Ak Partinin skorel politikaları ve açmazları

Ak Parti 15 yıldır iktidar, girdiği bütün seçimlerden zaferle çıktı. Daha erken yapılmazsa 2019 da yerel seçimler, genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi olmak üzere üç seçim daha var. Her ne kadar en yakın seçim olan yerel seçimlere de bir buçuk yıla yakın zaman varsa da Ak Parti şimdiden seçimlere var gücü ile hazırlanıyor. 15 yıllık iktidar Türkiye şartlarında çok uzun bir süre, yorucu ve yıpratıcı. Ancak buna rağmen kendi iç değişikliklerini birilerini kırmak ve üzmek pahasına, görüntü itibarıyla çok da şık olmayan yöntemlerle yaparak yoluna devam ediyor. Bu anlamda seçimlere en hazır ve motive parti Ak Parti, daha doğrusu genel başkan ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan.

Muhalefet yenilgiyi kanıksamış ve içselleştirmiş durumda ve oldukça dağınık. Ak Parti muhalefetin bu dağınıklığını iktidar olmanın da avantajını kullanarak fırsata çevirerek 2019 daki üç seçimi de almak istiyor.

Alabilir mi? Muhalefetin tüm dağınıklığına rağmen kolay değil ama mümkün. Ancak biz bugün pek konuşulmayan, ancak mutlaka konuşulması gereken başka bir meseleyi gündeme getirmek istiyoruz. Skorel olarak seçim ya da seçimler kazanmak yeterli mi, hatta biraz da yanlış anlaşılmayı göze alarak soralım gerekli mi?

Denebilir ki elbette gerekli, iktidar olmak için mutlaka seçimleri almak gerekir. İşte ben tam da onu sormak istiyorum, neye mal olursa olsun iktidar olmak mutlaka gerekli midir? Ya da şöyle soralım; seçim kazanmak iktidar olmak amaç mı yoksa araç mıdır?

Ak Parti çıkışı ve vizyonu itibarıyla partilerden herhangi bir parti değil bir ideal ve dava partisidir. Başta Sayın Erdoğan olmak üzere üst düzey yöneticiler sık sık bunu vurguluyorlar. Ak Parti siyaseti amaç değil halka hizmet aracı olarak gören bir parti olma iddiasındadır. Bu aslında diğer partiler için de göreceli olarak geçerli bir iddiadır. Hiç kimse sanat sanat içindir mantığıyla siyaset yapmaz, yapmaması gerekir. Ancak bugün geldiğimiz noktada başta Ak Parti olmak üzere diğer partiler de kendilerine bu açıdan baksalar, ideal ve davalarına ne kadar yabancılaştıklarını açıkça görebilirler.

Bugünlerde belediye başkanlarından başlayıp üst düzey bürokrasi ile devam edeceği söylenen hızlı değişiklikler eğer bu yabancılaşmaya karşı davaya, ideallere, popüler tabirle fabrika ayarlarına geri dönme amacı taşıyorsa ne ala. Yok, öyle değil de sırf seçim kazanmak içinse fazla bir anlam taşımaz. Çünkü bunca yıllık iktidardan sonra kazanılacak yeni bir seçim, 15 sıfır galip bir takımın attığı 16. gol olarak skor borda yazılacak, hiç kimsede hiç bir heyecan uyandırmayacağı gibi halka hizmet/hakka hizmettir anlayışına da bir katkısı olmayacaktır.

Yeni seçimleri kazanmak uğruna göze alınan riskler,  ancak ülkede adalet, barış, huzur ve insan haklarının daha ileriye taşınmasına hizmet ettiği takdirde bir değer ve anlam kazanacaktır. Umalım öyle olsun.

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

CHP Bursa’da Akkuş pimi çekti!

CHP Bursa’da aylardır devam eden iç savaşta oldukça ağır hasar alan İl Başkanı Hüseyin Akkuş, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir