Balıkta şarbon tehlikesi!

Deniz biyologları, veterinerler ve konuyu bilenler beni odunla kovalamaya başlamadan önce söyleyeyim; başlık tamamen hiciv amaçlıdır.

Şimdi konuya gelelim.

Sözcü gazetesi internet yayınında ortaya bir kılçık atmış. Haberin başlığı şöyle:

“Kırmızı etteki tehlike balıkta da var.”

Böylece balıkta da şarbon olduğu izlenimi yaratılmaya çalışılıyor. O minicik akıllarıyla halka korku salacaklar. Haberi okuyunca da maksat iyice anlaşılıyor. Birini bulup konuşturmuşlar. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu anlatmış! Şöyle diyor;

“Balık çok zengin bir protein kaynağı. Ancak balıkta ağır metaller var. Denize akan kanalizasyonlar nedeniyle balıklarda kinolon grubu antibiyotik çıkıyor. Okyanuslarda ortalama 150 milyon ton plastik var ve balıklarda da plastik çıkıyor. Çünkü balıklar denizde plastikleri yutuyor. Dolayısıyla balık büyüdükçe ağır metal (kurşun, cıva, alüminyum) yoğunlukları artıyor. Bu da etteki risk, palamutta da var anlamına geliyor.”

Global konuşmuş yani. Dünya çapında sık sık dikkat çekilen tehlikeleri anlatmış. Haberi hazırlayan ve konuşanlar öyle sinsice bir teknik kullanmışlar ki aklınız durur. Balıkta da oyun oynayıp insanların aklını karıştırmaya çalışıyorlar. Bütün çaba halkı ayaklandırmak.

Bu uzman ayrıca şunu da söylemiş:

“Büyük balık tüketmek istiyorsanız, en güvenli balıklar Kuzey denizlerinden gelen balıklardır. Yani soğuk deniz balıklarında metal yoğunluğu riski yok denecek kadar azdır. Norveç somonu gibi omega 3 bakımından da hayli zengin olan balıklar güvenle tüketilebilir.”

Devamını duysanız gidip çimenlikte otlarsınız. Bu hatuna göre ne tavuk ne peynir, her şey güvensiz…

Yani mis gibi kendi balığımız varken Norveç’ten veya bilmem nereden gelen donmuş balığı yiyecekmişiz!

Kemal de açıkça halkı ayaklanmaya çağırmıştı hatırlarsanız.

Yaydıkları yalan haberlerle halkı kışkırtıp sokağa dökmeye en azından huzursuzluk yaratmaya çalışıyorlar.

İşçi hakları ayağına yatıp Yeni havaalanını geciktirme çabaları gibi.

Orada terör örgütlerinin ajan provokatörleri cirit atıyor malumunuz…

Bunları yaparken de beyinleri sınırlı düşünme kapasitesine sahip olduğu için gülünç duruma düşüyorlar.

Ancak, ne pahasına olursa olsun vazgeçmiyorlar.

İlaveten bir de yeni parti meselesi çıkarttılar. En komiği de bu. Siyasette ‘Süleyman Demirel ruhunu’ canlandırma çabaları başlamış. Oturup masaya vuracaklar; “Ey ruh! Geldinse üç kere tıkla!”

Adalet Partisi ve Doğru Yol Parti’sinin eski milletvekilleri, bakanları, parti yöneticileri 20 Ekim’de Adana’da toplanıyor. ‘Demirel ruhunu’ yaşatacak parti kurma hazırlığı yapılıyormuş.

Böyle bir hıyanet görülmemiştir.

 

 

İlginizi Çekebilir

Kamu kendine çeki düzen versin

09.12.2018 Son yıllarda kamu kurumları ve bu kurumları yöneten kişiler gerçekten kantarın topuzunu kaçırmış durumda. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir