Ak Parti’de değişim olur mu?

Yarın Ak Partide olağanüstü genel kongre var. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığından sonra önce Ahmet Davutoğlu’na sonra Binali Yıldırım’a geçen Ak Parti genel başkanlığı anayasa değişikliğinden sonra asıl sahibine geri dönüyor  ve partili Cumhurbaşkanlığı dönemi başlıyor, hayırlı olsun. Partili Cumhurbaşkanlığı dönemi 1960 darbesi ile kaldırılmıştı yeniden ihya edilmiş oldu.

Bu kadar önemli ve köklü bir değişim kamuoyunda yeterince heyecan uyandırmışa benzemiyor. Geniş halk kesimlerinin ilgisi ve bilgisi dahilinde olduğu söylenemez Ak Parti kongresinin.  Bu heyecan ve ilgi eksikliğinin en önemli nedeni kongrede hiç bir sürpriz beklentisinin olmaması, Recep Tayyip Erdoğan’ın genel başkan olacağının şimdiden ilan edilmiş olması olabilir. Hatta bu kongre Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden genel başkan olması, fiili durumun hukuken de tescil edilmesi için yapılıyor dense yeridir. Bu haliyle pek de haber değeri taşımıyor açıkçası.

Bu kongre ne zaman haber olur peki?

Kongrede Ak Parti üst düzey yönetiminde ve buna bağlı olarak hükümette de önemli değişiklikler olursa ancak o zaman haber olur. Aksi halde Ak Parti kendi içinde bir bahar şenliği ile doğal liderini yeniden genel başkan yapmış olur, o kadar. Peki haber değeri taşıyacak önemli değişiklikler olur mu derseniz, ne evet diyebiliyorum ne de hayır. Herhalde bu sorunun en doğru cevabı  havettir. Erdoğan tecrübeli ve sağlamcı bir liderdir, değişiklik yapacağım diye bunca fırtınaya rağmen rotasında yüzen bir gemiyi esaslı bir şekilde sarsıp silkelemeyi göze almaz diye düşünüyorum.

Her ne kadar olağanüstü genel kurulun sloganı “demokrasi, değişim, reform” olarak belirlenmişse de olağanüstü hal döneminde olduğumuzdan tam ve ileri demokrasiyi hemen hayata geçirmek zor. “Değişim”  sihirli bir kelime, daima kitlelerde bir karşılık bulur, heyecan uyandırır, ancak değişim vaat eden lider ve partisinin 15 yıldır iktidarda olması ve hizmet anlamında bir çok değişikliği çoktan hayata geçirmiş olması önemli bir handikap. Ak Parti iktidarları döneminde adeta tüm değişiklik ve yeniliklere doymuş bir topluma yeniden değişim namına ne vaat etseniz sürpriz etkisi yapmaz, heyecan uyandırmaz. Ak Parti kendi eliyle çok yukarılara astığı çıtayı aşmak için şimdi daha yukarılara zıplamak zorunda. Lider ilk günkü coşku ve heyecanla zıplamaya hazır ancak teşkilat için aynı şeyi söylemek çok güç. “Aşkım” dediği partisine dönüyor Erdoğan ama herhalde bu sorunları da görüyor. Hatta bize göre dönüş için acele etmesinin asıl sebebi de bu.

Erdoğan Ak Partiyi yeniden devralıyor ancak görünen o ki devraldığı Ak Parti, bıraktığı Ak Parti değil. İktidarın bütün yıpranmışlığını, metal yorgunluğunu bünyesinde  taşıyan, bütün yükü doğal liderine taşıtmayı adeta sünnet haline getirmiş bir partiyi devralıyor. Ambleminden bir teşbih yapılacak olursak, epey zamandır esaslı bir temizlik yapılmadığı için pas tutmuş, bu yüzden ışığı hapsolmuş ve yeterince ışıtamayan bir ampul gibi Ak Parti. Değişim deniyora, Ak Parti’de gerçek değişim, partinin lideri, amblemi ve ismi dışında kalan ne varsa hepsini baştan ayağa değiştirmekle olur.

Haydi hayırlısı…

 



Şakir Çalışkan


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir