AK Parti Bursa Milletvekillerine açık çağrı

Milletvekilliği aday adaylığı sürecinde kaleme aldığım “Neden aday adayı oldum?” başlıklı yazımın bir bölümünü burada paylaşarak, yazıma başlamak istiyorum.

“Sadece cemiyet ve törenlerde boy göstermek yerine; halkın içinde olmayı, bizzat halkın ayağına gitmeyi ve sorunları yerinde görmeyi tercih edeceğim. Benim düşünceme göre, vekilin vekili olmaz! Vekile ulaşmak için aracıya gerek duyulmaz!Şayet halkla direkt iletişim kurmayı beceremeyeceksem;  o zaman vekillik makamını da boşuna işgal etmenin bir anlamı yoktur.Hayatım boyunca kimseye içi boş vaatlerde bulunmadım, kimsenin hayalleriyle oynamadım, kimseyi de yarı yolda bırakmadım. Şimdi de bir makama ulaşmak adına, hayal pazarlayıp, hayal kırıklığı yaşatmak gibi bir niyetim yok.O nedenle “beni vekil yaparsanız; Bursa’yı uçurum, Türkiye’yi şaha kaldırırım” diyecek halim yok. Sonuç olarak siyaset bir ekip işidir. Bursa’nın uyumlu bir ekibe ve bu ekibin hem Bursa’da, hem de Ankara’da oluşturacağı sinerjiye ihtiyacı var.

Bursa’nın, Ankara’da güçlü bir lobisi olmadığını uzun zamandır dillendiriyoruz. Aslında yerelde yaşadığımız sıkıntıların temelinde de bu gerçek yatıyor.

Teşkilatları, belediyeleri ve vekilleri ile tek yürek olmuş bir ekibin, yaşadığımız sorunların üstesinden kısa sürede geleceğine tüm kalbimle inanıyorum.

Şu an için verebileceğim tek söz; şayet görev verilirse, bu ekibin çalışkan bir parçası olacağımdır.”

Tabiidir ki, bu sözler benim verdiğim sözlerdir ve dolasıyla sadece beni bağlar. Ancak Milletvekili seçilen arkadaşlara bu noktada tavsiyede bulunmayı da,kendi adımagörev olarak kabul ediyorum.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran seçimlerinin hemen sonrasında, genişletilmiş il başkanları toplantısında verdiği bir örneği burada tekrarlamakta yarar görüyorum:

“Bana gelen raporlara baktığımızda özellikle bazı eleştiriler var ki bu çok önemli. Halk tevazu arıyor, tevazu. Belediye Başkanı, benim dükkanıma gelip bir çayımı içmedikten sonra ben bu belediye başkanını ne yapayım diyor.”

İşin özü tam da bu işte! Tevazu, alçakgönüllülük ve ulaşabilir olabilme…

Bu dönemdeki Milletvekili arkadaşlarımızın birçoğunda bu tevazu ve alçak gönüllük zaten var. İnşallah da değişmezler! Geriye bir tek ulaşılabilir olmak kalıyor. O konuda ise benim naçizane bir tavsiyem olacak.

Bursa’nın 3 ya da 4 yerinde Milletvekili iletişim ofisleri açsınlar. Nöbetleşe ve ofisler arasında dönüşümlü olarak,her vekil haftanın bir günü o ofislerde bulunsun.

AK Parti’nin Bursa’da 11 milletvekili olduğunu düşünürsek, bir vekilin hafta da bir gün o ofiste nöbet tutması ve halkın taleplerini dinlemesi; kendi programlarını da fazla etkilemez.

Ayrıca bu ofislerin nöbet çizelgelerin aylık olarak hazırlanması; hangi vekilin, hangi tarihte ve hangi ofiste olacağının hemşerilerimiz tarafından önceden bilinmesi çok önemlidir.

Bireysel ofislerden ziyade, bu şekilde karma ofislerin oluşturulması; birlik ruhu açısından da önemli bir mesaj olacaktır.

Bugün itibari ile 11 Milletvekilimizin, konum ve yaşları birbirine yakındır. O yüzden ekip ruhuyla hareket etmelerinin, daha kolay ve daha yararlı olacağına inanıyorum.

Bireysellikten uzak durmak, ön plana çıkmak kaygısından arınmak; hem Bursa’mızın, hem de vekillerimizin hayrınadır.

Hep söylüyorum, burada da tekrarlamakta yarar görüyorum:Ak Parti Bursa siyasetinde eksik olan abi değil, kardeşlik hukukudur.

Yoksa hepimizin malumudur ki, 2011 yılından beri Bursa’mıza ne abiler, ne ablalar, ne dedeler, ne dayılar ve ne amcalar geldi geçti; Bursa’nın sorunları azalacağı yerde çoğalıp gitti…

O yüzden tekraren söylüyorum: “Biz bize benzeriz, Biz Bize yeteriz…”

Milletvekillerimize ikinci tavsiye edeceğim konu ise, Ankara’daki Bursa lobisinin etkin ve güçlü hale getirilmesidir.

Bu konuda da ortak akıl ve ekip ruhu ile hareket etmenin şart olduğunu düşünüyorum.

Yeni Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile mevcut bakanlara ulaşmanın biraz daha zor olacağını düşünürsek;Bu noktada yapılması gereken en güzel hamle, bakanlara bire bir yakın markaj uygulamaktır.

11 Milletvekilimiz kendi aralarında toplanıp, görev dağılımı yapmalı ve her bakanlıktan sorumlu isimler tespit edilmelidir. Daha sonra ise her vekil, kendi bakanlığı ile ilgili, her türlü iletişimi kurmak için elinden gelen gayreti göstermelidir.

Son tavsiyem ise, Bursa Milletvekillerimiz haftada bir ve eksiksiz olarak,mutlaka bir araya gelmeleridir. Kişisel egolardan uzak ve samimiyetle Bursa’nın sorunlarını masaya yatırmalı ve ortak akılla çözümler üretilmelidir.

Şayet bu sinerjiyi ve ekip ruhunu yakalayabilirsek, hem 24 Haziran seçimlerinde Milletimizin Ak Parti’ye vermiş olduğu mesajı doğru anlamış oluruz, hem de yaklaşan yerel seçimlerde başarılı olabilmenin ilk adımını atmış oluruz.

Ya bir olup, bizi biz yapan değerlere sımsıkı sarılarak, Reis’e yakışan bir teşkilat olacağız, ya da eskide birçok örneği olan siyasi partiler gibi eriyip yok olacağız.

Unutmayalım ki, bu milletin vicdan terazisi gram şaşmaz. Tevazu sahibi ile şımaranları ayırmada, kuyumcu hassasiyetle hareket eder…

 

 

 

 

 

           

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

Bu topraklara hep yabancı kaldılar…

İsimleri ne olursa olsun, ama, kafalarıyla bu topraklara hep yabancı kaldılar. Müslümanın ekmeğini yediler ama ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir