Anasayfa / Yazarlar / Alinur Aktaş 37’ye de binsin…

Alinur Aktaş 37’ye de binsin…

Bugün yerel bir konuyu ele alacağım. Ve hatta kendi mahallemin bir sorununu dile getireceğim. Otobüste yaşanan bir tartışma esnasında tanımadığım bir vatandaşın, ‘Bunları da yaz hoca’ demesi üzerine havaya girdim ve yazmaya karar verdim.

Geçenlerde 350-400 bin takipçisi olan bir Bursa sayfasında Zafer Plaza, Tophane, ve Çatalfırın’ın kadrajda olduğu çok güzel bir Bursa fotoğrafı paylaşılmıştı. Fotoğrafta Şehreküstü’den başlayan üst geçitten gelen 37 numaralı otobüs de çıkmıştı. Fotoğrafın altı memnuniyetsiz, acımasız ergenler tarafından yorum bombardımanına tutulmuştu. ‘Geliyor gene tipini…’ ‘Fotoğrafta çok güzel durmasına bakmayın, içerde kesin kavga vardır’ ‘Beleşçi Morukların otobüsü’ gibi yorumlar… (Fotoğrafı bir daha bulamadım)

37 numaralı otobüs Temenyeri’nden kalkar, İpekçilik, Mollaarap, Namazgah, Setbaşı, Demirtaşpaşa, Şehreküstü, Heykel’den tekrar geldiği yere ring yapan bir midibüstür. İnsanlar genellikle şehre inişte değil de şehirden dönüşte bu otobüsü kullanırlar. Mesela biz otobüsü şehirden dönüşte bazen kullanıyoruz. Setbaşı’ndan yukarıya yokuş yürümek yerine, İpekçilik’ten aşağıya inmeyi tercih ediyoruz. Bu otobüse her iki istikamette binenlerin otobüste geçirdiği zaman en fazla 10-15 dakikadır. İlk duraktan, Şehreküstü’ne inişi 14 dakikadır. Oradan da yukarıya çıkışı da 16-17 dakikadır.

Otobüsü genelde öğrenciler ve yaşlı emekliler kullanır. Otobüs küçük olduğu ve ayakta çok az yolcu aldığı için günün yoğun saatlerinde Heykel ve Setbaşı duraklarından yolcu alamamaktadır. Bu da Mollaarap’a kadar süren tartışmalara, yer yer seslerin yükselmesine ve bazen gergin siyasi laf sokmalara kadar varıyor.

37 numarada teyzelerin yer verme tartışması diğer otobüslerdekilerden farklı bir hal alıyor. Yolcuların çoğunun 65 yaş üstü olmaları ‘ne işiniz var sokaklarda’ ‘beleş biniyorsunuz, sonra da yer istiyorsunuz’ gibi tartışmalar çok fazla uzamadan (çünkü süre kısa) ama her defasında ‘yaşlılara saygı kalmamış’ ile ‘Beleş olunca her gün dışarıdasınız, asıl öğrencilere/ gençlere beleş olmalı’ arasında dönüyor.

37’nin alternatifi olan 4/B ‘Çeyrek otobüsü’ (Bu tabiri şimdi uydurdum) de saatte bir geliyor. Yani 1 saatte mahallemize iki 37, bir 4/B gidiyor. Bir de M plakalı B-38 de var, ama o Devlet hastanesi, Maksem üzerinden çıktığı ve Maksem’den, İpekçiliğe gittiği için Ulucami, Heykel ve Setbaşı duraklarından binenler tarafından tercih edilmiyor. Normal zamanlarda yetiyor olsa da günün yoğun saatlerinde yetmiyor.

Demem o ki, bir zamanlar halkın, otobüse ‘Belediye’ dediğini düşünürsek, bir yolcunun ağzından duyduğum ‘Yukarı Yerliler’ ya da başka yolculardan duyduğum ’Beleş biniyorlar diye düzgün otobüs vermiyorlar’ diyen ‘mahalleli’ rahatsız. Demirkapı ve Uludağ yolu (4/İ ve 4/A) otobüslerinin de aynı tür midibüs olmaları ‘Yukarı yerlileri’ haklı kılıyor.

 

Naçizane önerim,

*Otobüslerin kalitesinin yükseltilmesi.

*Daha büyük otobüslerin devreye sokulması.
*4/B nin saatte bir değil, yarım saatte bir çalışması.
*Ya da yoğun saatlerde 37’nin 20 dakikada bir kalkması.

 

 

 

İlginizi Çekebilir

ABD PKK ile birlikte Afrin’de ezilecektir

Suriye’de iç savaşın başlamasından sonra aralarında ABD’nin de olduğu 72 ülkenin katılımı ile “Suriye’nin dostları” ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir