Bana felsefe yapma

Felsefenin / felsefi düşüncenin şehrin bağrından çıktığını, yani şehirli olduğunu / şehrin çocuğu olduğunu söylemekte bir beis olmasa gerek. Buradan yola çıkılarak bir şehir tanımı yapılacak olursa şayet, şehir için felsefi düşüncenin kendine bir yaşam alanı / bir ifade alanı bulduğu yerlerdir denilebilir pekâlâ. Çünkü şehirler, bir anlamda felsefenin doğup gelişmesine / şekillenmesine / serpilmesine zemin oluşturan mekânlardır aynı zamanda.

 

Medeniyetin / Medeniyetlerin doğup geliştiği yerler de şehirlerdir. Bu anlamda şehir olgusunun bizatihi bir felsefesi olduğu kadar, her şehrin de kendine özgü bir felsefesi vardır denilebilir. Ancak modern zamanlarla birlikte artık şehir yaşamının felsefi düşünceye zemin oluşturduğunu söylemek hayli zor, hatta neredeyse imkânsız hale geldi. Üzerinde yaşadığımız şehir için de bu böyledir. Felsefeye / felsefi düşünceye yakınlığını / yatkınlığını neredeyse tümüyle yitirmiş durumda.

 

Geleneksel şehir felsefesi ile modern şehir felsefesi birbirlerine hayli uzak yerlerde duruyor. Modern dünyada / modern zamanların şehirlerinde, felsefi düşüncenin gelişmesi pek de mümkün gözükmüyor. Bu durumda şehirlerin felsefe ile / felsefi düşünce ile yeniden buluşması / yeniden kucaklaşması gerekiyor. Şehirleri yönetenlerin de bu sayede farklı bakış açılarıyla / farklı anlama biçimleriyle tanışması mümkün olur.

 

Tekniğin / teknolojinin gelişmesine koşut,  şehirlerde düşünce ve felsefe geriledi. Zaten modern şehir birazda sanayinin / makinanın / teknolojinin şehri değil mi? Devletler modern zamanlarla birlikte teknolojiye / sanayiye yaptıkları yatırım kadar felsefeye yatırım yapmadı / yapmıyor. Keza tekniğe / teknolojiye verdiği değer kadar, düşünceye değer vermedi / vermiyor.  Bu sebeple olsa gerek şehirlerde artık felsefenin / düşüncenin salt akademik bir uğraş haline geldiği söylenebilir.

 

Etik / Sanat / Mimari / Planlama / Hukuk / Özgürlük / Değişim / Demokrasi / Yurttaşlık / İnsan Hakları / Çevre / Doğa. Bunların tümü doğrudan ya da dolaylı şehirle / şehir hayatı ile ilgili kavramlar. Aynı şekilde felsefeden de / felsefi düşünceden de yalıtılamayacak / soyutlanamayacak kavramlar.

 

Şehirlerde mimariden planlamaya, çevre sorunlarından şehirdeki politik yaşama, sanattan kent estetiğine, kent sakinlerinin dini yaşamından hukukla olan ilişkisine kadar ortaya çıkan hemen her mesele, aynı zamanda felsefenin de ilgi alanına giren meselelerdir.

 

İrili ufaklı birçok sorunla karşı karşıya olan şehirlerin felsefeye / felsefi düşünceye ihtiyacı olduğu söylenebilir. Ancak bu şehirlerin bütün problemlerine cevap verebilecek biricik disiplinin felsefe olduğu anlamına gelmez. Böylesi bir iddia kim tarafından yapılırsa yapılsın haddini de / maksadını da aşan bir iddiadır. Bu da böyle biline.

İlginizi Çekebilir

Hoşamedi ey liberalizm

İranlı şarkıcı Muhsin Namjoo’nun İstanbul’da açık hava tiyatrosunda 6 Ağustos 2018’de verdiği konser İran’da başlayan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir