Aslında bu bir zihniyet…

Aslında bu, tarihin karanlıklarından gelen fosil bir zihniyet.  Hem de; tarihi, kültürel, yerel ve uluslararası mesnedleri ve aparatları olan bir zihniyet. Özellikle bizim tarihimiz ve medeniyetimiz açısından, küresel sömürü düzeninin, militanca mücessem halde görünür şeklidir. İnsanlığın ürettiği hasılanın %95’ini kontrol eden, dünya nüfusunun binde biri bile olmayan asalakların değirmenine su taşıyan sistemden bahsediyoruz.

Dünyayı dengeleyen bir güç olarak Osmanlının tarih sahnesinden çekilmesinden sonra, küresel güç dengelerinin sömürgecilerin eline geçmesiyle, insanlığın kaderi değişti. İş bununla da kalmadı; hem kendi toplumlarının hem de diğer dünya toplumlarının sosyolojik kodlarını alabildiğine ifsat ettiler.  Sonuçta; kan, gözyaşı, açlık, sefalet, sömürü, küresel sistemin koltuk değneği oldu, olmaya da devam ediyor.

Bu sisteme karşı çıkanlar, türlü yollarla tasfiye edildiler. Bu küresel sömürü düzenine en güçlü ve organize bir şekilde karşı çıkan lider, hiç kuşkusuz rahmetli Erbakan olmuştur. Bu yüzden verili bu sistemin yerli aparatları, 28 Şubat darbesiyle bu hareketin önünü kapatmaya çalıştılar. Çünkü Erbakan, yarım asırdan beri kurdukları tüm sömürü ağlarını deşifre etmeye başlamıştı. Daha da önemlisi, Anadolu insanı, bütün engellemelere rağmen, yeni bir geleceğin ışıklarını görmeye başlamıştı.

Şimdilerde; 28 Şubat söz konusu edildiği zaman, neredeyse Erbakan, sadece, sıradan bir figür seviyesine düşürmeye çalışanlar var. Böyle bir anlayışa sahip olanları adlandırmak için hangi kelimeyi seçerseniz seçin, yeterli olmayabilir. Oysa Erbakan, çeyrek asırlık mücadelesinde geldiği noktayı, tarihin tabii seyri içinde küçük bir olay olarak nitelemiş, yaptığı mücadelesiyle, 2000’li yılların Türkiye’sinin yapı taşlarını döşemiştir. Erbakan yahut kendi deyimiyle Milli Görüş hareketi, bütün meşruiyetini Anadolu insanından almış, ne Amerika, ne Batı ne da başka bir ülkeden. Kendi tarihi, inancı, temel hareket noktasını oluşturmuştur. Bu yüzdendir ki; Milli Görüş’ün içinden, bir FETÖ tipi yapılanma yerine, Erbakan’ın rahle-i tedrisinden geçmiş, Erdoğan gibi bir lider çıkmış, 28 Şubat’ın darbeci cuntacıları, kafasını Batıya ipotek etmiş politikacısı, kendi insanına zulmeden hukukçusu, kendi tarihine, inancına, ülkesine ve ülkesinin menfaatlerini beş kuruşa satacak kadar sahiplerinin sesi gazetecilere rağmen, ülkemiz küresel oyun kurucu olma yolunda ciddi bir noktaya gelmiştir.

Aslında 28 Şubat’ı, küresel sistemin harakiri yaptığı dönüm noktası olarak görmek gerekir. Niçin? Çünkü; küresel sömürü düzenine kafa tutabilecek, karşı koyabilecek tek bir ülke olduğumuz içindir. Birileri bu sözüme gülüp geçebilirler. Olsun. Ancak şunu unutmamak gerekir. Küresel sömürü düzenine karşı çıkmak, öncelikle zihinsel bir inkılaptır. İşte Milli Görüş Hareketi, bu zihinsel kodların yeniden inşası için organize bir mücadele zemini oluşturmuştur.

Ülkeyi, Batı değerlerine peşkeş çekerek, darbelerle, ekonomik operasyonlarla tarihe yürüyüşümüzü engellemeye, sömürgecilerin ayaklarının dibine atmaya çalıştılar. Bir nesli perişan ettiler. Erbakan’ı hükümetten düşürünce, Anadolu insanının belini kıracakları vehmine kapıldılar. Çünkü kökleri yoktu, Anadolu insanının nezdinde hiç bir meşruiyetleri kalmamıştı. 28 Şubatta tankları yürütünce, Anadolu insanı, ‘velâ havle’ çekti, biraz daha sabır dedi. Sonra 15 Temmuz geldi. Bu darbecilerin yeraltı besleme aparatları, bu sefer uçakları uçurmaya çalıştılar.

Ancak durum değişmişti. Zihin kodları olgunlaşmış, eylem zamanı gelmişti. Menderes’i yediniz sesimizi çıkaramadık. Özal’ı yediniz, farkına varamadık, Erbakan’ı yediniz, ülkemizin geleceği için sustuk. Ancak artık zamanı gelmişti. Olaya el koyacaktık.

Nitekim  15 Temmuz, bu zihniyete darbe vurmanın unutulmaz tarihi oldu. Şimdi artık, nöbeti çok sıkı tutma zamanı.

İlginizi Çekebilir

Bu topraklara hep yabancı kaldılar…

İsimleri ne olursa olsun, ama, kafalarıyla bu topraklara hep yabancı kaldılar. Müslümanın ekmeğini yediler ama ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir