaptıkları bilinen bir durum. Bu milletin geleneklerini, toplumsal dokusunu dinamitlemek için her türlü yolu denediklerine, tanık oluyoruz. Toplum içerisinde; ne kadar uç, kirli ve firavun tipi kötü örnekler varsa, iyi örnekler olarak topluma enjekte etmeyi yayıncılık olarak görüyorlar. En aşağı pespayeliklerden, türlü sapkınlıklara varıncaya kadar, topluma örnek olarak sunmaktan hiçbir utanç duymadıkları görülüyor.

Ülkemizi topla tüfekle işgal edemeyen şer odakları, dini inanç ve kültürel değerlerimiz üzerinden topluca hücuma geçtiklerini görüyoruz. Özellikle Doğan Medya gurubuna bağlı yayın organları, hiçbir kutsal tanımadan, her türlü rezaleti, öne çıkartmaktan geri durmuyorlar. Bunların en son örneği de ‘eşcinsel’ ismi verdikleri sapkınları, toplumda rol model olarak tanıtmalarıdır.

Bu medya gurubu tarafından; kültürel yozlaşma ve ahlaksız bir yaşam biçimi meşru gösterilmeye çalışılırken ”Beden bizim, istediğimiz gibi kullanırız’ söylemine kadar, iş çığırından çıkarılıyor. Beden senin olsa da, pisliğini bu topluma yayamazsın. Toplum da benim.   Gay ve lezbiyen pisliğini, bir işmiş gibi gösterenlere, sizler neyin peşindesiniz diye sormak hakkı doğuruyor, değil mi?

Merak edilen başka bir konu da bizim Aile Bakanlığımızın ne işe yaradığıdır. Bütün bu kepazeliklerin karşısında, Aile Bakanlığımızın, şov mahiyetindeki meselelere muzahir olurken, aile yapımızı dinamitleyen bu uygulamalara sessiz kalması toplumun kahir ekseriyetini üzmektedir. Geçmişte yaşadığımız darbelerin şakşakçılığını yapmaları yetmiyormuş gibi, batılı emperyalistlerin, kültürel işgallerine tetikçilik yapmaları, işin vahametini ortaya koyduğu gibi, Lut kavminin akıbeti, beklenebilir.

Her türlü sapkınlığı bir hak olarak gören üç beş tane sapığı, ‘ezilmiş toplum kesimi’ olarak göstermeye çalışan bu medya organlarının, İstanbul’daki bu sapıklara geçit vermeyen valiliği hedef seçmeleri, söz konusu bu sapkınları ‘mağdur’ gibi göstermeye çalışmaları, bir hak değil, toplumu dinamitlemek anlamına gelmektedir.

Devletin, nesillerin beden ve ruh sağlığını koruması, kötü ve sapkın inanç ve alışkanlıklardan muhafaza etmesi, anayasal bir görevdir.

Akşam, televizyonlarının başına geçen insanlara, bu sapkın kişileri ekranlara taşıyan bu tiplere engel olacak kimse yok mu, bu ülkede? RTÜK, bu emperyalistlerin tetikçilerine ne zaman dur diyecek?

İlginizi Çekebilir

KABUL ETMİYORUM!

Haftalar geçtikçe, maçlar oynandıkça alınan sonuçlar, ortaya çıkan tabloartık tamamen kabul edilemez bir hal aldı. ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir